Bir semt nasıl ve ne ile zengin addedilir? Haritada çok yer kaplamasıyla mı? Emlaklarının kira bedellerinin yüksek olmasıyla mı? Otopark seçeneğinin bulunması ve m2 olarak geniş olmasıyla mı? Çocuk parkı sayısının çok olmasıyla mı? Ya da internet ağının etkin ve hızlı çalışmasıyla mı? Benzer sorulara cevap bulabilmek amacıyla bu yazımızın konusu İstanbul’un Kuzguncuk semti zenginlikleri özelinde olacaktır. Çünkü Kuzguncuk; hem kentli yaşama uzak bir köy gibidir hem de kentli yaşamın kalbindeymişçesine yakın.
Semtin stratejik bir noktada olması onu bir adım öne çıkarsa da sahip olduğu doğal ve demografik zenginlikleri “uzun zenginlik listesi” nin ilk sıralarını işgal eder.
“Eğer bir kent, hem doğal varlıklarını, hem de kültürel varlıklarını hızla tüketiyorsa, o kent hem ekonomik hem de sosyokültürel bir erozyon yaşıyor ve kimliğini yitiriyor demektir. Bu sebeple kentlerin büyümesi ve gelişmesi kent kimliği gözetilerek gerçekleştirilmelidir.” der İdris Oğurlu.(1)
Kuzguncuk’taysa durum öngörülen tehlikeye direnmektedir. Semtin bir vadide bulunması, Boğaz’a kıyısı olması, su bakımından zengin oluşu, semtin tam kalbinde bir bostanın bulunması, bostana komşu mezarlığı ve Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait olan Gazhane Yokuşundaki büyük ve yeşil alan ile doğal güzellik bakımından zengindir. Bu yeşil zenginlik semtin kimliğidir bir bakıma.
Koruma çabaları semt sakinleri ve yerel yönetim tarafından ortak bir çaba ile sürdürülmeye çalışılmakta olup semt sakini bir seramik sanatçısı tarafından bu durum: “Yeşil bir avuç içinde yaşıyoruz biz Kuzguncuk’ta.” cümlesiyle betimlenmektedir. Akabinde bu yeşil rengin sadece doğayı çağrıştırmaması gerektiğini ekleyerek: “Yeşil kucaktan sözünü ettiğim sade yeşil anlamında yeşil değil. İnsanların gönlünün de yeşil olduğu bir yer burası.” sözleriyle sürdürmektedir.
Semtte yaşayan bir yazar/şair semtin mevcut doğal güzelliği sebebiyle yaz aylarında tatil için başka yerlere gitmeye gerek duymadığını şu şekilde anlatmaktadır: “Benim evimin bir özelliği var. Eski bir binanın yenilenmiş dairesinde oturuyorum. Bina konumundan dolayı ağaçlar arasında gibiyim. Ağaç dallarını görüyorum. İstanbul’da, bu bakımdan yok çoğu yerde olmayan bu imkân nedeni ile evimi sokağımı seviyorum. Bir orman ya da koruda yaşar gibi yaşıyorum ben burada. Yazlık bir yere gitmeseniz de Kuzguncuk size yetiyor. Özel bir yer burası. Yazın bir yere gitme isteğini yaşatmıyor size.”
“Buranın bir özelliği yeşil bakımından şanslı oluşu. Bostan, koru, yamaçlardaki yeşil ağaçlar. Yeşil doku semtin şansıdır.” diyen semtli bir yazar, bostanın kendisi ve semtli için öneminin altını çizmektedir.
“Bilinçli semtli/mahalleli” nin varlığı, Allah vergisi doğal zenginlikleri korumak ve yaşatmak için denklemin vazgeçilmez sabit ögesidir bana göre. Bunu daha iyi anlatabilmek adına bir sonraki yazımın konusu “Kuzguncuk Bostanı” olacaktır.
(1)İdris Oğurlu, Çevre-Kent İmajı-Kent Kimliği-Kent Kültürü Etkileşimlerine Bir Bakış, İstanbul Ticaret Üniversitesi Fen Bilimleri Dergisi, Sayı: 26 (275-293), 2014, s.288.





















