Bir devir yaşanıyor, geleneklere rağmen bir devir. Bahçe ziraatı dibe vurmuş, ilgi alanından çıkmış ve kendi çalıp kendi oynuyordu.
Kendini beğenmek, yüz akı olmuş. Sosyal alanlar, hızlı değişim gösteriyor ki kabul etmeyenler çıksa da yaşamak zorunda kalıyordu.
Kendine yeterli olma, lükse kaçmama, aşırı harcamayı, refah içinde yaşama zannetmek. Kibir ve israf ekolünde, zaman harcama gibi davranış şekli, insanların yaşantı boyutunu sarstı. İnsanlar milyoner gibi yaşamanın peşine düştü. Bir daire ve bir araba ikbal oldu.
En az iki anahtar, devlet memurunun sembolüydü, uygulanır hale geldi.
Köyler boşaldı, turist gibi ziyaret yapanların sayısı bile azaldı. Köylerde elde edilen ürünlerin kazancı, masraflarını karşılamaz oldu.
İki anahtar sembolü ile başlayan yıkım, dört parmaklı Züleyha ile devam etti. Züleyha iki ev ve iki araba istiyordu. Böylece gençlerin anlayışı, anahtarla simgelendi. Son durum, gezilere katıl ve Rumeli’yi gez, parolasıyla baba ocağına sahip çıkmak oldu.
Başaramadın içine ateş düştü, boşuna kıvranma, bahçeyi dikenlik olmaktan kurtar. Tekkeyi bekleyen çorbayı içer misali, başka şansın kalmadı.
Patikadan fındık ocaklarına baktı. Sert ve solgun yüzlü, yaşlı gözleri ve modern giyimiyle, yere çöktü, oturdu. Yanlış yaptık baba yadigârı toprağımıza sahip çıkacaktık, dedi.
Sepetler farklı büyüklükte, işlevleri ona göre. Fındık çubuğundan yapılma, yük taşımada maharetli. Geleneksel tarımın baş tacı malzeme. Sepet herkesin bilincinde yer etmiş olan fakat unutulmaya yüz tutmuş anılar.
Kendini korutmayan taşıma işlemini sağlayan sepetler örülmez ve artık yapılmaz olmuş. Köylünün bilincinde yer etmiş olsa da onları sahnede görmek mümkün değil artık. Onun yerine “teneke sepetler”, yapılmaya başlanmış.
Mahir ellerin ördüğü, sepetler yok olmuş ve yerini teneke sepetlere bırakmıştı. Teneke sepeti görünce şaşırdım. Kendimi yanına gitmekten alamadım. Yaklaşırken korkulacak bir tuzakmış gibi algıladım. Elimi uzattım, “teneke” dedim.
Yaban fındığı çubuğundan örülen, kaliteli sepetleri de kaybettik.
Köyler kimsesiz, patikalar kapanmış ve yollar oyuncak olmuş. İki arabanın geçtiği yoldan aynı anda yaya yürüyemiyor. Ne güzel yollar değil mi. Yaya giremez, yürüme yapılamaz. Sepetler teneke fındık kendini korutmuyor. İnsanlar boyunlarındaki zinciriyle tutsak.
Küreselcilerin oyuncağı haline getirildik, Allah sonumuzu hayır eylesin.
Hasan TANRIVERDİ























