Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Pazartesi, Şubat 2, 2026
  • Giriş Yap
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Anasayfa Edebiyat & Sanat Anı / Günce

Zulme Karşı Direnmenin Öğretmeni İbrahim Kaypakkaya

Hüseyin ERKAN Yazar Hüseyin ERKAN
02 Şubat 2026
Anı / Günce, Hüseyin ERKAN, Şiir, Siyaset & Politika
0
Biz Ne Güne Duruyoruz Burada
400
Paylaşma
5k
Görüntülenme
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

1/2

Memleketimden İnsan Manzaraları 558

ZULME KARŞI DİRENMENİN ÖĞRETMENİ

İBRAHİM KAYPAKKAYA

Yıl 1969… Aylardan Eylül… 24 aylık askerlik görevimi Ağrı’da muhabere yedek subay teğmen olarak tamamladıktan sonra Ankara’da Milli Eğitim Bakanlığında aldım soluğu. Mesleğim öğretmenlik ya! Herkes gibi ben de kura çekerek öğrendim; yeni görevimi: Edirne, Keşan, Paşayiğit Ortaokulu…

Ülkemizin en doğusundan en batısına gidecektim bu kez. Daha önce Adıyaman, Diyarbakır, Urfa ve Gaziantep’i; sonra Erzurum, Kars, Iğdır, Ardahan, Van ve Hakkâri’yi görmüştüm de Trakya bölgemizi dolayısıyla Edirne’yi görmemiştim henüz.

Antalya’nın Akseki ilçesindeki köyüme gidip iki yıldır özlediğim anneciğimin elini öpemeden Keşan’a doğrulttum yolu. Ders yılı başlamıştı çünkü. O yıl yeni açılmış bir köy ortaokulu ve ben ilk öğretmeni… Beş öğretmenli bir ilkokulu vardı köyün. Onun yanındaki eski muhtarlık binasını verince köylü, tamam deyip kapısının üstüne “Paşayiğit Ortaokulu” levhasını asıvermişler. Yetmez mi?

Daha önce Dicle ve Hasanoğlan Öğretmen Okullarında, sonra Kars’ın Arpaçay Ortaokulunda görev yapmış 27 yaşında genç bir öğretmen de atadığına göre daha ne yapsındı; milli eğitimimiz? Müdür yok, müdür yardımcısı, kâtip ve hizmetli olmazsa olmasın; ne gam!.. Sıvadım kollarımı hemen. İlkokuldaki meslektaşlarım bir sınıflık öğrenci kaydetmişler. Hepsi erkek… Meslektaşlarım ve köy muhtarının da yardımı ile birkaç da kız öğrenci kaydettik. Daha ne!

Köyde otel ve lokanta da yok. Okulda yatıp kalkıyorum. Köylü de imece yöntemi ile her öğün bir tepsi yemek gönderiyor. Gel de sevme, büyük şairimizin söylediği gibi, “Topraktan öğrenip kitapsız bilen” bu insanları! Gel de saygı duyma bu halka! Utanıyorum ama yük oluyorum diye köylüye. Bir an önce kurtulmak istiyorum; bu durumdan. Kiralık bir ev aradım; bulamadım. Boş bir ev gördüm; eski harman yerindeki tepede. Sahibi köy dışındaymış. Birkaç güne kadar haber verecekler. Derken, kiraladım o evi. Ranza, yatak, yorgan, masa, sandalye alıp oturulacak duruma getirdim hemen.

Oh be! Özgür olmak ne güzel! Çayımı, kahvaltımı kendim yapmaya başladım; köyü kuşbakışı gören iki odalı evimde. Elektrik yoktu köyde. Evde mutfak ve banyo da yoktu; su da… Tuvalet de 20 metre kadar uzakta. Hiçbiri dert değildi benim için. Bu saydıklarım kırk bin köyümüzün kaçında vardı ki, o yıllarda! Bahçesinde bir su kuyusu vardı ama. Daha ne isterim? İşte bu yetip de arttı bana.

Tek sınıflı, tek öğretmenli okulun; Türkçeden matematiğe, İngilizceye; müzikten din dersine, beden eğitimine dek tüm derslerine ben giriyordum. Sıkılmadım hiç. Aksine bu da ayrı bir zevk verdi bana. Ve bir ay kadar sonra güzel bir haber: İkinci bir öğretmen atanmış okulumuza. Hakkâri Yüksekova Ortaokulundan Ergün Pınarcı… Üstelik fen grubu öğretmeni… Böylece yönetimi ona bıraktım ve bölüştük dersleri.

Ekim ayı bitti; kasımın ilk günleri… Bir mektup… Köydeki kardeşim Yusuf’tan… “Abi, ben evleniyorum.” diyordu. Aman ne güzel!.. Güzel de köydeki evimiz iki odalı olmasına karşın iki aile için uygun değil. Öyleyse, ne yapmalıydım? Bir haftalığına izin alıp gittim köye. Düğün bitip gelin gelince eve, kardeşime ve eşine, “Mutluluklar dilerim. Tanrı bir yastıkta kocatsın” deyip annemi ve kız kardeşim Ayfer’i de alarak düştüm yollara yine.

Yabancılık çekmedi, Paşayiğit’te annem. Çabucak alıştı; yeni evine, yeni köyüne. Komşularını da sevdi; komşuları da onu. Özellikle en yakın komşumuz Esma Yenice hanımla çok iyi dost oldular. Kardeşim de Esma hanımın kızlarıyla…

2/2

1970-1971 ikinci ders yılım Paşayiğit’te. Keşan ve dolaylarında pek fazla bir hareket yok ama ülke epey çalkantılı. Özellikle üniversite gençliği ülke sorunlarının çağdaş ve bilimsel yöntemlerle çözülmesini isteyen eylemler yapıyor. İç ve dış sömürücüler rahatsız oluyor bu durumdan.

Ve ordudan hükümete “12 Mart Muhtırası” ile güçlü bir uyarı. Başbakan Demirel istifa ediyor hemen. Yeni bir hükümet kuruluyor. Sıkıyönetim ilan edilip nerde yurtsever bir yazar, aydın, genç, yaşlı varsa tutukluyorlar hemen. İşte böyle bir zamanda, nerden, nasıl öğrendiyse adresimi, yanında iki arkadaşıyla birlikte Hasanoğlan’dan sevgili öğrencimiz İbrahim Kaypakkaya’yı görmeyeyim mi karşımda! Nasıl da sarıldık birbirimize sevgi ve özlemle! Eve davet ettim hemen.

“Memnuniyetle öğretmenim; elbette. Yalnız sizden bir ricam olacak. Köyden bizim anlatacaklarımızı anlayabilecek güvendiğiniz dört beş kişiyi de çağırabilir misiniz?” sözü üzerine Muhtar Şaban Akkaya ile onunla iyi anlaşan iki arkadaşına, ilkokul öğretmeni Haspi Sözbir ve ortaokul kâtibi Mehmet Gül’e haber gönderdim. Çok geçmeden geldiler. Tanışma faslından sonra çaylar içilirken Kaypakkaya yavaştan girdi konuya:

“Sevgili büyüklerim! Ülkenin durumunu biliyorsunuz. Bizim amacımız fırsat buldukça köy köy dolaşarak halkımıza gerçekleri anlatmak. Biliyoruz zor ve uzun bir iş bu ama başka çare yok. Gazetede yazdırmıyorlar, radyoda söyletmiyorlar, meydanlarda da konuşturmuyorlar artık. İşlerine gelmeyeni yasaklıyorlar hemen. Güç onlarda. Polis de ellerinde, jandarma da…” diye anlattı da anlattı. Yabancı sözcükler falan kullanmadan halkın dili ile halkça konuşarak… Arkadaşları ara sıra bir iki cümle ile destek verip susuyorlardı.

Muhtar ve iki arkadaşı özellikle de Haspi bey, “Doğru söylüyorsunuz; gerçek bu!” diye sık sık onaylıyorlar, gençler de memnun oluyorlardı. Saat 23:00 dolaylarında kalktı gençler. “iyi de bu saatte nereye?” dediysem de, “Bir arkadaş arabayla gelip alacak bizi. Nasıl geldiysek öyle gideriz. Siz hiç zahmet etmeyin.” deyip gittiler. İşte bu son görüşmem oldu; yüreği hep halk için çarpan o yiğitle.

Diyarbakır Cezaevindeki koğuş arkadaşlarından Nihat Behram, Kaypakkaya’nın yaşam öyküsünü ve mücadelesini anlattığı “Ser Verip Sır Vermeyen Bir Yiğit” adlı kitabında:

“İlk açık eylemi, yazdığı bir bildiriyle başladı. Çetin Altan bir gezisinde gericilerin bir saldırısına uğramıştı. İbo, “Devrimciler bu türden saldırıları ânında yanıtlamazsa gericilik sinsi sinsi yaygınlaşır; işi kan dökmeye vardırır.” demiş ve arkadaşlarını eylem için uyarmıştı. Zulmün, işkencenin her türlüsüne hedef olan bu insan, insanlık tarihine zulme karşı direnmenin öğretmenliğini bırakmıştır.”(*) der ki, al benden de o kadar!

Faruk Nafiz Çamlıbel, “Doğmamış ve doğmayacak oğlu için” yazdığı “Oğluma” adlı şiirde:

“Hakkın önünde eğil, zulmün önünde eğil!

Taçlar bile cihanda eğilen başlarındır.”

derse de Kaypakkaya, hakkın ve haklının önünde eğilmiş ama yaşamından vaz geçmeyi göze alıp zulmün önünde, zalimin önünde asla eğilmemiştir.

Ona zulüm yapanlar çocuklarına ve torunlarına servet bırakmış olabilirler ama bu yiğit gencin bıraktığı büyük miras yanında kaç paralık değeri vardır ki, o karanlık servetin!

(*) Ser Verip Sır Vermeyen Bir Yiğit, Nihat Behram, Tekin Yayınevi, 2025 162 Sayfa, Üsküdar/İstanbul İlk Yayınının 50. Yılında 100. Baskı (0216) 650 10 10, www.tekinyayinevi.com.tr

Hüseyin ERKAN

0535 371 74 83

Paylaş
Etiketler: 12 mart muhtırasıbaşbakan demireleylemleriç ve dış sömürücüleristifasıkı yönetimtutuklanamayeni hükümetzulüm
Önceki Yazı

Şiir Kitabı

Sonraki Yazı

PKK’nın Sonu

Hüseyin ERKAN

Hüseyin ERKAN

İlişkili Yazılar

Bugünün Sorunları Geleceğin Ülküleri
Aktüel

PKK’nın Sonu

02 Şubat 2026
5k
Şiir Kitabı
Edebiyat

Şiir Kitabı

02 Şubat 2026
5k
Turnam
Celalettin KURT

Turnam

01 Şubat 2026
5k
Herkese ‘Kelle’ Gerek
Aktüel

Günce

31 Ocak 2026
5k
Sonraki Yazı
Bugünün Sorunları Geleceğin Ülküleri

PKK'nın Sonu

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Trendler
  • Yorumlar
  • En son
Aşık Veysel ve Kara Toprak Türküsü Hikayesi

Aşık Veysel ve Kara Toprak Türküsü Hikayesi

22 Mart 2019
Ayak Tabanına Veya Göğüse Vicks Sürmenin Faydası Yok

Ayak Tabanına Veya Göğüse Vicks Sürmenin Faydası Yok

24 Ocak 2016

Yok Saymak

28 Mart 2020

Yıldızname Baktırmak Günah mı…Günah…

09 Haziran 2022

Keltepen’in Taşları /Şu Akkuşun Gürgenleri

18 Nisan 2020

Düz Dara Yâr Düz Dara

23 Mayıs 2020

Tüketicilerin Süt Tozu Dilekçeleri!

97

Fethullah Gülen’e 19 Soru

72

Ayasofya Açılsın Zincirler Kırılsın

70

İslâm Dışı Bir Uygulama: Çocuk Sünneti…

45

Gıda Mühendislerinin Petek Ataman’a Çağrısı

40

Şarkı Sözü Alan Var mı?

39
Kafa Karışıklıkları

Kafa Karışıklıkları

02 Şubat 2026
Bugünün Sorunları Geleceğin Ülküleri

PKK’nın Sonu

02 Şubat 2026
Biz Ne Güne Duruyoruz Burada

Zulme Karşı Direnmenin Öğretmeni İbrahim Kaypakkaya

02 Şubat 2026
Şiir Kitabı

Şiir Kitabı

02 Şubat 2026
Göz Gördü Gönül Katlanmadı

Şehir, Şair, Şiir

02 Şubat 2026
Berat Gecesi Nedir Anlam ve Önemi 

Berat Gecesi Nedir Anlam ve Önemi 

02 Şubat 2026

Köşe Yazarları

Türkiye Deprem Haritası

 

Ayın Sözü

Lütfen Duyarlı Olalım!

de, da vb. bağlaçlar ayrı yazılır.

Cümle bitişinde noktalama yapılır. Boşluk bırakılır, yeni cümleye büyük harfle başlanır.

Dilimiz kadar, edebiyatımıza da özen gösterelim.

Arşiv

Sosyal Medya’da Biz

  • Facebook
  • İnstagram
  • Twitter

Entelektüel Künyemiz!

Online Bilgi İletişim, Sanat ve Medya Hizmetleri, (ICAM | Information, Communication, Art and Media Network) Bilgiağı Yayın Grubu bileşeni YAZAR PORTAL, her gün yenilenen güncel yayınıyla birbirinden değerli köşe yazarlarının özgün makalelerini Türk ve dünya kültür mirasına sunmaktan gurur duyar.

Yazar Portal, günlük, çevrimiçi (interaktif) Köşe Yazarı Gazetesi, basın meslek ilkelerini ve genel yayın etik ilkelerini kabul eder.

Yayın Kurulu

Kent Akademisi Dergisi

Kent Akademisi | Kent Kültürü ve Yönetimi Dergisi
Urban Academy | Journal of Urban Culture and Management

Ayın Kitabı

Yazarımız, Sedayi ALTUN’dan,

“Bir Eğitim Yolcusu” adlı güzel bir eser. Yazarımızın eseri, yine bir yazarımız ve Karadeniz Şairler ve Yazarlar Derneği yönetim kurulu üyemizin sahibi olduğu Ateş Yayınlarından çıkmıştır. Kendilerini kutluyoruz.

Gazetemiz TİGAD Üyesidir

YAZAR PORTAL

JENAS

Journal of Environmental and Natural Search

Yayın Referans Lisansı

Creative Commons License
This work is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.

Bilim & Teknoloji

Eğitim & Kültür

Genel Eğitim

Kişisel Gelişim

Çocuk Gelişimi

Anı & Günce

Spor

Kitap İncelemesi

Film & Sinema Eleştirisi

Gezi Yazısı

Öykü Tefrikaları

Roman Tefrikaları

Röportaj

Medya

Edebiyat & Sanat

Sağlık & Beslenme

Ekonomi & Finans

Siyaset & Politika

Genç Kalemler

Magazin

Şiir

Künye

Köşe Yazarları

Yazar Müracatı

Yazar Girişi

Yazar Olma Dilekçesi

Yayın İlkeleri

Yayın Grubumuz

Misyon

Logo

Reklam Tarifesi

Gizlilik Politikası

İletişim

E-Posta

Üye Ol

BİLGİ, İLETİŞİM, SANAT ve MEDYA HİZMETLERİ YAYIN GRUBU

 INFORMATION, COMMUNICATION, ART and MEDIA PUBLISHING GROUP

© ICAM Publishing

Gazetemiz www.yazarportal.com, (Yazarportal) basın meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir.
Yazıların tüm hukuksal hakları yazarlarına aittir. Yazarlarımızın izni olmaksızın, yazılar, hiç bir yerde kaynak gösterilmeksizin kısmen veya tamamen alıntı yapılamaz.

Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta

© 2008 - 2021 Yazar Portal | Türkiye Interaktif Köşe Yazarı Gazetesi

Yeniden Hoşgeldin

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Şifrenimi unuttun?

Parolanızı alın

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap