Yoksul kesimin, kenar mahallelerde ve gecekondularda yaşamaya çalıştıkları bilinir.
Bunların derneği, kahvesi ve bakkalıyla belirli bir hayat yolu benimsemiş, hatta tüm duygusallığını sömüren, partisi bile olmuştur. Bu kesim, bir takım yalan ve yanlış yorumları benimser ve sonra da onlara inanır. Kendini içinde zanneder. Bir tarafa savrulduğunu da asla kabul etmezler.
Kenar mahallelerin büyük olaylar karşısında, değişebileceğini farkına varırlar. Yeni yetmeleri ise düzeni tanıdıkları için yoksulluğa karşı dururlar. Bu duruşta derneklerini, kahvelerini ve duygusallığını bile kullanırlar.
Yeni yetmeler iyi şeylerin kendilerinin de olmasını isterler. Onun için kuruluşlarda gönüllü çalışırlar. Derneklerinde kaldıkları kadar okul ve dersleriyle ilgilenseler, başarılı olacaklardır. Bunu arkadaşa söyledim. Köyüm kadar yerin sahası dışına çıkmıyorum, dedi.
Peki nasıl memur oldun. Köyünün dışına nasıl çıktın? diye sordum.
Arkadaş masasında anlatmaya devam eti. Köyde iş çoktur. Çalışırsın bir türlü başaramazsın. Çünkü bir taraftan yapar diğer taraftan yıkarsın. Bu sene ağaçları budarsın seneye yine budarsın. Büyümeleri durmaz ki. Hayvanları çayıra salarsın beklersin. Çünkü zarara gider, komşunun özenle diktiği sebzeleri talan eder.
Evin işleri için her gün koşturman gerekir. Zaman geçer, farkında olamazsın. İlçeye gitmek gününü alır. Kalmaya yerin olmadığı zaman okumak zorlaşır. İlk okul köyde de okuyoruz. Yoksa şehirde olsaydı onu da başaramayacaktık.
Toplum tarafından da bir tarafa itilmişiz. Akşamlara kadar çalışılır. Hayal bile kuramayız. Çok konuşan çok yanılır misalinde olduğu gibidirler. Burada dengeli bir yaşantıdan bahsedilemez. Sorunlar kafanın içinde görünmez ki. Zaten görmek istemiyorlar. İnsanın ruhu sevmiyor ama bedeni çalışmak zorunda kalıyor.
Yoksul kesim genelde okumayan toplumun bir parçasıdır. Genelde okumayan olarak bilinirler. Dini öğretileri de bildiğini sanırlar. Toprağa sahip olanlar ellerinden kaçırmamak için her an çalışmaktadırlar.
Sahip olduklarını hesaba katmazlar. Böylece insanlığı da unuturlar. Vatandaş olarak neyi varmış veya neyin gerekli olduğunu bilmezler. Dereye yaprak düşse suyun yönü değişir mi? İnsani değerleri bilmeyen kişi her zaman değersizdir.
Sağlığına değer vermeyen, aileye veya komşusuna değer verir mi?
Hasan TANRIVERDİ























