\n\n
Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Salı, Nisan 21, 2026
  • Giriş Yap
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Anasayfa Bilim & Teknoloji Bilim Felsefe / Mantık

Neden Hiç Durulmadık

Nezahat GÖÇMEN Yazar Nezahat GÖÇMEN
21 Nisan 2026
Felsefe / Mantık, Nezahat GÖÇMEN, Sosyoloji
0
Neden Hiç Durulmadık
400
Paylaşma
5k
Görüntülenme
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

NEDEN HİÇ DURULMADIK?

Felsefi Bir Deneme

İnsanlık tarihinde hiç huzurlu bir çağ oldu mu diye sordum kendime.

Ama asıl soru belki de şuydu: Neden hiç durulmadık?

Araştırdım. Araştırdıkça derine indim.

Tarihçiler bazı dönemleri görece sakin sayıyor.

Pax Romana— Akdeniz çevresinde yaklaşık iki yüz yıllık bir istikrar.

Pax Mongolica— İpek Yolu’nda ticaretin güvenle aktığı bir zaman.

Ama bu huzur hiçbir zaman kusursuz değildi.

Bir yerde düzen kurulurken, başka bir yerde baskı derinleşiyordu.

Yine de inkâr edilemez bir gerçek var: Bu dönemler, en azından bazı insanlar için, acının azaldığı zamanlardı.

Sonra aklım kuzeye kaydı.

İsveç, Norveç, Danimarka…

On yıllardır büyük savaş yok, büyük yıkım yok.

Neden?

Okuduklarım şunu söylüyordu:

Yoksulluk azaltılmış, eşitsizlik törpülenmiş.

Yasalar var — ve o yasalara gerçekten uyuluyor.

İnsanlar eğitime, sağlığa, güvenceye ulaşabiliyor.

Yani evet — huzurun bir zemini kurulabiliyor.

Adalet arttıkça, kavga azalıyor.

Ama tam burada başka bir gerçek kapıyı çalıyor:

En müreffeh toplumlarda bile derin bir yalnızlık var.

İstatistikler, en yüksek intihar oranlarının çoğu zaman en gelişmiş ülkelerde görüldüğünü fısıldıyor.

Dışarıdan bakınca düzen.

İçeriden bakınca insan.

Etrafıma bakıyorum.

Dünyaya bakıyorum.

Herkes bir koşuşturma içinde.

Herkes haklı.

Herkes yorgun.

Sanki görünmez bir fırtına var

ve biz, kendi küçük gemilerimizde,

önce kendimizi, sonra sevdiklerimizi kurtarmaya çalışıyoruz.

Eskiden fırtına uzaktaydı.

Şimdi avucumuzun içinde.

Tarihte en ağır zamanlar hangileriydi diye baktım.

20. yüzyıl dünya savaşları — tek bir yüzyılda yüz milyonun üzerinde ölüm.

Moğol istilaları — şehirler silindi, nüfuslar yok oldu.

Kara Veba — Avrupa’nın neredeyse yarısı kayboldu.

Ama belki de mesele sadece sayı değil.

Belki de en bunaltıcı zaman, her şeyi aynı anda gördüğümüz zamandır.

Çünkü artık hiçbir acı uzakta değil.

Hepsi cebimizde.

Hepsi gözümüzün önünde.

Ve sonra en başa döndüm.

Habil ile Kabil.

Ortada ne para vardı,

ne sınırlar,

ne imparatorluklar.

Ama bir şey vardı:

Kabul edilme isteği.

Değer görme arzusu.

Ve o arzunun yarattığı kırılma.

Bir bakıştaki fark,

bir iç sarsıntıya dönüştü

ve o sarsıntı, tarihin ilk kanını akıttı.

İşte o zaman anladım:

İnsanlık hiç durulmadı,

çünkü değişen hep dış dünya oldu.

Reçeteler vardır; işe yarar, acıyı azaltır.

Ama kökü tamamen sökemez.

Çünkü sorun hiçbir zaman sadece dışarıda olmadı.

Hep içerideydi — en başından beri.

Aradan binlerce yıl geçti.

İmparatorluklar kuruldu, yıkıldı.

Şehirler büyüdü, hayat hızlandı, ekranlar aramıza girdi.

Ama o ilk duygu hâlâ burada.

Bazen bir köyde dedikodu olarak çıkar karşımıza,

bazen bir şehirde rekabet olarak,

bazen de bir ekranın içinde, tek bir cümlede.

Kılık değiştirir, ama özü değişmez.

Tıpkı bir yumurta gibi;

kabuk kırılır, şekil bozulur,

ama iç aynı kalır.

Tıpkı bir okul bahçesinde duyulan kahkaha gibi;

yıllar geçer, yüzler değişir,

ama o sesin özü tanıdıktır.

Belki de huzurlu bir çağ hiç olmadı.

Ama huzura yaklaşan zamanlar oldu.

Ve belki de gerçek şu:

Çağlar değişti, insan değişmedi.

Tarih ilerledi, ama içimiz aynı yerde kaldı.

Zaman yürüdü — kalp ise yerinden hiç kıpırdamadı.

Nezahat Göçmen, 2026

Paylaş
Etiketler: #İntiharOranları#Moğolİstilasıçağsavaşlartarihçiler
Önceki Yazı

Avşar’ın Hafızasında Yaşayan Bir İsim: Hacı Hamdi & Hacı Hürü GÖNÜL

Sonraki Yazı

Adaletin Yüreği: Karanlık Dosyalara Işık Tutan Cesaret

Nezahat GÖÇMEN

Nezahat GÖÇMEN

İlişkili Yazılar

Biz Neyi Kaybettik?
Aktüel

Adaletin Yüreği: Karanlık Dosyalara Işık Tutan Cesaret

21 Nisan 2026
5k
Gençlik
Genel Eğitim

A’dan Z’ye

20 Nisan 2026
5k
Eğitime Öğretmene Uzanan Eller Kırılsın!
Ahmet SARGIN

Eğitime Öğretmene Uzanan Eller Kırılsın!

20 Nisan 2026
5k
Çocuklar Ölmesin Evet Ama Öldürmesin de
Aktüel

Çocuklar Ölmesin Evet Ama Öldürmesin de

20 Nisan 2026
5k
Sonraki Yazı
Biz Neyi Kaybettik?

Adaletin Yüreği: Karanlık Dosyalara Işık Tutan Cesaret

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Köşe Yazarları

Türkiye Deprem Haritası

 

Ayın Sözü

Lütfen Duyarlı Olalım!

de, da vb. bağlaçlar ayrı yazılır.

Cümle bitişinde noktalama yapılır. Boşluk bırakılır, yeni cümleye büyük harfle başlanır.

Dilimiz kadar, edebiyatımıza da özen gösterelim.

Arşiv

Sosyal Medya’da Biz

  • Facebook
  • İnstagram
  • Twitter

Entelektüel Künyemiz!

Online Bilgi İletişim, Sanat ve Medya Hizmetleri, (ICAM | Information, Communication, Art and Media Network) Bilgiağı Yayın Grubu bileşeni YAZAR PORTAL, her gün yenilenen güncel yayınıyla birbirinden değerli köşe yazarlarının özgün makalelerini Türk ve dünya kültür mirasına sunmaktan gurur duyar.

Yazar Portal, günlük, çevrimiçi (interaktif) Köşe Yazarı Gazetesi, basın meslek ilkelerini ve genel yayın etik ilkelerini kabul eder.

Yayın Kurulu

Kent Akademisi Dergisi

Kent Akademisi | Kent Kültürü ve Yönetimi Dergisi
Urban Academy | Journal of Urban Culture and Management

Ayın Kitabı

Yazarımız, Sedayi ALTUN’dan,

“Bir Eğitim Yolcusu” adlı güzel bir eser. Yazarımızın eseri, yine bir yazarımız ve Karadeniz Şairler ve Yazarlar Derneği yönetim kurulu üyemizin sahibi olduğu Ateş Yayınlarından çıkmıştır. Kendilerini kutluyoruz.

Gazetemiz TİGAD Üyesidir

YAZAR PORTAL

JENAS

Journal of Environmental and Natural Search

Yayın Referans Lisansı

Creative Commons License
This work is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.

Bilim & Teknoloji

Eğitim & Kültür

Genel Eğitim

Kişisel Gelişim

Çocuk Gelişimi

Anı & Günce

Spor

Kitap İncelemesi

Film & Sinema Eleştirisi

Gezi Yazısı

Öykü Tefrikaları

Roman Tefrikaları

Röportaj

Medya

Edebiyat & Sanat

Sağlık & Beslenme

Ekonomi & Finans

Siyaset & Politika

Genç Kalemler

Magazin

Şiir

Künye

Köşe Yazarları

Yazar Müracatı

Yazar Girişi

Yazar Olma Dilekçesi

Yayın İlkeleri

Yayın Grubumuz

Misyon

Logo

Reklam Tarifesi

Gizlilik Politikası

İletişim

E-Posta

Üye Ol

BİLGİ, İLETİŞİM, SANAT ve MEDYA HİZMETLERİ YAYIN GRUBU

 INFORMATION, COMMUNICATION, ART and MEDIA PUBLISHING GROUP

© ICAM Publishing

Gazetemiz www.yazarportal.com, (Yazarportal) basın meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir.
Yazıların tüm hukuksal hakları yazarlarına aittir. Yazarlarımızın izni olmaksızın, yazılar, hiç bir yerde kaynak gösterilmeksizin kısmen veya tamamen alıntı yapılamaz.

Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta

© 2008 - 2021 Yazar Portal | Türkiye Interaktif Köşe Yazarı Gazetesi

Yeniden Hoşgeldin

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Şifrenimi unuttun?

Parolanızı alın

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap