Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Yüreği Olan Beri Gelsin!

Mehmet ALPEREN

16 Mayıs 2009 00:00

Yorum Yapılmamış

Aynadaki kendini değil, kendindeki aynayı görenler,

fiziklerindeki güzelliği ile değil

yüreklerindeki erdemlerle hayat sürenler beri gelsinler.

***

Bırak atsınlar iftirayı! Ne söylerlerse söylesinler de, sıkılmayan utanmayan onlar olsun.
Sen yüreğini geniş tut. Olabildiğince geniş.
Varsın en delişmen tayların toynakları parçalasın yüreğini.
En yağız atlar, yarış yapsınlar gönlünün sonsuzluklarında.
“ Seviyorum! “ Demek; O kadar ucuz, o kadar basit, o kadar dile kolay mı geliyor?
“ Seviyorum!” Demek; Bu kadar sorumsuz, bu kadar hesapsız, bu kadar pervasızlık mı gerektiriyor?
Halbuki: “Seviyorum!” Demek;
En geniş yüreklerin, en geniş otlaklarında, misli görülmemiş depremler meydana getirmez mi sanıyorsunuz?
Yani:“ Seviyorum!” demek; Sevgilinin göz bebeklerine dalıp, kendinden geçmek değil midir?
“ Seviyorum!” demek; Sevgilinin saçlarını karıştırıp, ona ninniler söylerken hayata veda etmek değil midir?
“ Seviyorum!” demek;Sevgiliye ait ne varsa, hepsini sevmek, hepsini tanımak, hepsini görmek değil midir?
“ Seviyorum!” demek; Sevgilinin rengine boyanmak değil midir?“
“Seviyorum” demek;İdam sehpasına boyun uzatmak değil midir?

***

Yoksa;
“Seviyorum!” demek;
Bakkaldan alınan ucuz çiklet sakızı gibi ağzınızda bir iki geveleyip tükürüp atmak mıdır?
“ Seviyorum” demek; Sevgiliyi bir kedi yavrusu gibi, iki sokak öteye bırakmak mıdır?
“ Seviyorum” demek; Bir heves uğruna, sevgiliyi gözden çıkartmak mıdır?“
Seviyorum” demek; Sevgi ummanına dalıyormuş gibi görünüp aldatmak mıdır?
Seviyorum” demek; Sevgiliyi ağlatmak mıdır?
Yoksa;“Seviyorum” demek ;
AŞK’ ın ufkunu daraltmak mıdır?

Böyle sanıyorlarsa sevgiyi, bırakın sevmesinler!

Onlar; iki dakikalık zevkleri uğruna, zağar cinsi köpekler gibi, her gün bir başka av peşinde iz koklayadursunlar;
Sen :
Gönlünün en geniş otlakların da sevgilinin gözleri ile yüreğini bütünleştirebiliyor musun?
Maveraya açılan pencerelerin binlercesinden, binlerce defa, binlerce duyguyu terennüm ettirip, en çirkin halleri bile güzelleştirebiliyor musun?
Sen! Milyon yıllık bir cesedin, toprakla bütünleşmiş kemiklerini AŞK ile birleştirebiliyor musun?
Derin bakışların altında ki diğer “ Sen”i. tüm çıplaklığın ile sevgilinin önüne serpiştirebiliyor musun?
Ya da: dize gelebiliyor musun Aşk’ın önünde lime lime
****
Bırak onlar, fitne ve fesat üretsinler, Bırak onlar, istedikleri kadar yalan ve iftira uydursunlar,

Bırak onlar, Birbirlerinin nefeslerini koklamak uğruna, dillerine gelen ne kadar yalan varsa gerçekmiş gibi anlatsın,
Bırak onlar, birbirlerinin kıçlarını yalamak için ne kadar gerçek varsa ırzına geçsinler.
Bırak onlar,ucuz çiklet sakızı gibi birbirlerinin sevgisini çiğneyip, çiğneyip tükürsünler.
Ve bırak onları sevgi dedikleri “Zan” la sürüm, sürüm, sürünsünler.
Sen, yüreğini geniş tut. En cins At’lar dört nala koşsunlar yüreğinin derinliklerin de.
Sen geniş ol, sabırlı ol…
Her şeyimsin!” dediği insanı
“ Bıktım usandım!” diyerek aldatan fahişe ruhlar!;
“ Siz oynaya durun sevgi dediğiniz zan ‘la, çiğneye durun ölü etlerinizi!!!”Ben sabırla toplayacağım bu aşk’ın meyvesini…
Siz, hazımsızlığın kazurat çukurun da umman sanarak yüze durun, Siz, fahişe duygularınızı sevgi diye yutturun.
Ben yüreğimi geniş tutup sabırlı olacağım.
Ben yüreğimi soylu At’ların toynaklarına bırakıyorum. Tepelerse onlar tepelesinler yüreğimi. Ben gönül penceremi genişleteceğim daralıp bunalmayacağım.
Ne derseniz deyin hep sevgi ile dolu olup, sevgiyle kalacağım…
“ Sevmek” geride ne varsa bırakmak değil midir?“
“ Sevmek “ gemileri yakmak!”değil midir?
“ Sevmek” sevgiliye gül atmak değil midir?
“ Sevmek” geçici arzuları, tozlu raflara atmak değil midir?
Ve en doğrusu:
“Sevmek!”:
Yüreği arıtmak değil midir?
Gel Sıla! Ne olursan ol. Hangi halde, hangi durumda olursan ol gel .
Gel , Öyle sarıl, öyle sarıl ki kendin de kaybolasın,
Gel, öylesine sarıl ki, Allah tan başkasına yer kalmasın!!!
Allah sende olduğundan, senden kopamıyorum; Ve Allah bende olduğundan sana tapamıyorum.
Gel, koy başını yüreğime, bak neler söylüyor hücrelerim?
Yüreğim yangın yeri, söndüremiyorum.
Ve seni öyle yaşattım, öyle yaşattım ki kendimde! öldüremiyorum!…

Okunma Sayısı: 114
Kategori: Mehmet ALPEREN
Etiketler: , , , ,

Yazarın Diğer Yazıları

Yakın Tarih Uydurması

Bu yalancı  tarih daha ne kadar nesillere okutturulacak? Mustafa Kemal Atatürk İngilizlerin istediklerini yerine getirmek...

Müge Anlı ile Tatlı Sert, 500 Program

Bende son zamanlarda Atv de hafta içi her gün yayımlanan Tatlı Sert programına müdavim oldum....

New York da Beş Minare

Önce kendi kendime  sordum. Neden “ New York da beş minare?” dedim belki de film...

Yahudileri ve Hıristiyanları Dostlar Edinmeyiniz-(II)

BU BİR DİN SAVAŞIDIR -(II) Erdemleri ile dost olabiliriz” anlayışı. El cevap ;Bu da yanlış....

Yahudileri ve Hıristiyanları Dostlar Edinmeyiniz-(I)

BU BİR DİN SAVAŞIDIR -(ı) Bu bir din savaşıdır. Gazze ye yapılan saldırı ve soykırım...