Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Türk Tarihinde Mehteran

Anıl YÜCEL

03 Şubat 2009 01:01

1 Yorum

Tarihimizle gurur duyacağımız pek çok özelliğimiz vardır, bunlardan biri’de hiç şüphesiz Yeniçeriler tarafından kurulmuş olan ünlü Mehteran takımıdır.Mehter marşı denildiğinde akla gelen ilk şey kesinlikle Mehteranın simgesi haline gelmiş ünlü ”ceddin deden” marşıdır. Bu belki de Osmanlı’daki en gaza getirici, Mehteran takımını en iyi şekilde özetleyen hatta Osmanlı hakkında duyduğumuz en popüler marş olarak da bilinir.

Ancak gelin şimdi biraz işin gerçek boyutuna göz atalım: Ne yazık ki çocukluğumuzdan itibaren yıllarca her Mehteran takımını gördüğümüzde hemen dinlemek istediğimiz ve her seferinde severek, beğenerek dinlediğimiz, izlediğimiz ”ceddin deden, hep kahraman Türk milleti” dizelerinin yer aldığı, hüseyni makamında söylenen bu güzelim marş, aslınla Osmanlı döneminde hiç zaman yer almamış ve hatta hiç söylenmemiştir. Fakat daha da şaşırtıcı olan bilgi ise bu marşın 1865 doğan ve 1927’de ölen İsmail hakkı bey tarafından bestelenmiş olmasıdır. Yani bu marş öyle Osmanlı’nın kılıçla, kalkanla savaştığı bir dönemde değil, 1910’larda yükselen Türkçülük dalgasının etkisiyle Osmanlı’nın son dönemlerinde yazıldığıdır.

Bugünkü pek çok Avrupa ülkesi Osmanlı’daki bu bando’dan etkilenerek kendilerine askeri bando’lar kurmaya başlamıştır. Öyle ki Osmanlı bandosunun etkileyiciliği ve savaşlarda gösterdiği performanslar tüm Avrupa ülkelerini hayran bırakmıştır. Ne yazık ki İkinci Mahmut döneminde Mehteran takımı dönemin siyasi nedenlerin ötürü yeniçerilerle birlikte tamamen ortadan kaldırılmıştır. Ta ki 1914 yılında Enver paşa’nın emriyle tekrar kurulana kadar. Ancak bu dönemlerde bile ikinci Mahmut kaldırdığı mehteran takımının eksikliğini büyük oranda hisseder ve yerine ‘’Mızıka-yu Hümâyûn’’ adlı bir askeri mızıka kurulur, ancak tarihte bu mızıka, mehteran takımı kadar adından söz ettiremez.

Bugün dünya da ilk askeri bando olarak kabul edilen mehteran takımı, Türk kahramanlığının ve onun çağdaş, evrensel boyutlara ulaşmış anlayışının günümüzde ki görkemli bir anıtıdır. Osmanlı’nın viyana kapılarına dayanması bu marş eşliğinde gerçekleşmiş ve hatta Viyana kapılarında sesimizi duyan dünyaca ünlü müzisyen Wolfgang Amadeus Mozart’da bu marş’dan etkilenerek ‘’Rondo alla turca’’yı diğer bir deyişle ünlü ”Türk Marşı”nı yazmıştır.

Tabi ki bütün bunları başarmak ve tarih boyunca Avrupa devletlerini müziğiyle ve yaptıklarıyla etkilemiş bir devletin torunları olmak gurur vericidir. Mehter takımı da besteleriyle ve eserleriyle kim olduğumuzu unutmamamız için hala vardır ve gelecekte de var olacaktır.

Okunma Sayısı: 179
Kategori: Anıl YÜCEL

Yazarın Diğer Yazıları

Türkiye’deki Duyarsızlaşma

Son zamanlar da Türkiye’de gözlemlediğim ve gittikçe artan bir sendrom haline geldi toplumsal duyarsızlık. En...

Makyevelist Siyaset

Faşizm’in kurucusu olan İtalya, gelecekte faşizm gibi bir ideolojiyi kuracağının kehanetini yıllar önce içinde barındırdığı...

Sivas Ellerinde Sazım Yakılır!!

Hızır Paşa gibi Zalim var ise, Ne yapayım benim de bir ahım var. Senin tuğlu...

Ertelenen Hayaller… –

Hayat, biz gelecek için planlar kurduğumuz sırada başımızdan geçen olayların kendisidir.  Ertelenen hayallere sattığımız an’lardan...

Ölmeden Evvel Ölünüz!

Hiçbir şeyin zıddının yokluğunda var olanı da bilemezsiniz. Hayat, ölüm karşısında değer kazanır ve insanlar...

Yazıya Yapılan Yorumlar

  1. barış dedi ki:

    bilmiyordum, gerçektende bilgilendirici çok hoş bir yazı olmuş.