Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Cumartesi, Ocak 31, 2026
  • Giriş Yap
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Anasayfa Yazarlar Kemal ÖZER

Tavuk Yiyelim mi Yemeyelim mi?

Kemal ÖZER Yazar Kemal ÖZER
18 Kasım 2015
Kemal ÖZER
0
405
Paylaşma
5.1k
Görüntülenme
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Tavuk, Allah (c.c.)’ün kullarına sayısız ikramlarından biri. O üremesi, büyüme ve beslemesi kolay bir canlı. Et ve yumurtasıyla da bir besin ve şifa kaynağı. Gelen rivayetlerden, Hz Peygamber (s.a.v.)’in de tavuk ve yumurta yediğini anlıyoruz.

Bazı yerlerde yarım, bazı yörelerde ise yaklaşık çeyrek asır öncesine dek tavuk endüstriyel üretimi yapılan bir hayvan değildi. Genellikle bağlar ve bahçelerde büyütülürdü. Köylülerin hemen hepsinin evinin önünde kendi halinde dolaşarak yetişirlerdi.Bir canlının oluşması için gerekli her türlü besini içeren yumurta, hem pratik bir yemek, hem besleyiciliği yüksek bir gıda, hem de gelir getiren bir kazanç kapısı idi. Elektrik ve buzdolabının olmadığı zamanlarda insanların taze et ihtiyacını karşılayan, aynı zamanda beklenmedik bir misafir geldiğinde sunulabilecek en pratik ve nitelikli ikramdı.

İbn-i Mace’nin ‘mâşiye’ yani koyun, keçi, sığır ve deve edinme bölümünde, son derece ilginç bir nâkil yer alıyor. Nakil diyorum, çünkü hadis ‘mevzu’ olarak zikredilmekte. Buna rağmen, hem konunun önemi, hem de mânâsının bugün tezahür etmiş olması, rivayeti bir başka boyuta taşıyor. O nâkile göre: Ebu Hureyre (r.a.) anlatıyor: Rasülullah (s.a.v.), zenginlere koyun-keçi edinmelerini emretti ve buyurdu ki: “Zenginlerin tavuk edinmeleri halinde, Allah c.c, köylerin helak olmasına izin verir.” (Sünen-i İbni Mâce Tercemesi ve Şerhi, c.6 s. 356-358)

İbn-i Mace’de bu rivayetle ilgili şu nota yer veriliyor: “Sindî, bu hadisin açıklamasıyla ilgili olarak: Fakirler tavukçulukla geçi­nebilir, besledikleri tavukları ve mahsullerini satmakla kazanç sağlarlar. Zenginler tavuk edindikleri takdirde, kendi tavuk ihtiyaç­larını kendileri gidermiş olur ve haliyle fakirlerden satın almalarına ihtiyaç kalmaz. Bu hâl ise fakirlerin geçim yolunu daraltmış olur. Fakirlerin geçim yolunu tıkamak ise, toplumun helâkine sebe­biyet verebilir. Allah (c.c.) böyle bir toplumun helâkini diler, demiştir.” Hadisin sahihliği konusu bizim meselemiz değil. Ancak bu rivayet, Hadis-i Şerif olmasa bile, mânâ olarak günümüzde tecelli etmiştir.

Zamanımızda köylüler tavuk yetiştirmeyi bırakmış ve yumurtayı dahi şehirden almakta. Artık tavuk ve yumurta büyük çiftliklerde üretiliyor. Yani zenginlerin mesleği hâline gelmiş. Ülkemizde tavuk üreten işletme sayısı 20’yi bile bulmuyor. Yumurta üreticisi bin ya var ya yok. Oysa 100 tavuğu olan bir kişi, aylık asgari ücret kadar gelir elde edebilir. Yani kimseye muhtaç olmaz. Bu ülkenin bile yüzde ondan fazlası işsiz. Mevzuatımız ise bireylerin tavuk yetiştirmesi ve yumurta satmasına izin vermiyor. Küçükleri boğan, büyükleri zengin eden kapitalist bir sistem yani.

Öyle olmasa bile bugünün ticari tavukları, genetik yapısına müdahale edilmiş türler. Türkiye’nin civciv ihtiyacı, Amerika ve Fransa şirketlerince sağlanıyor. İthal etmiyoruz tabi. Onlar gelip genetik yapısına müdahale ettikleri tescilli civcivlerini üretip, tavuk çiftlikleri ve yumurta üreticilerine satıyorlar. Yumurta çiftliklerinde ise horoz yok. Döllemeyi, suni dölleme yani kimyasallarla çözüyorlar. Anlayacağınız tavuk ve yumurta bile fabrikasyon yani sentetik.

Piyasadan aldığınız bir yumurtayı kuluçkaya yatırıp canlı elde edemezsiniz. Bu şer gelişmeler yüzünden, geleneksel tavuk türlerimiz son demlerini yaşıyor. 2005’de ‘kuş gribi’ masalıyla tüm türlerimiz itlaf edildi. Kanatlılar soykırıma tabi tutuldu. Başkalarına bağımlı hâle geldik. Kuş gribi denilen şey, bir oyundu anlayacağınız. O gün konuşanlar hain ilan edildi. Şimdi ise konuşan kalmadı.

Günümüzdeki endüstriyel tavuklar ucuz mu ucuz. Zira helâlliği tartışmalı sentetik kimyasal yemlerle besleniyor hayvanlar. Artık adına ‘piliç’ denilen canlılar, 40 günde kesime gidiyorlar. Hayvanlar toprak ve güneş görmeden, yeşillik yiyemeden kesime gidiyorlar. Kilosu yüksek olması için hormonlarla şişiriliyor. Etleri et, tatları tat değil. Yumurtadan horoz çıkmaması için yumurtaya verilen sentetik östrojen hormonu sayesinde derdimize dert katılıyor.

Bolivya Devlet Başkanı Evo Morales şöyle diyor: “Tavuk yemeyin, erkekliğinizi kaybedersiniz. Tavukları kadın hormonuyla dolduruyorlar. Bu nedenle tavuk yiyen erkekler sorunlar yaşıyorlar. Ayrıca saçları dökülüyor ve kel kalıyorlar!”

Acı ama doğru söylüyor. Tavuklara verilen yemlerin muhtevasını düzenleyen yönetmeliğe göre, katkı maddelerinin listesi 50 sayfadan fazla. Kanserojen folmaldehitler bile yem katkısı olarak kullanılıyor(du). Tavukların hastalanmaması için verilen antibiyotikler ise direkt insana geçiyor. Dinen haram olan kanların yem katkı maddesi olması, hayvansal atıkların yeme dönüşmesi, hormonlar, fıtratla savaş olan genetiği değiştirilmiş mısır ve soyaların yem olarak yedirilmesi ise başlı başına büyük bir dert. Bunlardan elde edilen yumurta ve piliç etleri, sizce de insana şifa olur mu? Yoksa modern zamanlarda içine düştüğümüz dert girdabını mı artırır?

Değil ama farz edelim ki bunlar sağlıklı. Peki, Allah (c.c.)’ün yaratılışta bu canlılara da verdiği tabiî hakların elinden alınması, yani çeşitli zulümlere maruz kalmaları, on binlercesinin 30-100 cm alanda yaşamaya mahkûm olmaları, 20 saatten fazla ışıkla uyanık tutularak zulümle beslenmeleri, yedikleri şeyin onlara dert olması, hızlı büyüyen yırtıcı kuşlarla melezlenerek genetik yapılarına / fıtratlarına müdahale edilmesini nereye koyacağız?

Birileri çıkıp, ‘bunca insanı nasıl doyuracağız‘ diye sorarsa ve bunların da pek çoğunun kendini ‘Müslüman’ olarak tanımlaması konusunda ne diyeceğiz? Bu kimselere ne oluyor ki, Rezzaklığa soyunuyorlar! Gizli Rablik yapmaya kalkıyorlar! Oysa kullardan hiç biri Rezzak olamaz. Hiçbir canlıya hiçbir ihtiyacını veremez, verse de âdil olamaz. Hâlık, Rezzak ve Âdil olan yalnızca Allah iken, bu zavallı Müslümanlara ne oluyor da, mütekebbir ve hadsiz batılılarla aynı dili kullanıyorlar? Hâşâ, Allah (c.c.) insanın sayısının bu kadar artacağını hesaplamamış mı? Artan insanı beslemek, bu zalim kullara mı düştü? Bu ne cüret? Bu ne hadsizlik?

Ahir kelam… Kim onlara ‘helâl sertifika‘ verirse vesin, dileyen diyebilir ama biz günümüz piliç/tavuk ve konvansiyonel yumurtalarını yemiyoruz ve kimseye de yiyin diyemiyoruz. Burada zikretmediklerimizde dâhil bunca şer ve hileyi bildikten sonra, insanlara gönül rahatlığı ile yiyin demek hesabı güç bir vebaldir. Hesap gününün şiddetinden korkarız. Artan kısırlığı da hesaba kattığınız da, nasıl bir oyunla karşı karşıya kaldığımızı görüyorsunuz değil mi?

Paylaş
Etiketler: büyüme ve beslemesipratik bir yemek
Önceki Yazı

O Bina İzmir’in Olsun

Sonraki Yazı

Allah İnsanlığın Yardımcısı Olsun!

Kemal ÖZER

Kemal ÖZER

İlişkili Yazılar

Kemal ÖZER

Hoşça kalın, Allah’a Ismarladık

02 Şubat 2021
5k
Kemal ÖZER

Ya Şimdi Yahut Bir Asır Daha Esarete Devam

17 Ağustos 2020
5k
Kemal ÖZER

‘İlaç’ Savaş ve Suç Ürünüdür

14 Mayıs 2020
5k
Kemal ÖZER

Kemalizm: Türkiye’nin Çıkmaz Sokağı

05 Mayıs 2020
5k
Sonraki Yazı

Allah İnsanlığın Yardımcısı Olsun!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Trendler
  • Yorumlar
  • En son
Aşık Veysel ve Kara Toprak Türküsü Hikayesi

Aşık Veysel ve Kara Toprak Türküsü Hikayesi

22 Mart 2019
Ayak Tabanına Veya Göğüse Vicks Sürmenin Faydası Yok

Ayak Tabanına Veya Göğüse Vicks Sürmenin Faydası Yok

24 Ocak 2016

Yok Saymak

28 Mart 2020

Yıldızname Baktırmak Günah mı…Günah…

09 Haziran 2022

Keltepen’in Taşları /Şu Akkuşun Gürgenleri

18 Nisan 2020

Düz Dara Yâr Düz Dara

23 Mayıs 2020

Tüketicilerin Süt Tozu Dilekçeleri!

97

Fethullah Gülen’e 19 Soru

72

Ayasofya Açılsın Zincirler Kırılsın

70

İslâm Dışı Bir Uygulama: Çocuk Sünneti…

45

Gıda Mühendislerinin Petek Ataman’a Çağrısı

40

Şarkı Sözü Alan Var mı?

39
Tərcümeyi – Hal

Tərcümeyi – Hal

31 Ocak 2026
Ünye Döner Çeşme Meydanı

Ünye Döner Çeşme Meydanı

31 Ocak 2026
Herkese ‘Kelle’ Gerek

Günce

31 Ocak 2026
Müzisyen Kardeşler

Müzisyen Kardeşler

31 Ocak 2026
Suskun Ve Sessiz

Kürsüde Az Ses, Çok Mana

30 Ocak 2026
Toplumsal Cinsel Problem

Toplumsal Cinsel Problem

30 Ocak 2026

Köşe Yazarları

Türkiye Deprem Haritası

 

Ayın Sözü

Lütfen Duyarlı Olalım!

de, da vb. bağlaçlar ayrı yazılır.

Cümle bitişinde noktalama yapılır. Boşluk bırakılır, yeni cümleye büyük harfle başlanır.

Dilimiz kadar, edebiyatımıza da özen gösterelim.

Arşiv

Sosyal Medya’da Biz

  • Facebook
  • İnstagram
  • Twitter

Entelektüel Künyemiz!

Online Bilgi İletişim, Sanat ve Medya Hizmetleri, (ICAM | Information, Communication, Art and Media Network) Bilgiağı Yayın Grubu bileşeni YAZAR PORTAL, her gün yenilenen güncel yayınıyla birbirinden değerli köşe yazarlarının özgün makalelerini Türk ve dünya kültür mirasına sunmaktan gurur duyar.

Yazar Portal, günlük, çevrimiçi (interaktif) Köşe Yazarı Gazetesi, basın meslek ilkelerini ve genel yayın etik ilkelerini kabul eder.

Yayın Kurulu

Kent Akademisi Dergisi

Kent Akademisi | Kent Kültürü ve Yönetimi Dergisi
Urban Academy | Journal of Urban Culture and Management

Ayın Kitabı

Yazarımız, Sedayi ALTUN’dan,

“Bir Eğitim Yolcusu” adlı güzel bir eser. Yazarımızın eseri, yine bir yazarımız ve Karadeniz Şairler ve Yazarlar Derneği yönetim kurulu üyemizin sahibi olduğu Ateş Yayınlarından çıkmıştır. Kendilerini kutluyoruz.

Gazetemiz TİGAD Üyesidir

YAZAR PORTAL

JENAS

Journal of Environmental and Natural Search

Yayın Referans Lisansı

Creative Commons License
This work is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.

Bilim & Teknoloji

Eğitim & Kültür

Genel Eğitim

Kişisel Gelişim

Çocuk Gelişimi

Anı & Günce

Spor

Kitap İncelemesi

Film & Sinema Eleştirisi

Gezi Yazısı

Öykü Tefrikaları

Roman Tefrikaları

Röportaj

Medya

Edebiyat & Sanat

Sağlık & Beslenme

Ekonomi & Finans

Siyaset & Politika

Genç Kalemler

Magazin

Şiir

Künye

Köşe Yazarları

Yazar Müracatı

Yazar Girişi

Yazar Olma Dilekçesi

Yayın İlkeleri

Yayın Grubumuz

Misyon

Logo

Reklam Tarifesi

Gizlilik Politikası

İletişim

E-Posta

Üye Ol

BİLGİ, İLETİŞİM, SANAT ve MEDYA HİZMETLERİ YAYIN GRUBU

 INFORMATION, COMMUNICATION, ART and MEDIA PUBLISHING GROUP

© ICAM Publishing

Gazetemiz www.yazarportal.com, (Yazarportal) basın meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir.
Yazıların tüm hukuksal hakları yazarlarına aittir. Yazarlarımızın izni olmaksızın, yazılar, hiç bir yerde kaynak gösterilmeksizin kısmen veya tamamen alıntı yapılamaz.

Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta

© 2008 - 2021 Yazar Portal | Türkiye Interaktif Köşe Yazarı Gazetesi

Yeniden Hoşgeldin

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Şifrenimi unuttun?

Parolanızı alın

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap