Yükün altında, ailesini geleceğe taşımaya çalışıyordu. Böyle bir hayata” yaşamak” denirse, diyordu. Hayat, O’na acımamıştı. Çünkü, çaresizlik yakasından düşmüyordu. “Alın yazım,” ne diyebilirim ki, diyordu.
Rüştü, zikzak çizerek yürüdüğü için, ayakta kaldığına inanıyordu. Psikolojisi normal sayılmazdı. Umudumu yitirmemeliyim. Gücü, kuvveti yeterli olmayanlar ne yaparlar, diyordu.
Komşusuna, ağırlaşan yükten kurtulmak kaderim, olabilir mi? diye sordu.
Komşu; hayatın izleri kolaylıkla silinmez. Bulduğun gibi öyle de yaşarsın, dedi.
Bu defa yaşlı, komşuya baktı ve yükün altında ne kadar daha kalabilirsin? Diye sordu. Yaşlı, sorumluluk sahibiysen, ayakta kalacaksın. Sorumluluğu kaldıramıyorsan, bir şekilde kurtulmak için çırpınacaksın, dedi.
Ailenle birlikte görev, paylaşımı yapacaksın. Bu şekilde az da olsa işi hafifletirsin. Hayatın kurallarıyla ilgili, paylaştıkların daha iyi anlaşılmana neden olacaktır. Hatta bizim için nelere katlandı, denecektir.
Hayatın çilesi, belki de alışkanlıklarından biri olacak ve bu yükü taşımaya zevkle devam edeceksin. Bu durumda bile çalışma şevkin, azalmayacak ve kötülükten ırak duracaksın. Kötülüğe bulaşırsan, çileni, daha ağır hissedersin. Onun için, moralin yerindeyse karşılaştığın problem, teğet geçecek ve korunmuş olacaksın.
Sorumluluğunu bilen kişi olarak, sevgi dolu davranış gösterirsen, güçsüz düşmeyeceksin. Önündeki engelleri de kolaylıkla aşacaksın.
Böylece hayatı tanıyacak ve mutlu olacaksın.
Hasan TANRIVERDİ























