Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Yaşam: Zincirin Halkası


06 Kasım 2008 01:33

Yorum Yapılmamış

Maide ÖREN

BİLİNÇALTI

Bir zincirin halkalarına benzerler, yaşam çarkını döndüren bir zincir. Halkalardan biri koparsa aksaklıklar başlar. Yaşamsa bir bütündür, bütünlük bölünemez.

Doğadaki oluşumlara baksanıza, her biri yerini almış müdahalesiz varlığını sürdürüyorlar. Güneşin doğuşu batışı, gece gündüz, mevsimler… Bir ağacın zamanı gelince yeşerip yaprak, meyve vermesi, bir zaman sonunda sararıp yere düşmesi vs. akamadan çalışıyor (gerçi biz insan denen düşünen varlıklar o kadar gereksiz zihinlerini yormuşlar ki, doğadan koptuğumuz yetmiyormuş gibi kirletip mevsimlerin bile dengesini bozmuşuz…

İnsanda ilk oluşundan itibaren aynı doğanın bir parçası iken fiziğiyle ruhuyla ve zihni bir bütün üretimini yapan fabrikada makine gibi… Ancak beden denilen bu muhteşem makinenin tüm bölümlerinin her birinin sağlık ve uyum içinde ve dengede olması gerek ki üretim yapabilsin.

Kişi önce bedenini, duygularını sonra da aklını kontrol altına alabilirse yaşamın olmazsa olmazı negatif ve pozitifi dengede tutmuş olur. Bu nasıl olur? Tabii ki bilgi ile. Bu gerçeği kabullenmemiz gereklidir. Mutluluk varsa mutsuzluk da var, doğum varsa ölüm de var gerçeği gibi.

Kişi deneme yanılma yoluyla zaten yaşayacaktır. Hayat eğitecektir kendisini. Fakat bu konuda bilinçlenip bilgilense daha iyi olmaz mıydı? Kötü sürprizlerle karşılaştığında bedenen ve ruhen daha az zarar görürdü.

Her sabah uyandığımızda kendimize ayırdığımız en az 5 dakika düzenli uygulandığında yeter inanın.

Kişi en kısa zamanda amatör ruhunu koruyabilir (egosunun gelişimini önler) kendi farkındalığını anlar içe dönüşler kendiliğinden oluşur. Tıpkı domino taşlarının birbirini tetiklemesi gibi akılda değişecek düşünce normları da bu düzene ayak uyduracaktır.

Denemeye bugünden itibaren başlayalım ne dersiniz.

Gece yatarken yatağımızın başucuna bir bardak su koyalım. Yatarken önce sırt üstü yatıp en az 3 kez sakin derin nefes alıp derin nefes verelim. Nefes verişimiz alışımızdan daha uzun olsun. Her nefes verişimizde tüm vücudumuzu yerçekimine bırakıp gevşeyelim. Sonra sağ yanımıza yatalım. Bir müddet sadece nefesimizin sesini dinleyelim. Sonra istediğimiz yöne yatabiliriz.

Sabah kalktığımızda asla acele etmeyelim. Bir dünyadan ötekine geçiş hakkı verelim. Yani geceden gündüze sonra başucumuzdaki suyu 3 yudumla içelim. Bu su buzum içerkenki kazandığımız emrivaki zaman gün boyu oto kontrolümüz için yarar sağlayacaktır.

Denemekte yara var. Bence deneyin…

Okunma Sayısı: 80
Kategori: Maide ÖREN

Yazarın Diğer Yazıları

Kim Bizim Düşmanımız?

Hep farklı savaşların içindeyiz…Savaş deyince Düşman ve silah geliyor akla. Bu savaşta silah yok. Ama...

Gün Şafakta Uyuyan Doğa Gibi Sakin!

Geleceğimizin zemini sürekli kirleniyor İlerlemek de zorlandığımız yaşamın zeminine bakıyorum da ne çok pislikler var....

Yine Döndüm de Döndüm…

Hiç bilmediğimiz bir zaman diliminde o çok iyi hissettiğim Mevla’mın aşkını ruhuma daha fazla işlemesine...

Erenler Çoğaldı

Son zamanlarda her yerde geçmiş tarihlerde yaşamış erenlerin sözlerinden alıntılarla meram anlatılır olundu. Bir selam...

Sen Hangisinde Rol Alıyorsun?

Geçen akşam sevdiğim bir arkadaşın düğününe az bir zaman katıldım. Öyle durup seyretmek hoşuma gidiyor...