Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Cuma, Ocak 30, 2026
  • Giriş Yap
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Anasayfa Yazarlar Hüseyin ERKAN

Cambaza Bak, Cambaza!

Hüseyin ERKAN Yazar Hüseyin ERKAN
12 Ocak 2025
Hüseyin ERKAN, Öykü Tefrikaları
0
Cambaza Bak, Cambaza!
401
Paylaşma
5k
Görüntülenme
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

1/2

Memleketimden İnsan Manzaraları 503

CAMBAZA BAK, CAMBAZA!

İki haftadır sözünü ettiğim Nallıhanlı köylü çocuğu Hasanoğlan mezunu yazar Bahattin Gemici’yi az da olsa tanıyorsunuz artık. Bu yazarımız üç aşağı beş yukarı sanki benim çocukluğumu, belki sizin de çocukluğunuzu anlatıyor; yeni yayımlanan Hasanoğlan Ateşi adlı eserinde. İşte bir örnek:

“Evimizde masa olmadığı için yerde, çul bezinin üstünde ders çalışırdım. Babam anneme bir çul bezi tezgâhı yapmıştı. Annem eski bezleri, gömlekleri keser; onlardan çul bezi dokur; bunları satarak evin ihtiyacını karşılardı. Bütün bu çabalara rağmen evde gazyağının olmadığı günler de olurdu.

Bir akşamüstü evimizin balkonunda kitap okurken tarlalarından öküz arabalarıyla dönen çiftçiler beni görmüşler. Babama, “Okuyacak çocuk nasıl da belli oluyor” demişler.

Annem bana, “Oğlum, bizim hâlimizi görüyorsun. İster oku, ister okuma!” derdi. Okumaktan, öğrenmekten başka çarem yoktu. Okuyup öğretmen olmak istiyordum. Kendimi ve ailemi bu yoksulluktan kurtaracaktım.” (Sa. 22)

Yalnızca bu kadar değil. Bir başka sayfaya göz atalım şimdi de:

“1960’lı yıllarda Nallıhan Sakarya İlkokulunda öğrenciydim. Siyah önlük giyip beyaz yaka taktığımız, ayağımızda kara lastiklerle yürüdüğümüz, gaz lambası ışığında aydınlanıp ders çalıştığımız yıllardı. Büyük kardeşlerim eskiyen gömleklerini, pantolonlarını bana verirlerdi. Yamalı da olsa temiz giyinirdim.

Birinci sınıfta kalıp okumayı bile sökememiştim. Yeni öğretmenim Hasanoğlan Köy Enstitüsünün ilk mezunlarından olan Emin Güney’di. Onun öğrencisi olmak benim en büyük şansımdı. Öğretmenim bendeki cevheri görmüş, sürekli teşvik etmişti. Eğitim sevgiyle başlardı. Kısa zamanda sınıfın en çalışkan öğrencileri arasına girmiştim. Öğretmenle aramızda güçlü bir bağ vardı. Müfettişler dersimize geldiğinde onun yüzünü kara çıkarmazdım.

Öğretmen çarşıda beni ne zaman görse mutlaka yanına çağırır, zorla cebime 25 kuruş koyardı. Az para değildi bu. İki simit alınırdı en azından ya da doyuracak kadar bisküvi, leblebi… Babamın düzenli bir geliri olmadığından bu para çok hora geçerdi. (Sa. 28)

Köyde yaşayanlar kasaba ve kenti özler; kasaba ve kentlerde yaşayanlar da köyü… Böyle kurulmuş dünya. Kim ne yoksa onu arar hep. Olmayan özlenir. Çocukluğu Nallıhan’da geçen Bahattin Gemici de köy yaşamına bayılanlardan. Dördüncü sınıftayken, “Yaz gelse de yine köye gitsem!” der durur. Doğum yeri Epçeler köylülerinin nerdeyse hepsi akrabasıdır. O daha çok Durmuş Dayı ile Nuriye Hala’sında kalır. Onların kızları Fadime, Safiye ve Asiye ile birlikte hayvan otlatmak, bahçe sulamak, bostan çapalamak, kiraz toplamak, acıkınca bohçaları açıp ne varsa birlikte yemek, akşam olunca toplanan meyve ve sebzeleri eşeğe yükleyip eve götürmenin güzelliği nerde vardır!

Hele hele her gün başka bir tarlada arpa ve buğdayları orak ve tırpanla biçmenin zevkine doyamaz. Yere dökülen başakları bir kalburda toplamak onun görevidir. Akşama doğru kesilen desteleri kağnıya yükleyip dağlar, tepeler aşarak harman yerine ulaşırlar. Köy yakınındaki harman yerine gelen desteleri dayı, amca ve enişteler harmanın ortasına yayar. Sonra iki öküzün çektiği düvenle sapların sürülmesine gelir sıra. Dört gözle bekler bu ânı gemici. Çünkü dayı ve amcalar bir süre sonra düveni ona bırakırlar. Ne büyük zevktir; düvenle birlikte dönüp durmak!

İyice sürüldükten sonra harmanı savurup tane ve samanı ayırmalıdır artık. Rüzgâr gerekir ama bu işi  yapmak için.

2/2

Çoğu zaman hafif bir yel bile yeter de artar. Büyükler alıp ellerine yabayı, incelmiş sapları

doldurarak fırlatırlar havaya. Tahıl samandan ağır olduğu için dik olarak düşerken, hafif olan saman

rüzgârın etkisiyle sağa sola savrulur. Çiftçi elde ettiği ürünün üçte birini satar; üçte birini un ve bulgur yapımına, kalan üçte birini de tohum için ayırır.

Bir gün tarlada çalışılırken vakit öğleye yaklaşır. Dayısı yemek hazırlığı için ateş yakmasını ister yeğeninden. Gemici topladığı çalı çırpıyı yakmak için yarım kutu kibrit harcarsa da başarılı olamaz. Durumu fark eden dayı koşarak gelir. “Ne yaptın sen yeğenim? Bütün kibritleri ziyan etmişsin. Köylük yerde kibrit çok değerlidir. Her şeyi idareli kullanmalıyız. Köyde bakkal yok. Ayda yılda bir ineriz kasabaya biz. Tutumlu ol!” diye uyarıp güzel bir ders verir ona.

Aynen benim gibi Gemici de çocukluğunda muz ve çikolata yememiş hiç. Eline az bir para geçince ucuz olduğu için leblebi ve bisküvi alırmış bakkaldan. Ve ilkokul döneminde diş fırçası ve diş macunu da olmamış hiç. Hangimizin oldu ki!..

Ezberlediklerimizi hemen unuturuz da yaparak, yaşayarak, deneyerek öğrendiklerimizi kolay kolay unutamayız. İşte bir örnek daha:

Gemici bir akşam yoldan geçmekte olan küçük bir köpeği “Hoşt!” diye azarlar. Sen misin beni azarlayan diyen köpek dönüp saldırarak onu ısırmasın mı? Köpeğin kuduz olabileceğinden korkan aile ilk kez hastaneye götürür onu. Üç hafta boyunca kuduz aşısı yapılır. “Köpeği severim ama tanımadığım hiçbir köpeğe asla hoşt demem.” der ki haksız mı?

Siz siz olun, yalnızca tanımadığınız köpekleri değil, iki ayaklı yaratıkları da azarlamaya kalkmayın sakın!

Onların bıçak ve tabancaları da vardır ceplerinde. Yaralamakla yetinmeyip vurup öldürürler de.

1960’lıyılların ilk yarısının güzel bir özetini de şöyle yapmış yazarımız:

“Sokaklar huzur içindeydi; kimse kimseye kötü gözle bakmazdı. Gece geç vakitlere kadar saklambaç oynardık. Çocuk cıvıltılarının yanı sıra evlerden bağrış çağrışlar yükselirdi. Yokluk, yoksulluk insanları bağırtırdı. Kimsenin arabası, televizyonu, koltuk takımı yoktu; kimse kimseyi kıskanmazdı. Evlerdeki sandalye bile lüks sayılırdı. Divanlarda oturur, yer sofralarında minderlere kurularak yemek yer, ortaya konan tabağa ya da tencereye kaşık sallardık. “

Nallıhan’da öyleydi de Akseki’nin Gödene köyünde farklı mıydı sanki?

Yine düşündürücü bir anı ile bitirelim; bu söyleşimizi. Bilirsiniz; kasaba ve kentlerde genellikle sonbahar aylarında üç gün süren panayırlar düzenlenirdi. Bakınız, yazarımız Hasanoğlan Ateşi adlı kitabındaki “Panayır” başlıklı bölümü nasıl sonlandırıyor:

“Boncuk lakaplı bir cambaz,(*) önce uzun tahta bacakları üstünde çarşıyı dolaşır, ardından elinde denge sağlamaya yarayan uzun ve ağır bir sırıkla direkler arasına gerilen ipin üstüne çıkardı. Üzerinde yürürken, “Oy dangala dangala/ Kömür de koydum mangala/ Ayşe de Fatma dostum var/ Çalkala Boncuk çalkala” şarkısını söyler; bu arda hepimizin yüreği ağzımıza gelirdi. Millet ağzını açıp cambaza bakarken, dışarıdan gelen yankesiciler çok kişinin cüzdanını, parasını yürütürdü.”

Ve bu bölümün son cümlesi de şöyle:

“Bugün de. ‘Cambaza bak, cambaza!..” denilerek insanlarımız soyulmuyor mu?”

Evet, çok haklı yazarımız. Gerçekten bugün de en çok rağbette olan soygun yöntemidir bu.

 

————————————————————————————-

(*) Cambaz sözcüğü Farsça… Can ve baz sözlerinin birleşmesi… ‘Canıyla oynayan’ anlamında… Ancak Türkçe Sözlük, halkımızın söyleyişini esas alıp cambaz yazılışını benimsemiş. (H:E)

 

Hüseyin ERKAN

0535 371 74 83

huseyinerkan@dilemyayinevi.com.tr

Paylaş
Etiketler: beyaz yakacambazçul bezipanayırsiyah önlük
Önceki Yazı

Yalnızlığımla Birlikte Yazıyorum

Sonraki Yazı

Okulun Pansiyonu

Hüseyin ERKAN

Hüseyin ERKAN

İlişkili Yazılar

Göz Gördü Gönül Katlanmadı
Hasan TANRIVERDİ

Şakacı Adam

30 Ocak 2026
5k
At Kestanesi
Hasan TANRIVERDİ

At Kestanesi

28 Ocak 2026
5k
Deniz Dalgalı
Doğa-Çevre

Deniz Dalgalı

27 Ocak 2026
5k
Biz Ne Güne Duruyoruz Burada
Hüseyin ERKAN

Halkımız İçin Toprağa Düşenlerimiz

27 Ocak 2026
5k
Sonraki Yazı
Okulun Pansiyonu

Okulun Pansiyonu

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Trendler
  • Yorumlar
  • En son
Aşık Veysel ve Kara Toprak Türküsü Hikayesi

Aşık Veysel ve Kara Toprak Türküsü Hikayesi

22 Mart 2019
Ayak Tabanına Veya Göğüse Vicks Sürmenin Faydası Yok

Ayak Tabanına Veya Göğüse Vicks Sürmenin Faydası Yok

24 Ocak 2016

Yok Saymak

28 Mart 2020

Yıldızname Baktırmak Günah mı…Günah…

09 Haziran 2022

Keltepen’in Taşları /Şu Akkuşun Gürgenleri

18 Nisan 2020

Düz Dara Yâr Düz Dara

23 Mayıs 2020

Tüketicilerin Süt Tozu Dilekçeleri!

97

Fethullah Gülen’e 19 Soru

72

Ayasofya Açılsın Zincirler Kırılsın

70

İslâm Dışı Bir Uygulama: Çocuk Sünneti…

45

Gıda Mühendislerinin Petek Ataman’a Çağrısı

40

Şarkı Sözü Alan Var mı?

39
Suskun Ve Sessiz

Kürsüde Az Ses, Çok Mana

30 Ocak 2026
Toplumsal Cinsel Problem

Toplumsal Cinsel Problem

30 Ocak 2026
Vatandaşın Alım Gücü Azaldı

Türkiye Yüzyılı

30 Ocak 2026
Ailenin Dönüşümü

Ailenin Dönüşümü

30 Ocak 2026
Gece Aforizmaları (l)

İstanbul Üçlemesi Dolmabahçe Sarayında

30 Ocak 2026
Gurbete Arzuhâl

Gurbete Arzuhâl

30 Ocak 2026

Köşe Yazarları

Türkiye Deprem Haritası

 

Ayın Sözü

Lütfen Duyarlı Olalım!

de, da vb. bağlaçlar ayrı yazılır.

Cümle bitişinde noktalama yapılır. Boşluk bırakılır, yeni cümleye büyük harfle başlanır.

Dilimiz kadar, edebiyatımıza da özen gösterelim.

Arşiv

Sosyal Medya’da Biz

  • Facebook
  • İnstagram
  • Twitter

Entelektüel Künyemiz!

Online Bilgi İletişim, Sanat ve Medya Hizmetleri, (ICAM | Information, Communication, Art and Media Network) Bilgiağı Yayın Grubu bileşeni YAZAR PORTAL, her gün yenilenen güncel yayınıyla birbirinden değerli köşe yazarlarının özgün makalelerini Türk ve dünya kültür mirasına sunmaktan gurur duyar.

Yazar Portal, günlük, çevrimiçi (interaktif) Köşe Yazarı Gazetesi, basın meslek ilkelerini ve genel yayın etik ilkelerini kabul eder.

Yayın Kurulu

Kent Akademisi Dergisi

Kent Akademisi | Kent Kültürü ve Yönetimi Dergisi
Urban Academy | Journal of Urban Culture and Management

Ayın Kitabı

Yazarımız, Sedayi ALTUN’dan,

“Bir Eğitim Yolcusu” adlı güzel bir eser. Yazarımızın eseri, yine bir yazarımız ve Karadeniz Şairler ve Yazarlar Derneği yönetim kurulu üyemizin sahibi olduğu Ateş Yayınlarından çıkmıştır. Kendilerini kutluyoruz.

Gazetemiz TİGAD Üyesidir

YAZAR PORTAL

JENAS

Journal of Environmental and Natural Search

Yayın Referans Lisansı

Creative Commons License
This work is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.

Bilim & Teknoloji

Eğitim & Kültür

Genel Eğitim

Kişisel Gelişim

Çocuk Gelişimi

Anı & Günce

Spor

Kitap İncelemesi

Film & Sinema Eleştirisi

Gezi Yazısı

Öykü Tefrikaları

Roman Tefrikaları

Röportaj

Medya

Edebiyat & Sanat

Sağlık & Beslenme

Ekonomi & Finans

Siyaset & Politika

Genç Kalemler

Magazin

Şiir

Künye

Köşe Yazarları

Yazar Müracatı

Yazar Girişi

Yazar Olma Dilekçesi

Yayın İlkeleri

Yayın Grubumuz

Misyon

Logo

Reklam Tarifesi

Gizlilik Politikası

İletişim

E-Posta

Üye Ol

BİLGİ, İLETİŞİM, SANAT ve MEDYA HİZMETLERİ YAYIN GRUBU

 INFORMATION, COMMUNICATION, ART and MEDIA PUBLISHING GROUP

© ICAM Publishing

Gazetemiz www.yazarportal.com, (Yazarportal) basın meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir.
Yazıların tüm hukuksal hakları yazarlarına aittir. Yazarlarımızın izni olmaksızın, yazılar, hiç bir yerde kaynak gösterilmeksizin kısmen veya tamamen alıntı yapılamaz.

Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta

© 2008 - 2021 Yazar Portal | Türkiye Interaktif Köşe Yazarı Gazetesi

Yeniden Hoşgeldin

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Şifrenimi unuttun?

Parolanızı alın

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap