Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Perşembe, Mart 26, 2026
  • Giriş Yap
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Anasayfa Ekonomi

Trakya – Güney Marmara – Kuzey Ege Sürdürülebilir Kalkınma Modeli

Emin ORHAN Yazar Emin ORHAN
26 Mart 2026
Ekonomi, Emin ORHAN, Tarım, Turizm
0
Trakya – Güney Marmara – Kuzey Ege Sürdürülebilir Kalkınma Modeli
400
Paylaşma
5k
Görüntülenme
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Trakya – Güney Marmara – Kuzey Ege Sürdürülebilir Kalkınma Modeli

Türkiye İçin Bütüncül Bir Bölgesel Planlama Yaklaşımı

Özet

Bu çalışma, Türkiye’nin batı coğrafyasında yer alan Trakya, Güney Marmara ve Kuzey Ege bölgelerini kapsayan bütüncül bir kalkınma modelini ortaya koymaktadır. Model, klasik büyüme paradigmasının ötesine geçerek; üretim temelli, doğayla uyumlu, çok merkezli ve dengeli bir yerleşim sistemini esas almaktadır. Bu bağlamda, tarım, sanayi, lojistik, turizm ve biyoteknoloji gibi alanların entegrasyonu ile bölgesel kalkınmanın sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması hedeflenmektedir.

Önerilen yaklaşım, mega kentleşmeye karşı alternatif olarak geliştirilen “poli-merkezli yeşil şehirler sistemi” ile, 50.000 – 300.000 nüfus aralığında planlanan kentler, güçlü kırsal yapılar ve yeşil koridorlar üzerinden yeni bir ekonomik coğrafya inşa etmeyi amaçlamaktadır. Bu model, Türkiye’nin ekonomik bağımsızlığını güçlendirecek, bölgesel eşitsizlikleri azaltacak ve üretim kapasitesini artıracak stratejik bir yol haritası sunmaktadır.

1.Giriş: Yeni Bir Kalkınma Paradigmasına İhtiyaç

Türkiye, son 50 yılda hızlı kentleşme ve büyüme süreçleri yaşamış, ancak bu süreç çoğunlukla plansız genişleme ve mega kent bağımlılığı üzerinden şekillenmiştir. Özellikle İstanbul merkezli ekonomik yapı, ülkenin üretim ve lojistik dengesini bozmuş, kırsal alanların zayıflamasına ve tarımsal üretimin gerilemesine neden olmuştur.

Bu bağlamda, yeni bir kalkınma yaklaşımı kaçınılmazdır. Bu yaklaşımın temelinde şu unsurlar yer almalıdır:

Üretim odaklı ekonomik model.

Tarım, sanayi ve teknolojinin entegrasyonu

Doğal kaynakların korunması.

Çok merkezli yerleşim sistemi. Lineer kentleşme.

Bölgesel dengelerin güçlendirilmesi.

Bu çalışma, söz konusu ihtiyaçlara cevap verecek şekilde, Batı Anadolu ve Trakya’nın planlı, sürdürülebilir kalkınmasının Türkiye’nin ilerlemesinde başat olması ve mevcut potansiyellerinin iyileştirilmesi için çok yönlü stratejik bir araştırmadır. Yeni kentlerin kurulması, eski kent dokularının iyileştirilmesi, kendine yeterlilik ve muazzam potansiyellerinin ortaya çıkarılması için bir temel bilgi niteliğinde geleceğe açılan kritik bir çalışmadır.

Stratejik şehirler, birbirine bağlı lojistik yapılanmaları, hem Asya hem de Avrupa hatta Afrika ile entegre bir sistemi kalkınma enstrümanları ile bağlamak gerekliliğini tartışmaya açıyoruz. Planlı kalkınma, yeni nesil şehircilik ve coğrafyanın değer haline getirilmesi için muazzam potansiyeli ortaya çıkarma amacımız var.

2. Modelin Temel İlkeleri

Önerilen kalkınma modelinin temel ilkeleri şu şekilde özetlenebilir:

2.1. Poli-Merkezli Yerleşim Sistemi

Model, tek merkezli büyüme yerine, birbirine bağlı çok sayıda orta ölçekli şehirden oluşan bir sistem önerir. Bu şehirler:

50.000 – 500.000 nüfus aralığında, 10–40 km mesafelerle konumlanmış, aralarında tarım, orman ve su havzaları bulunan bir yapıya sahiptir.

Bu sistem, hem ulaşım maliyetlerini azaltmakta hem de yaşam kalitesini artırmaktadır. Çevre ile iç içe, yerel erişimlere açık, tarımı ve hayvancılığı, bağ, bahçeciliği ile kendine yetebilen bir ekosistem.

2.2. Yeşil Kuşak ve Tarım Koridorları

Şehirler arasında yer alan alanlar: Tarım arazileri, Orman alanları, Meralar, Su kaynakları olarak korunur. Bu alanlar yalnızca üretim değil, aynı zamanda ekolojik denge açısından da kritik öneme sahiptir.

2.3. Üretim Temelli Ekonomi

Modelin merkezinde üretim vardır. Bu üretim: Tarımsal üretim, Endüstriyel üretim, Biyoteknolojik üretim, Enerji üretimi gibi farklı alanlarda çeşitlendirilmiştir. Bütüncül bir ekonomik bakışın sahada uygulanması.

3. Trakya Bölgesi: Tarım ve Lojistik Süper Güç

Trakya, modelin temelini oluşturan bölgedir. Coğrafi konumu, verimli toprakları ve Avrupa’ya yakınlığı sayesinde stratejik bir üretim havzasıdır.

3.1. Tarım Kapasitesi

Trakya’da: Buğday, Ayçiçeği, Hayvancılık gibi alanlarda yüksek verimlilik sağlanabilir. Bu nedenle bölge, Türkiye’nin gıda güvenliği merkezi olarak konumlandırılmalıdır.

3.2. Lojistik Altyapı

Trakya’da kurulacak demiryolu ve liman sistemi: Karadeniz (Kıyıköy),Marmara (Tekirdağ),ve Ege bağlantısı Saroz körfezinde kurulacak ve genişletecek limanlarla bölge üzerinden çok yönlü bir ticaret ağı oluşturacaktır.

3.3. Lineer Şehir Modeli

Doğudan Batıya İstanbul Edirne hattında olan kentleşmeler, çarpıklıktan uzaklaşıp, kendi ruhuna uygun ve üretim çeşitlendirmeleri, uzmanlaşmaları ile Türkiye ekonomisine fayda getirmeye devam edecekler. Ama, uzun vadeli perspektiflerle bakılınca ara boşlukların doldurulması gerekmektedir. Karadeniz, Marmara ve Ege Denizinin bir hat olarak yeni kent dokularına ihtiyacı var. Bizde her şehrin uzmanlaşacağı işleri önermesek bile lineer şehirlerin kurulması konusunda bir kaç örnekleme ile geleceğe ışık tutmak istiyoruz. Istranca dağlarının hemen eteğinde Pınarhisar Kırklareli ilçesinin, bölgedeki yakın köylere parçalı yerleşim ile tarım alanlarının korunarak , düşük yoğunlukla, Türkiye’nin bilim, araştırma ve geliştirme, inovasyon üssü bir kent olması planlanmalıdır. Trakya’nın orta sahası olarak Muratlı- Lüleburgaz arası kara lojistik üssü, depolama, transfer hattı olarak mikro bir karayolu, demiryolu bağlantısı ile hangarları olan, bir üs kurulmalıdır. Bu hem malların stoklanması, korunması hem de Trakya ve İstanbul için gereken ürünlerin burada saklanması için gereken bir yer olacaktır. Yüksek katma değerli sanayi ( kimya, kozmetik, biyoteknoloji, ilaç gibi işlerin bir arada olacağı ) Çorlu ile Tekirdağ arası yeşil ve sürdürülebilir yaşam şehri kurulmalıdır. Bu şehir Karaevli, Husunlu, Çevrimkaya, Maksutlu, Yenice köy öbeklerinin olduğu alanda kurulabilir.

Rastgele şehir elbette kurulamaz. Ama, biz sadece gelecek için geri dönüşü olmayan bir geleceğin bir vizyonla anlatılmasına çabalıyoruz. Elbette tarım dışı alanlar, su yollarının korunması, rüzgar ve iklimin belirleyiciliği bir kentin kurgulanmasında çok önemlidir. Avantajları ve dezavantajları düşünülmeden, yerleşim konforu sağlanamaz. Toprak ve su dengesi hassas konudur. Longozlar, yer altı suları, taşkınlar düşünülmeden yerleşim kültürünü anlamadan ve insanları değerli topraktan uzaklaştıran hiçbir kent dokusu doğru plan olamaz. Olsa olsa ekolojik felaket olur. Trakya insanı dağınık yerleşir. Köy, kasaba ve şehir dengesi güçlü olmak zorundadır. İstanbul gibi yoğunluk sosyal kabul görmez. Büyük kentlere değil üretim yapan merkezlere ve yayılmış sosyal donatılara, iyi lojistik ayaklarına ihtiyaç vardır. Trakya için dağıtık şehir ( Network city) 50.000 ile 300.000 arasındaki şehirleşmeler hem tarım alanlarını korur, hem de yeşil kuşaklar ile birbirinden ayrılarak kendilerine has dokular geliştirebilir. Küçük ama değerli şehirler üretim gücü ile belirleşecektir. Trakya, köy, kasaba, şehirler ile tespih taneleri gibi birbirine zincirlenerek koridor oluştururlar. Toprağın korunması, nüfusun optimum dağıtılması ve üretimle entegre şehirler kurulması Trakya halkının yaşam alışkanlıkları ve kendine yeter tarım, hayvancılık gibi işlerinin devamını kolaylaştıracaktır. Mevsimsel dereler, sel riskleri hesaba katılmadan, topografyayı bilmeden, ve tarımı öldürerek kent dokusu kuramazsınız. Kentlerin amacı, bilim ile teknoloji birleşsin ve kaynaklar yüksek katma değerli ürün haline gelsindir. Tarım ve yerleşim dengesi ile avantajlı bölgeleri bulmak ülke politik belirleyicilerin ve kamu bürokrasisinin işidir. Saha analizi gelecek nesillerin başarabileceği politika olsun. Biz vizyon çiziyoruz.

Tarımsal üretim merkezi olarak Tekirdağ- Çınaraltı, Şalgamlı köylerine yakın bir bölgede yeni bir kent kurulmalıdır. Tekirdağ’ın, Balabancık, Emirali, Sağlamtaş köylerinin olduğu yerde ise yepyeni bir sanayi bölgesi oluşturulmalıdır.Gelibolu’ya bağlı, Adilhan, Kalealtı, Şadıllı ve Süleymaniye köylerinin olduğu bölgede Türkiye’nin en batıdaki önemli bir yeni limanı olacak Saroz Körfez limanının kentleşme alanı olmalıdır. Gelibolu ilçe merkezi büyümeli ve özellikle yeniden denizcilik faaliyetlerine geri dönmelidir.

4. Güney Marmara: Sanayi ve Geçiş Bölgesi

Güney Marmara, üretim ve lojistik açısından modelin omurgasını oluşturur.

4.1. Sanayi Gelişimi: Biga, Bandırma ve çevresi. Ağır sanayi

Gıda işleme, Lojistik merkezler için uygun alanlardır. Bu bölgede Çan ile Bayramiç arasına güçlü bir sanayi kenti kurulabilir.

4.2. Ulaşım Koridorları

Bu bölge, Güney Marmara’dan İç Anadolu’ya uzanan ana koridorun merkezidir.Model yalnızca batı bölgeleriyle sınırlı değildir. İç Anadolu’ya uzanan koridorlar: Lapsekiden başlayan ve Konya- Afyon Emirdağ’a kadar ulaşacak yol, İstanbul üzerinden geçen yolların yoğunluğunu azaltacaktır. Lapseki’den Bandırma’ya kadar olan yol çift şeritli ayrılmış yoldur. Üç şeritli olmaya uygundur. Bu bölgedeki yol eğer cep giriş ve çıkışları ve bazı yerlerde tünel, üst geçit ve kent içlerine girmeden çevre yolları haline getirilirse hem verimli, hem de ekonomik çözüm olur. Bu hattın demiryoluna da ihtiyacı vardır. Biga’dan Çan. Bayramiç ve Ezine’ye ve Çan’dan Balya-Balıkesir’e yeni yollar ve genişletme yol çalışmaları ülkemizin gelişmesine çok etki edecektir. Güney Marmara yol kuşağı Lapseki’den başlar. Uludağ’ın güneyinden Tavşanlı, Emirdağ, Kulu, Yunak üzerinden Anadolu’nun üretim kapasitesini denize bağlar.

Bölgenin Marmara Denizini bir su yolu haline getirmesi gerekmektedir. Küçük teknelerin yanaşabilmesi, meyve sebzelerin taşınması için küçük doklar ve küçük tekneler çok canlı bir şekilde yük taşımacılığı yapmalıdır. Karayolu üzerindeki baskıyı azaltmak ve daha fazla tonaj taşımak için Marmara Denizi bir yol gibi düşünülmek zorundadır. Yük ve yolcu taşımacılığını birlikte sağlayan hibrit sistemler kurulmalıdır.

Modelin başarısı güçlü altyapıya bağlıdır

4.3. Tarım ve Zeytincilik

Bölge: Zeytin, Üzüm, Meyvecilik açısından güçlüdür. Bölgenin lineer kentleşmesi ve yerleşimlerinin canlanması neticesi kendine yeterliliği ile diğer bölgelere yeni deniz, kara, hava ve demiryolu taşımacılığı ile daha fazla ürün satacağına inanıyoruz.

4.4. Turizm Modeli

Turizm: Küçük ölçekli. Doğa ile uyumlu. Yerel ekonomiyi destekleyen

bir yapıda geliştirilmelidir.

4.5. Biyoteknoloji, İlaç, kimya ve Kozmetik

Çanakkale bölgesi: Endemik bitkiler, Kozmetik hammaddeleri

üzerinden yüksek katma değer üretim merkezi olabilir.

Kuzey Ege Bölgesi. Unutulmadan kazanca dönüş.

Kuzey Ege Bölgesi, İzmir’in kuzeyinden başlayıp Balıkesir içine kadar olan Batı Anadolu’yu kapsar. Bölge, daha fazla hayvancılık ve tarımın iyileştirilmesinden, sanayinin değerli ürünler üretmesine imkan verecek bir dizi iyileştirmeye ihtiyaç duyar.

5.1. Sanayileşme 

Sahilden daha içerilerde sanayi kentleri kurulmalıdır. Özellikle Bigadiç ve Sındırgı sanayileşme için seçilecek alanlardır. Bergama’nın doğu yönünde genişlemesi ve tarihi yüksek medeniyetini sağlayan geçmişine sanayi ile yeniden kavuşması gerekmektedir.

5.2.Tarım ve Seracılık

Kuzey Ege’de termal suların tarımda kullanılması gerekmektedir. Özellikle Çiğli Serbest Bölgeden başlayıp Gediz Nehri Deltasında asla yapılaşmaya izin verilmemelidir. Gediz Deltası, Türkiye’nin en iyi seracılık yapılabilecek alanlarından biri olmasına rağmen kötü tarım denemeleri dışında verimini iyi kullanamamaktadır. Gediz Deltası, seracılık OSB olarak ilan edilmelidir.

5.3.Turizm

Kuzey Ege ve Marmara bölgeleri turizm dönemi Akdeniz’e göre kısadır. Bu bölgede yerel küçük işletmeler olmalı. Pansiyon hizmetleri teşvik edilmelidir.

6. Kırsal Kalkınma ve Köylerin Yeniden Doğuşu

Modelin en kritik bileşeni kırsal kalkınmadır.

6.1 Modern Köy Modeli

Köyler: 2.000 – 10.000 nüfus

Dijital altyapı, Kooperatif sistemi ile güçlendirilmelidir.

6.2 Genç Nüfusun Geri Dönüşü ve cazibe merkezi olma.

Tarım ve teknoloji entegrasyonu sayesinde genç nüfusun kırsala dönüşü sağlanabilir.

7. Serbest Şehirler ve Özel Ekonomik Alanlar

Model kapsamında Çanakkale’de bir serbest şehir kurulmalıdır.

Bu şehir: Vergi avantajları, AR-GE teşvikleri, Uluslararası yatırım çekme kapasitesi ile ekonomik dinamizmi artıracaktır.

8. Dijital Altyapı

Fiber internet ve veri altyapısı tüm bölgeye yayılmalıdır.

9.Ekolojik Denge ve Yerleşim Disiplini

Bu modelin temel ilkesi açıktır: Toprağı yok ederek kalkınma sağlanamaz. Bu anlayış doğrultusunda yerleşim politikaları; doğal dengeyi koruyan, bilimsel veriye dayanan ve uzun vadeli sürdürülebilirliği esas alan bir disiplin içinde ele alınmalıdır. Su havzalarının korunması, taşkın alanların yapılaşmaya kapatılması, longoz ekosistemlerinin ve yer altı su dengesinin gözetilmesi bu yaklaşımın vazgeçilmez unsurlarıdır. Ayrıca iklim ve rüzgâr analizleri yapılmadan hiçbir yerleşim kararı alınmamalıdır.

Doğayla uyumsuz, plansız ve kısa vadeli yaklaşımlar; şehir değil, geri dönüşü zor ekolojik tahribat üretir. Bu nedenle kalkınma, doğayla çatışan değil, onunla birlikte ilerleyen bir anlayış üzerine inşa edilmelidir.

10. Ekonomik Etki ve Sonuçlar

Bu modelin uygulanması halinde:

Bölgesel kalkınma hızlanır

İstanbul’a bağımlılık azalır

Tarım ve sanayi dengelenir

İhracat artar

11.Sonuç: Türkiye İçin Yeni Bir Mekânsal Medeniyet Tasavvuru

Bu model, yalnızca bir şehircilik yaklaşımı değil; Türkiye’nin ekonomik, sosyal ve çevresel geleceğini bütüncül bir perspektifle ele alan stratejik bir kalkınma vizyonudur. Temel amaç; üretim odaklı büyümeyi esas alan, bölgesel dengeleri güçlendiren ve doğal kaynakları koruyan sürdürülebilir bir mekânsal düzenin inşasıdır. Bu kapsamda model; ekonomik dönüşüm, sosyal adalet, ekolojik denge ve yüksek katma değerli üretimi entegre bir yapıda bir araya getirmektedir.

Türkiye’nin kalkınma sürecinde karşı karşıya olduğu temel sorunlar; aşırı yoğunlaşma, plansız kentleşme ve üretimden uzaklaşmadır. Bu model, söz konusu sorunlara karşı; çok merkezli yerleşim sistemi, güçlü kırsal kalkınma politikaları, entegre lojistik altyapı ve teknoloji temelli üretim yaklaşımı ile kalıcı ve uygulanabilir çözümler sunmaktadır.

Bu doğrultuda Türkiye’nin geleceği; kontrolsüz betonlaşma ve mega kentleşme eğilimlerinde değil, üretimi merkeze alan, bölgesel dengeyi gözeten ve doğayla uyumlu bir kalkınma anlayışıyla şekillenecektir. Kamu, özel sektör ve yerel yönetimlerin eşgüdümü ile hayata geçirilecek bu vizyon; ekonomik büyümeyi, toplumsal refahı ve çevresel sürdürülebilirliği birlikte güvence altına alan yeni bir medeniyet perspektifi ortaya koymaktadır.

Bu çalışma, yalnızca bir kalkınma planı değil; aynı zamanda Türkiye’nin mekânsal, ekonomik ve toplumsal geleceğini tanımlayan bir medeniyet tasarımıdır. Önerilen model; doğa ile uyumlu, üretim odaklı ve insan ölçekli bir yaşam sistemine dayanmaktadır.

Sonuç olarak:

“Şehirler büyümez, çoğalır. Toprak korunur, üretim artar. Kalkınma, doğayla birlikte gerçekleşir.”

Bu yaklaşım, Türkiye’nin geleceği için güçlü, dengeli ve sürdürülebilir bir yol haritası sunmaktadır.

Paylaş
Etiketler: ar-ge teşvikleribiyoteknolojiekolojik dengeekonomik dönüşümilaçkimyaklasik büyüme paradigmasıkozmetikSosyal adaletstratejik şehirlerVergi Avantajları
Önceki Yazı

Kar Tanelerinin Yorgunluğu

Sonraki Yazı

Kıtlıktan Zirveye: Türkiye’nin Büyük Yükselişi

Emin ORHAN

Emin ORHAN

İlişkili Yazılar

Kimse Türkiye’yi Test Etmesin
Ekonomi

Kıtlıktan Zirveye: Türkiye’nin Büyük Yükselişi

26 Mart 2026
5k
Aktüel

Kurnaz-Keriz

25 Mart 2026
5k
Kimse Türkiye’yi Test Etmesin
İsmail YAMAN

Türkiye Turizmi: Bu İktidar Zamanında Zirvede!

25 Mart 2026
5.1k
Enerjide Parlayan Yıldız: Türkiye!
Ekonomi

Enerjide Parlayan Yıldız: Türkiye!

24 Mart 2026
5.2k
Sonraki Yazı
Kimse Türkiye’yi Test Etmesin

Kıtlıktan Zirveye: Türkiye’nin Büyük Yükselişi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Trendler
  • Yorumlar
  • En son
Aşık Veysel ve Kara Toprak Türküsü Hikayesi

Aşık Veysel ve Kara Toprak Türküsü Hikayesi

22 Mart 2019
Ayak Tabanına Veya Göğüse Vicks Sürmenin Faydası Yok

Ayak Tabanına Veya Göğüse Vicks Sürmenin Faydası Yok

24 Ocak 2016

Yok Saymak

28 Mart 2020

Yıldızname Baktırmak Günah mı…Günah…

09 Haziran 2022

Keltepen’in Taşları /Şu Akkuşun Gürgenleri

18 Nisan 2020

Düz Dara Yâr Düz Dara

23 Mayıs 2020

Tüketicilerin Süt Tozu Dilekçeleri!

97

Fethullah Gülen’e 19 Soru

72

Ayasofya Açılsın Zincirler Kırılsın

70

İslâm Dışı Bir Uygulama: Çocuk Sünneti…

45

Gıda Mühendislerinin Petek Ataman’a Çağrısı

40

Şarkı Sözü Alan Var mı?

39
Kimse Türkiye’yi Test Etmesin

Kıtlıktan Zirveye: Türkiye’nin Büyük Yükselişi

26 Mart 2026
Trakya – Güney Marmara – Kuzey Ege Sürdürülebilir Kalkınma Modeli

Trakya – Güney Marmara – Kuzey Ege Sürdürülebilir Kalkınma Modeli

26 Mart 2026
Kar Tanelerinin Yorgunluğu

Kar Tanelerinin Yorgunluğu

26 Mart 2026

Kurnaz-Keriz

25 Mart 2026
Yine Bahar Gelende

Yine Bahar Gelende

25 Mart 2026
Sıla-i Rahimdeyim ve Gurbet Benim İçimde…

Sıla-i Rahimdeyim ve Gurbet Benim İçimde…

25 Mart 2026

Köşe Yazarları

Türkiye Deprem Haritası

 

Ayın Sözü

Lütfen Duyarlı Olalım!

de, da vb. bağlaçlar ayrı yazılır.

Cümle bitişinde noktalama yapılır. Boşluk bırakılır, yeni cümleye büyük harfle başlanır.

Dilimiz kadar, edebiyatımıza da özen gösterelim.

Arşiv

Sosyal Medya’da Biz

  • Facebook
  • İnstagram
  • Twitter

Entelektüel Künyemiz!

Online Bilgi İletişim, Sanat ve Medya Hizmetleri, (ICAM | Information, Communication, Art and Media Network) Bilgiağı Yayın Grubu bileşeni YAZAR PORTAL, her gün yenilenen güncel yayınıyla birbirinden değerli köşe yazarlarının özgün makalelerini Türk ve dünya kültür mirasına sunmaktan gurur duyar.

Yazar Portal, günlük, çevrimiçi (interaktif) Köşe Yazarı Gazetesi, basın meslek ilkelerini ve genel yayın etik ilkelerini kabul eder.

Yayın Kurulu

Kent Akademisi Dergisi

Kent Akademisi | Kent Kültürü ve Yönetimi Dergisi
Urban Academy | Journal of Urban Culture and Management

Ayın Kitabı

Yazarımız, Sedayi ALTUN’dan,

“Bir Eğitim Yolcusu” adlı güzel bir eser. Yazarımızın eseri, yine bir yazarımız ve Karadeniz Şairler ve Yazarlar Derneği yönetim kurulu üyemizin sahibi olduğu Ateş Yayınlarından çıkmıştır. Kendilerini kutluyoruz.

Gazetemiz TİGAD Üyesidir

YAZAR PORTAL

JENAS

Journal of Environmental and Natural Search

Yayın Referans Lisansı

Creative Commons License
This work is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.

Bilim & Teknoloji

Eğitim & Kültür

Genel Eğitim

Kişisel Gelişim

Çocuk Gelişimi

Anı & Günce

Spor

Kitap İncelemesi

Film & Sinema Eleştirisi

Gezi Yazısı

Öykü Tefrikaları

Roman Tefrikaları

Röportaj

Medya

Edebiyat & Sanat

Sağlık & Beslenme

Ekonomi & Finans

Siyaset & Politika

Genç Kalemler

Magazin

Şiir

Künye

Köşe Yazarları

Yazar Müracatı

Yazar Girişi

Yazar Olma Dilekçesi

Yayın İlkeleri

Yayın Grubumuz

Misyon

Logo

Reklam Tarifesi

Gizlilik Politikası

İletişim

E-Posta

Üye Ol

BİLGİ, İLETİŞİM, SANAT ve MEDYA HİZMETLERİ YAYIN GRUBU

 INFORMATION, COMMUNICATION, ART and MEDIA PUBLISHING GROUP

© ICAM Publishing

Gazetemiz www.yazarportal.com, (Yazarportal) basın meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir.
Yazıların tüm hukuksal hakları yazarlarına aittir. Yazarlarımızın izni olmaksızın, yazılar, hiç bir yerde kaynak gösterilmeksizin kısmen veya tamamen alıntı yapılamaz.

Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta

© 2008 - 2021 Yazar Portal | Türkiye Interaktif Köşe Yazarı Gazetesi

Yeniden Hoşgeldin

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Şifrenimi unuttun?

Parolanızı alın

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap