Baba, gazetenin başlıklarını dahi okuyamamaya başlamıştı. Derdini kime rastlarsa anlatıyordu. Komşusu, hafta günü doktor gelip sergi açıyor ve gözlük satıyor, oradan güzel bir şey alırsın. Hafta günü doktorun sergi olayı, babanın aklına yatmıştı.
Baba, gözlüğe para vermek istemezdi. Fakat başlıkları, çocuklar okusalardı. Gözlüğü çıkar ve tak uğraşmazdım, ihtiyaç da duymazdım. Bağda bahçede, gözümde dal vurur kırılır, derdi.
Baba, hafta günü, çarşıya gözlük için gidiyorum, dedi.
Sabah erkenden, pazara gitti. Pazarda doktor gözlük için sergiyi açmamıştı. Baba dolaşmaya başladı. Doktora kızdı. Zamanında niçin açmıyorsun, seni mi bekleyeceğiz, köyde işlerimiz bekliyor, diye dert yandı.
Pazarı belki onuncu dönüşünde, doktor gözlükleri tahtanın üzerine sıralamaya başladı. Baba hemen yanına gitmedi. Hepsini çıkartsın, belki iyileri geridedir, dedi.
Baba, doktorun yanına vardı. Niçin geç kaldığını sordu. Doktor yola taş düştü, dedi. Baba doktor bana iyi bir gözlük vereceksin, dedi. Doktor, uzağı mı göremiyorsun? Diye sordu. Gazete başlıklarını okuyamıyorum, çocuklar da okumuyorlar, dedi.
Yakındaki yazılar sis içerisinde kalıyor. Uzakla bağıntım şimdilik iyi.
Doktor, tahta üzerinde altın renginde, bir gözlüğü, babanın gözüne takıyor ve gazeteyi önüne koyuyor. Nasıl okuyabiliyor musun? Diye soruyor. Baba ne kadar güzel gördüğünü söylüyor. Doktor bir de siyah gölük veriyor ve deneyelim, diyor.
Baba çok iyi göremedim, ağır burnumu kırar, zaten siyahı da istemem, dedi.
Baba fiyatını sordu, iyisi olduğunu söyledin, bozulursa geri getiririm, dedi. Doktor istediğin gibi getirirsin ve değiştiririm, dedi. Baba doktorun söylediklerine tav oldu. Parasını çok söyleme, dedi. Baba sevindi, artık görebiliyorum, dedi.
Akşam okuldan gelen büyük oğluna, bunlar nasıl cam ki gözümüzün görmediğini görüyor, dedi. Büyük oğlu, bunlar cam değil, mercektir. Mercek ise senin görmeni sağlıyor. Anne de gözlükleri gözüne taktı ve çok net görüyorum, dedi. Haftaya da bana bir gözlük alalım, dedi.
Baba komşusuna dünyayı görüyorum. Küçük yazıları bile okuyabiliyorum, dedi. Çok memnun olduğunu söyledi.
Baba, kulaklarım iyi duymuyor diyen komşusuna, hararetli bir şekilde gözlük kullanmalısın, dedi. Komşu gözlüğüne baktı ve geçende yolun kenarında bulduğum, gözlük ile daha iyi görüyorum, dedi.
Baba çocuklarına, gazete başlığına bakıp ne yazıyor diye sormuyordu.
Hasan TANRIVERDİ






















