Hayal kurmaya bayılırdım. Macera kitaplarını okur ve dalıp giderdim. Küçük denizler dar geliyor, okyanusa açılıyordum. Okyanus adalarında insanlık değerlerini arıyordum. İnsanları mutlu görmek istiyor ve kötülüklerin kaybolmasını düşünürdüm. Özellikle savaşları insanların yaşadığı en büyük kötülük olarak kabul ediyor ve ufkun ötesine geçmek isterdim.
Yardım bekleyenlere, derman olmanın özlemini duyuyor ve çaresizlere üzülüyordum. Bunlara neden olan, diktatörlerin de yok olup gitmesini arıyordum.
Hayallerin gençlik yanılgısı olduğunun farkına varıyor ve hayat mücadelesine başlıyorsun. Yıllar içerisinde hayata ait olayların çıkmaza gittiğini öğreniyor ve mutluluğu arıyorsun.
Hayat, çeşitli yönlerden deniyor ve heveslerini görmezden geliyor. Boşuna uğraştığın ortaya çıkıyor. Sığınağın kapısını aralayıp içeriye giremiyorsun. İçeriye girmen doğanın kuralları ve ana babanın isteklerine katılmaktan geçiyor. Doğanın mantığına uymak zorunda kalıyorsun. Yoksa dışlanıyor gibi bir duruma düşüyorsun.
Doğal sevgi ve sevinçleri tatmak istiyorsan, bunları küçüklere ve hayvanlara da hissettirmelisin. Çevreye karşı yüreğinde yalnızlık duygusu doğmamalıdır. İçini bu duygu kemirmemelidir. Bir zaman gelip de böyle bir duyguyu unutamazsın. Bu tür duygularını büyüğün fark eder de sana hissettirirse üzülürsün.
Belirli bir yaşa kadar sığınağın kapısı, sana adeta işkenceye ilk adım gibi gelir. Davranışın silikleşirken, kişiliksiz bir anlam kazanırsın. Uyuşuk ve dalgın biri olup çıkar ve baskılara boyun eğmek zorunda kalırsın.
Bedenen ve ruhen olgunluğa doğru atılan sevgi adımların, gelişimin olacaktır. Bu konuda baskıcı büyükler çocuğun şahsiyetini büyüme yerine küçültürler. Bu çocukların yavruları da kendine benzeyecektir. Demek ki soya çekim bir şekilde devam edecektir. İşte hatalara düşmemek için, yetişene her zaman doğruyu anlatmalı ve yoluna takoz olmamalıdır.
Sığınağın psikolojisini öğrenmeli ve hareketini kontrolünü sağlamalısın. Böylece normal şartlarda yaşantının gereğini yaparsın.
Bu konular aile içi eğitimin, ne kadar önemli olduğunu göstermektedir.
Hasan TANRIVERDİ




















