Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Yaraya Tuz Basmak

Şükrü TOPRAK

07 Aralık 2010 00:04

Yorum Yapılmamış

Yaraya tuz basmak nasıl bir şey diye merak edenler olabilir. Nasıl olduğunu anlamak için yaşamak gerekir. Böyle bir olay yaşanmasa dahi, yaranın üzerine konulan tuzun ne kadar acı vereceği tahminlerden kaçmaz.  Acıyı ise ancak çekenler bilir.

Bugünlerde, kadınlara uygulanan şiddet gündemdedir. Bence çok önemli bir konudur. Bu konunun çözülmesi şarttır. Ancak, nasıl çözülecek, çözülmesi zor ve zamana ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Zor dedim. Neden zor? Zor çünkü şiddeti uygulayan insanlar genel itibari ile eğitimden yoksun, halk arasında söylenen deyimle cahil olan kesimdir.

Cahil bir insanın eğitilmesi çokta kolay olmasa gerek. Genel itibari ile şiddet gören kadınlarımız kırsal alanlarda ve ücra köşelerde yaşayanlardan oluşmaktadır. Kadına halen ikinci sınıf vatandaş gibi bakanların sayısını küçümsememek lazım.

Kadına yapılan şiddet cahiliye döneminden kalma bir gelenek gibi devam edip gidiyor. Malum cahiliye döneminde kız çocuğu olan babalar utanç duyar ve üç-beş yaşlarına gelince diri diri toprağa gömerlermiş. Bu ne büyük vahşet. Şiddete maruz kalan kadınlarda aynı vahşeti yaşamaktadırlar.

Kadınlara neden şiddet uygulanıyor, bunu araştırmak gerekir. Bana göre yüzde elli-altmışı kadınların güçsüzlüğünden ve kadının arkasında koruyucusu olmadığındandır. Asıl neden ise şiddeti uygulayan erkeğin acizliğinden kaynaklanmaktadır.

İslamiyet’in doğuşu ile kadınlara yapılan şiddet azalmaya başlamış ve kadın olması gereken yerde konumunu almıştır. Kadın anadır, kadın bacıdır. Peygamberleride kadın doğurmuştur. Onun içindir ki Cennet anaların ayağı altındadır denilerek kadına önem verildiği vurgulanmaktadır.

Konu kadın ve kadına yapılan şiddetten açılmış iken, yapılan şiddetinde ne olduğuna bakmak lazım. Bugün sadece erkeklerin eşlerine fiili harekette bulunmasını şiddet olarak algılıyoruz ve üzerinde durulan konuda bu, elbette ki çok önemli bir konu, şiddetin her türlüsünün karşısındayız ve şiddet uygulayanları şiddetle kınıyoruz.

Üzerinde durulması gereken başka bir konuda, kadınlar ve kızlara yapılan cinsel tacizler, ayrıca onların başörtülerine el uzatılarak reva görülen insanlık dışı uygulamaları da aynı kategoride değerlendirmek lazım. Başörtüsü yüzünden eğitim hakları ellerinden alınan kızlara yapılan şiddet ve zulüm değilmidir?

Yirminci yüzyılda halen kadının başıyla, giyimi kuşamı ile uğraşan zihniyete ben söyleyecek bir söz bulamıyorum. Bırakın herkes inandığı gibi yaşasın. Başı açık gezen bir kadına veya kıza nasıl müdahale edilmiyor ise, başı kapalı kız ve kadına da müdahale edilmesin. Böyle bir zulmü kadına ve kıza reva gören zihniyetteki kişiler Allaha vereceği hesaba hazırlansınlar. Çünkü Allahın azabı çok şiddetlidir.

Kadın anamızdır, kadın bacımız

Onlar bizim başımızda tacımız

Zulüm kalksın dinsin artık acımız

Baskıya, şiddete, zulüme hayır

ŞÜKRANİ

Okunma Sayısı: 78
Kategori: Şükrü TOPRAK

Yazarın Diğer Yazıları

Neden Beğendiğinizi Alıkoymadınız

İkinci Murat bir gün ava giderken yolda Torlak adını taşıyan güruhtan birkaç derviş karşısına çıkıp:...

Ah Süleyman Sen Kendini Kurtarmışsın

Kanuni Sultan Süleyman:”Şu çekmecemi benimle birlikte mezara defnedin” diye vasiyette bulundu. Ölünce vasiyetinin yerine getirilmesi...

Yüzsuyu İle Değirmen Dönmez ya

Üçüncü Selim ricalinde hoca Neşet ihtiyaç sahiplerine yardım eder, büyüklere müracaat suretiyle de fakirlerin işlerini...

Kaynanamın Meğer Ben Kadrini Bilememişim

Eski şairlerden Abdi karısı ile bir türlü geçinemez boyuna kavga ederdi gene böyle bir gün...

Şimdi Nasıl Bildin

Vaktiyle iki adam, bir hâkimin huzuruna gelirler, biri diğerini göstererek; “Ben falan bostanda bir ağaç...