Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Ülkemizdeki Dernekçilik


15 Eylül 2011 00:00

Yorum Yapılmamış

Ülkemizde kurulmuş dernek sayısı 226.434 tanedir. Faal dernek sayısı 88.777 tanedir. Fesih dernek sayısı 137.657 dir. Görüldüğü gibi dernekçiliği çok seven ama beceremeyen bir toplumuz. İllere göre dernek sayısı da az değil. Ona da birkaç örnek vereyim. İstanbul 17.863 tane dernek, İzmir 4867 tane dernek, Ankara 8445 tane dernek, Kars 249 tane dernek, Mersin 1613 tane dernek, Manisa 1406 tane dernek var. 23.11.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5253 sayılı Dernekler Kanununun 2. maddesinde derneğin tanımı; ” Dernek: Kazanç paylaşma dışında, kanunlarla yasaklanmamış belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere, en az yedi gerçek veya tüzel kişinin, bilgi ve çalışmalarını sürekli olarak birleştirmek suretiyle oluşturdukları tüzel kişiliğe sahip kişi topluluklarını” olarak yapılmıştır.  Kaynak : www.dernekler.gov.tr

Ülkemizde dernekler kötüye kullanılıyor mu ? Bu konuda maalesef çok miktarda kötü örnek var diyoruz. Kanarya sevenler adı altında dernek kurup dernekte bütün gün bira içip kumar oynayanlar az değil. Engellilerin istismar edildiği, derneğe yardım toplayıp cep dolduran uyanıklar da yok değil. Devletimizin dernekler üzerinde sıkı kontrol ve takibini devam ettirmesi kaçınılmaz bir zorunluluktur ayrıca işini doğru yapan derneklerinde takdir görmeleri en doğal haklarıdır.

Dernek tarifini iyi okuduğunuzda şu görülüyor. 1- Kazanç, kar amacı gütmeyecek. Zaten kar amaçlı kurulsa ona şirket denirdi.  2- Kanunlara aykırı işler dönmeyecek. Yani siz uyuşturucuyla mücadele derneği kurabilirsiniz fakat uyuşturucu sevenler derneği kuramazsınız.  Veya rüşvet severler derneği kuramazsınız.

Yukarıda istatistik sayılara bakınca görülüyor ki, dernek kurmayı seviyor fakat sonrasında işi yönetemiyoruz. Sanırım takım çalışması anlayışı ruhumuzda  eksik. Oyunu kuralına göre oynamasını bilmiyor ya da sevmiyoruz. Dernekçilik asla ve asla MODERN DİLENCİLİK değildir. Sadece derneğin standart giderleri kira,elektrik,su,telefon,internet,araç,tamir,bakım vs. gibi giderlerin üyelerce aidat adı altında paylaşılması vardır. Dernek dilencilik yapmaz sadece bağış alır ve o bağışı usulüne uygun olarak o bağışı hak sahibine hediye eder. Dernek araçlarını kendi özel işlerine kullanan dernek yöneticisi de çoktur. Derneği imtiyaz aracı olarak kullanıp kendisine ve çevresine maddi makam ve siyasi çıkar istismarı yapanlar da çoktur.Siyasi istismar konusunda dernekler sendikalar kadar hoyrat olmasa da her ikisi de istismar bataklığında ön sıradadır.

İnternet bu konuda bilgi ve tecrübe paylaşımının bedava kullanımında çok faydalı olmuştur. Toplumumuzda sosyal paylaşım sorumluluğu yükseldikçe dernekler büyük faydalar sağlayan saygıyı hak eden yerler olmaya başlayacaktır. Demokrasi sivil toplum kuruluşlarının sağlıklı çalışmasıyla yaşanan bir değerdir. Dernekler, vakıflar, sendikalar, partiler şeffaf temiz oldukça demokrasi filizlenir.

Okunma Sayısı: 72
Kategori: Uğur ÖZALTIN

Yazarın Diğer Yazıları

Kısa Kısa – Gereksiz

Zaman zaman… değil, yeteri zaman aralıklarında duyuyorum. Diyorlar ki “bilişim bölümleri gereksizdir.” Bunu öğretmen de...

Katillik Nerede Başlar

Günümüzün en çetrefil sorusu budur. İnsanı öldürmek nerede cinayettir, nerede haktır, nerede dine vicdana uygun...

Sor Soruyu

Sor soruyu al boruyu yarışmasına hoş geldiniz. Bugün ilk bölümümüzde üç yarışmacı birbirine soru soracak...

Üstün Dökmen Döktürdü

Prof. Dr. Üstün Dökmen bugün Star televizyonunda Melek adlı programda konuktu ve astroloji hakkındaki görüşlerini...

Para Zaafı

Para zaafı yani para için her şeyi yapabilirlik ya da menfaat köleliği günümüzün en çetrefil...