23 Nisan…
Takvimde bir gün değil sadece.
Kalplerde büyüyen bir anlamdır.
Bir sabah düşün…
Yorgun ama umutlu bir milletin,
yeniden ayağa kalktığı bir sabah.
İşte o gün,
Türkiye Büyük Millet Meclisi kapılarını açtı.
Ama aslında açılan kapı;
umuttu, inançtı, gelecekti.
Ve o günün en güzel yanı şuydu:
Mustafa Kemal Atatürk,
bu anlamlı günü çocuklara armağan etti.
Çünkü o, en saf gerçeği biliyordu:
Bir ülkenin yarını, çocukların kalbinde büyür.
23 Nisan,
sadece bir bayram değildir.
Bir çocuğun gözlerindeki ışıktır.
Bir sınıfta yükselen neşedir.
Bir öğretmenin yüreğinde taşıdığı sorumluluktur.
Bayrakların dalgalandığı,
şarkıların söylendiği,
minik ellerin heyecanla alkış tuttuğu o anlarda
aslında bir şey olur…
Gelecek şekillenir.
Çünkü çocuk;
sadece bugünün değil, yarının da sesidir.
Onlara verilen her değer,
yarına bırakılan bir izdir.
Bir çocuğun özgüveni,
bir milletin gücüdür.
Bir çocuğun hayali,
bir ülkenin ufkudur.
23 Nisan bize şunu hatırlatır:
Büyüklük;
geçmişle gurur duymak kadar,
geleceğe umut olabilmektir.
Bugün görevimiz;
çocuklara sadece bir bayram yaşatmak değil,
onlara güvenli, sevgi dolu ve umutla dolu bir dünya sunabilmektir.
Çünkü en güçlü miras;
sevgiyle büyüyen,
özgürce düşünebilen,
iyilikten vazgeçmeyen çocuklardır.
Ve belki de bu yüzden 23 Nisan,
en çok kalbe dokunan bayramdır.
Çünkü bir millet,
en çok çocuklarının gülüşünde yeniden doğar.















