Anadolu’da sıra dışı bir köy… Türkiye’nin en çok ‘nitelikli meslek’ sahibi insanlarının çıktığı yer…
10 Akademisyen, 10 Doktor, 10 Din görevlisi, 10 Avukat, 20 Öğretmen, 30 Mühendis, 2 Pilot ve dahi ünlü Gazeteci, Şair ve yazarları ile onlarca okumuş diğer meslek sahibi insanlarının çıktığı köy… Bunların hepsinin de ortak yönü Bazlambaç kökenli ancak gurbette olmalarıdır.
Adını Oğuz boyu ‘Bazlamaç’ aşiretinden alan ve 16. yüzyılda Erzurum üzerinden gelen 3 aile tarafından kurulmuş bir köydür. Bazlamaç, Osmanlı Arşiv kayıtlarına göre 1900’lü yılların başında ‘Mamure’ olarak geçmekte. Çünkü burada ‘Bazlamaç Medresesi’ vardır ve yılda ortalama 300 ila 350 talebe mezun etmektedir. Ancak 1926 yılında Tekke ve Zaviyeler Kanunu gereği bu Medrese kapatılır.
Bir süre köylü çiftçilikle uğraşmaya başlar…
1968 yılında, Bazlamaç bu defa Kasabalığa terfi ederek adını da ‘Bazlambaç’ olarak günceller ve Belediyesi, Postanesi, Hastanesi, Ortaokulu ile tıpkı bir zamanlar Medresenin yaydığı ışık gibi yine Kamu kurumlarıyla çevre köylere hizmet üretmeye başlar.
2014 yılına gelindiğinde bu defa 6360 sayılı Kanun gereği, Kasabalıktan Beldeliğe dönüştürülür. Bu yasayla artık köy olup resmi kurumlar kapatılınca Bazlambaç’a olan çevre köylerin ilgisi de azalır ve adeta köy kendi kaderine terkedilir.
Bazlambaç, Yozgat ilinin en geniş arazisine, 2 doğa harikası yaylasına ve kıyısından güldür güldür akan ırmağına rağmen ekim alanlarının miras yoluyla bölüne gelmesiyle küçülmüş, böylece çiftçilik yapılamaz hale gelir…
Dolayısıyla ‘Bu mahsulle Anam-babam ancak geçinebilir!’ diye düşünen genç nesil, yatak-yorganı yüklenip gurbettin yolunu tutar.
İşte gurbete çıkan o nesil, dişiyle-tırnağıyla çalışıp bir taraftan işini-aşını kazanırken, diğer taraftan da çocuklarını okutarak onların nitelikli meslek sahibi olmalarını sağlar…
Mart 2026 yılında Mehmet Ballı imzasıyla çıkan ‘BAZLAMBAÇ HİKAYELERİ’ Kültür kitabı, Bazlambaç’ın geçmişine ışık tutmakta. Bazlambaç ve Yöresinin Doğasını, Tarihini ve Kültürel değerlerini kaleme aldığı bu kitap; özelde Bazlambaç’ı, yerelde Yozgat’ı, genelde tüm Anadolu’nun kültürel değerlerini anlatmakta. Jeopolitik Konum, Sosyo-Ekonomik Yaşam, Kültür ve Sanatı, Gelenek ve Görenekleri, Yöresel Ağız ve Konuşma dilini, Yöresel Yemekleri, Kaybolan Zanaatları, Yaşanmış Gerçek Hikayeleri, Ağıt ve Şiirleri, Sivil Topluk Kuruluşları, Röportajları ve Yöresel Sözlüğü gibi konu başlıklarıyla geleneksel kültürel mirasın kayıt altına alınmasına dair kendi alanında teknik açıdan örnek teşkil eden bir çalışmadır. Türk Kültür hayatına hayırlı uğurlu olsun…














