Yavru kuşun çık çık sesi, anne için özlemdi. Yavru kuş bir simgeydi; Çaresizliğe ve kimsesizliğe karşı. Yavru kuş gibi kımıldamadan bir süre yuvaya gözlerimi diktim.
Üst dalında atmacanın gözleri oynamıyordu. Saldırmıyordu, belki de beni görüp korkmuş olabilirdi. Yoksa bir vuruşta yavruyu hallederdi. Çakıl taşlarını atmacaya savurdum. Kaçtı ama beni de pek takmadı.
Yaşama günaydın diyen yavru kuş, yapraklar arasına sığındığını zannediyor ve çık çık diyerek belki de bir yerlere, teşekkür ediyordu. Çünkü fırtınaya tutulmadan onu kurtarmıştım. Benimkisi onunla sevgi atmosferinde bir kavuşmaydı. Bahar sabahı, yavruyu zindanda, zalimin zulmüyle baş başa bırakmadım.
Yavruyu selamlayıp geçmeye gönlüm elvermedi. Yavruya has özelliğiyle, yardım diliyordu. Bakışları farklıydı. İçinde bir daha anasını göremeyeceği duygusunu taşıyordu. Yuvasında ana sıcaklığı hala sürüyor olabilirdi. Ana ile birbirleri için yaşayacaktı. Birbirinize ihtiyacınız vardı. Güvenlikli yaşamada ve beslenmede beraberdiniz.
Sabahın bu saatinde anadan ayrı olmak, her kötülüğe davetiye çıkartmaktı. Onun için sesini duyurmaya çalışıyordu. Çık çık sesleri içtendi. Bu içtenlik boşuna değildi. Her an sıcak bir kucakta olmak ve sağlıklı ve güven içinde yaşamaktı.
Diğer ağaçlardaki yavruların sesleri sana benzemiyordu. Senin sesin dertli, senin sesin bir garipti, anasız kalmayı çağrıştırıyordu. Senin sesin bir güç bekliyordu. Bir gücün yardımını bekliyordun, sabırsızlığın ondandı.
Ana sana besin temini için kıvranıyordu. Büyüyüp kanatlanman için çare arıyordu. Ana da çaresizliğin içerisindeydi.
Sesin kor gibi düşüyordu içime. Tepene gelip gözetleyen atmacaya bir çift sözüm vardı. Yavruya yardım elini uzatmalısın. Aksi halde, seni bulur, kedilere yem ederim, dedim.
Yavruya ümitsizliğe kapılma, anan gelene kadar seni koruyacağım. Güvende olduğunu bilmeni istiyorum. Yanına o hain kuşu yaklaştırmayacağım. Şimdilik buradayım, uyumana bakmalısın. Rüzgâr serin esiyor, peşi yağmur olabilir. Seni yanıma alsam, yemini ve suyunu her an hazır etsem, olmaz mı?
Sana merekte yuva yapacağım. Alışkanlıklarını aynen sürdürebilirsin. Birlikte iyi günlerimiz geçecek, kimse sana yan bakmayacaktır. Tasarladığım yuvada, güvende olacaksın. Ana diyor ana işitiyorsun ama ana bir zalimin pençesinde kalmış olabilir. Kendi ve yavrusunun yaşamını kaybettiğini zannediyordur.
Sesini ilerden duydum, geri döndüm. Yeni yuvana gideceğiz ve gülüp oynayacağız. Fakat şu anda durumuna üzgünüm. Yalnızsın, korumasızlığına kahroluyorsun. Ana yüreği seninledir, ana yüreği unutmaz. Attığın çığlıkları duyuyorum. Bir çare bulmanın çaresizliği içerisindeyim.
Yuvada anayla sıcak ve güvenli günler geçiriyor olmanın verdiği gururu yaşayacaksın. Buna emin olmalısın. Bir zalimin kurşunlarına uğramasa ana gelirdi. Ana yüreği duyardı. Yardım dileyen sesin benim yüreğimi parçalıyor. Ana gibi parçalamasa da.
Sana en güzel günleri yaşatacağım. Yalnız şunu bil ki yine de anneni unutturamam. Zalimin zulmüne tutulmuş ana gelemeyecektir, bilesin. Boşuna hülyaya dalma. Yapacağım yuvanda, fırtına, yırtıcılar ve çeşitli etkilerde kalmayacaksın. Yiyeceğin ve suyun yanında olacaktır.
Yavru kuş, zamanı geldiğinde, yakınlarına ve sevdiklerine kavuşacaksın. Uçurumun kenarından kurtulmuş ve yeni mutlu hayatını yaşayacaksın. Bu durumda küçük de olsa ümitli olman yetecektir. Günün birinde sen de ana olacak ve aynı duyguları barındıracaksın. Asla yavrunu bırakmayacaksın.
Mereğin içerisinde yuvan seni bekliyor. Yiyeceğin ve içeceğin yanında olacak. Geleceğin için umutlu ve gururlusun.
Kanatlandığında arada görüşmek üzere, seni dünyana bırakacağım.
Korku dolu saatlerin ve akan göz yaşların olmayacaktır.
Hasan TANRIVERDİ























