NE GÜZEL
Çoban kavalında, âşık sazında
Türkülerde yâri anmak ne güzel
Tele değen nağmelerde ah ile
Alev alev aşkla yanmak ne güzel
Gönül kalasında, yollar gözleyip
Can özünde yanıp, candan özleyip
Kavli karar ile, kalbi sözleyip
Bağra muhabbeti, banmak ne güzel
Kendin okumaktır, en büyük murat
Okursan kendini, geçilir sırat
Şahlanır altında, bir yağız kır at
Nefsi ummanında, yenmek ne güzel
Ağustosta harla, vururken güneş
Bulutlar güneşe, olur iken eş
Gönüllere sevda, verirken ateş
Ateşler içinde, donmak ne güzel
Bir beyaz kartalın, kanatlarında
Kalmadan zulmetin, üç boy dârında
Yakın zamanlarda, belki yarında
Yaraları gülle onmak ne güzel
Değerken ayaklar, yürek şehrine
Şebnemler düşerken, sevda nehrine
Vuslat yakışırken, vaktin behrine
Yâr gönlüne kuşça konmak ne güzel
Esip poyrazlarca, önce coşup da
Deli taylar gibi, yolda koşup da
Nice engelleri, bir bir aşıp da
Visâl bulup aşkta dinmek ne güzel
Celalettin Kurt























