Gecekondudan bozma bir eve yerleştiler. Evde su, elektrik ve doğal gaz bağlı, değildi.
Küçük oğlu Hakan, bahçenin bereketinden ve ineklerden bahsediyorsunuz. Göçtüğünüz yere bakar mısınız? Diyerek baba ve annesine niçin üzülüyorsunuz, dedi.
Baba; köyün yazı ve kışı belirsiz, iş bitmez ve de yoksulluktan da kurtulamazsın, dedi. Anne bu durumda sessiz kaldı.
Hakan; Dede’me kızarak çamura batmak yerine, sözünü tutmuş olsaydınız, fena mı olurdu. Hiç değilse Ahmet ile okulu bitirdiğimizde şehre gelir ve imkanlarımız daha iyi olurdu. Bu şartlarda Dede’mden ve okulumdan ayrılamam, geri döneceğim, dedi.
Baba bir an için şaşırdıysa da kendini toparladı ve haklısın, dedi. Anne göz yaşlarını tutamadı ve çocuklarımdan ayrılamam, dedi. Anne, Ahmet’inde geri döneceğini zannetti. Hakan, Ahmet için bir şey diyemem, siz nasıl isterseniz, dedi.
Yoksulluğu yaşam şekli kabul edip köyüne dönen Hakan, Dede ve Nine’mi çok seviyorum. Onlardan ve okulumdan ayrılmayacağım, dedi. Kayıt yenilemeler için Dede’siyle okula gittiler, arkadaşlarına rastladı ve sevinçle kucaklaştılar. Hakan, burada kaldım, dedi.
Okulun ilk günü, arkadaşlarıyla bir araya gelen Hakan, hayatından çok memnundu. Açılış töreni düzenlenmeden, sınıflara alındılar. Hakan dördüncü sınıftaydı. Öğretmenler, okulun son günü geziye giden mezun öğrencilerin, otobüsü kaza yapmış ve hayatını kaybedenler olmuştu. Onun için tören yapılmama kararı alınmıştı.
Hakan, Dede’siyle uyum içerisindeydi. Aldığı, gazeteyi okuyor ve anlamadığını Dede’sinden açıklamasını istiyordu. Köyde toprağın iyi kullanılmadığında birleşiyorlardı. Toprağına göre tohum ekilmeli ve kalite artırılmalıydı.
Derenin çamurunu, sebzeliğe taşırlar ve fidan yetiştiriciliği yaparlardı. Fidanların üzerini kapatırlar ve bir şekilde seracılığı geliştirmişlerdi. Dede bu işten, para kazanıyor ve Hakanın hiçbir ihtiyacını eksik etmiyordu. Hafta sonu öğretmeni geldi. Fidan yetiştirme, olayını beğendi.
Öğretmeniyle yeni bir dönem başlamıştı. Bu dönemde kitap konusu özellikle ele alındı. Dede çok memnun oldu. Hakan Dede’nin de teşvikiyle sınıf birincisi oldu.
Yaz boyu yaptıkları, pekmez ve reçelden anne ve babasına da gönderdiler. Ahmet’in de derslerinin iyi olmasına memnun oldular.
Yazın köy yolu yapıldı. Okulun bahçesi çakıl döküldü. Köyün çehresi değişti. Çünkü çamurdan kurtulmuşlardı.
Hakan son sınıfta daha düzenli çalışıyordu. Önemli liselerden birini kazanmayı kafaya koymuştu. Vilayetin birincisi oldu. Göç ettikleri şehrin önemli lisesini yatılı olarak kazandı. Herkes çok sevindi. Anne köyde yapılanlara şaşırdı.
Hakan, Dede’siyle geçen günleriyle ilgili günlük tutmuştu. Günlüğünü yalnız Ahmet’e okutuyordu.
Hakan okulun başlayacağı güne kadar, Dede’sinden ayrılmamıştı.
Hasan TANRIVERDİ























