“Bilet kalmadı,” sözü kulağında çınladı, üzüldü ve soluk almada zorlandı. İlk defa, kız arkadaşıyla, yeni oyun için gelmişti.
Tiyatro binası, çok güzeldi. Öğrenci için ücretler yüksek olduğu halde, biletler satılmıştı.
Caddeye çıkıp pastaneye girdiler ve çaylarını içtiler. Oradan kitapçıya vardılar. Oyunun kitabı da kalmamıştı. Yurt için durağa gitmek istediler. Otobüse de bilet kalmasa diye güldüler. Yurt yerine botanik bahçesine yöneldiler.
Bahçeye gelecek olan arkadaşlarını görmek istediler. Biraz ileride kalabalık öğrenci gurubu kütüphane için kuyruktaydı. Ani bir kararla onlar da sıraya girdiler. Sevdiği yazarlara ait kitapları eline aldılar.
Kütüphaneden çıkıp bir şeyler yemek istediler. Simitle bahçeye varmayı uygun buldular. Arkadaşlarının görüşlerine ihtiyacı vardı. Özellikle şair arkadaşı gelmiş olsa kendini çok şanslı sayacaktı.
Şair arkadaşının şiirleri duygu yüklüydü. Şiirleri değişik dergilerde yayınlanıyordu. Sade bir yazı dili vardı. Arada küçük hikâyeleri de dergide yer buluyordu.
Botanik bahçesine varmadan, kız arkadaşı yurt için ayrıldı. Kimseyi göremeyince morali bozuldu. Enerjimi kaybettim, dedi. Bahçeyi gezmek istedi. Yanda arkadaşlarına rastladı ve sevindi. Arkadaşlarıyla sohbet tarzı söylem neşeliydi. Genelde okul ve sınavlar konu oldu.
Çiçeklerin güzelliklerine hayran kaldı. Arkadaşı giderken birer tane alalım dedi. Hepsi almadan yanaydılar. Sınavlar için kitap almak gerekirdi. Onun için sahaflara gidelim, dediler. Birlikte kitapçıya gittiler. Kitapçıda kitaplar pahalıydı. Biraz indirim yaptı ve isteyen aldı.
Farklı kitaplar ellerine geçti ve okur değişiriz, dediler. Kitapçıdan çıkıp yurt için durağa gittiler. Durak kalabalıktı. Çünkü akşam herkes evine gitmek istiyordu. Yurtta akşam yemeği için saat gelmişti. Çalışmaya başlamadan önce yemek işini halletmek istediler.
Yemekte bugün ki tiyatroyu konuştular. Oyun çok güzeldi. Haftaya öğrenci saatinde gidelim dediler.
Arkadaşlarına kitap okumalarını söyledi. Kitap okumak başarıyı getirir, dedi. Aldıkları kitapları üç gün içerisinde bitirmeleri halinde onlara bir kitap hediye edecekti.
Yemeğe indiler, yemek her zamanki gibi sevilen değildi. Buna rağmen karınları açtı. O halde yemek zorundaydılar.
Kitapları okusanız, emeğim boşuna gitmemiş olacaktır, dedi.























