Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Soğuk, Ve Benim Sarılacak Bir Battaniyem Var ya Sizin?


25 Ekim 2011 00:00

Yorum Yapılmamış

Soğuk.

Ve benim sarılacak bir battaniyem var ya sizin?

Van.

Malum yer.

Bizce malum yer olduğu kadar kimilerince bilinmeyen.

Medresetü’z- Zehra’nın kurulması için düşünülen yer.

Yani: Arapça’nın farz, Türkçe’nin vacip ve Kürtçe’nin caiz gibi kabul edilerek hepsinin beraberce okutulması gerektiği dusturuyla inşa edilmesi arzu edilerek; belki de bu yerin bilinmezliğini ve günümüzde insanların ölümüne dahi oh çektirecek kadar haram olan kin ve nefretin kalplerde oluşmasına sebeb olması hasebiyle birlik ve dirliğin bozulmasına yol açacak bir dilin, caiz rütbesiyle işlev görmesini ve bu olumsuzlukların yaşanmamasını hedefleyen o medresenin kurulmasına ev sahipliği etmesi düşünülen yer.

Evet, o medreseye izin verilmediği gibi bugünlerde o medreseye ev sahipliği edecek yerde de bir deprem yaşandı.

Ve belki de o yerde oluşan bu deprem; “Her şerde bir hayır vardır” ilkesiyle bir hayra vesile olacaktı…

Ki bazı çevrelerce kin ve nefret dolu hatta kışkırtıcı ve ayrıştırıcı söylemler vuku buldu…

Fakat böylesi söylemlere kulak kabartmayacak ve bu düşüncede olan çevrelerin heveslerini boşa çıkartacaktır bu halk. Çünkü ben, bu meskende bu olumsuzluklara rağmen yaşamlarını idameye çalışan halkı tanıyorum.

Ne badireler atlattılar onlar…

Evet, biz bu yeri mesken edinenlerden, genlerinde taşıdıkları esalete ve o medresenin şubelerinde gördükleri terbiye ve talime güvenerek eskiden olduğu gibi yine onlardan (birilerinin yabancılık çektiği ama) onlara yakışan bir feragat, fedakarlık, vefadarlık, tavır ve söylemler sergilemelerini bekliyoruz…

Empati diyecekler bazıları…

Hayır!

Empati bir resmin anlamına benzer: Babanız-anneniz veya sevdiğiniz vefat eder de duvarınıza resmini asarsınız. Duvardaki resimlerine bakarsınız bakmasına da peki onların yerini doldurur mu?

Ben onlardan başka bir şey rica edeceğim: Af…

Evet, ancak büyük olanlar affeder büyük görünenler değil.

Zira bizler ırkdaşlıkla değil dindaşlıkla bir ve diriyiz…

Ve dinimiz olan islam da af ve barış dinidir.

Zaten kardeşliğimiz de islam kardeşliği değil mi!

İslam, bir kardeşi diğer bir kardeş için cezalandırmadığı gibi babayı oğul, oğulu da babası için cezalandıran bir din değildir. Ve hatta amcası Hz. Hamza’yı öldüren Vahşi’yi dahi affetmedi mi islam peygamberi (s.a.v)…

Kötü belli iyi de belliydi önceleri. Çünkü belirleyen Bir’di.

Toplum öyle bir değişim ve tramva geçirdi ki: Oluşan sıkıntılar birinin başına geldiğinde kötü başkasına geldiğin de ise iyi denilmeye başlandı. Artık kötü ve kötülük de göreceli oldu eskiden iyi ve iyiliğin göreceli olduğu gibi.

Hepimiz aynı zemin üzerindeyiz ve maalesef doğa kimlik ve yer sormuyor.

O kadar aydınlattığı halde güneş de suçludur belki, çünkü o da doğduğum coğrafyada doğuyor.

Bu söylemler insandan değil kalbindeki kin ve nefretten sudur eder…

Ve kalp, inkilaplarla/devrim musemmadır…

Bazen meleklerin dahi imrendiği varlık olur insan, bazen de hayvandan da daha alçalır.

Ben bu kadar alçalmak istemiyorum, sizin de istemediğinize eminim…

Şer olarak görünende hayrı bulma erdemine var mısınız?

Peki böylesi bir inkilaba/devrime var mısınız?

Korkmayın! Benim arzuladığım devrim sıradan bir devrim değildir…

Arzuladığım devrime ne silah gereklidir ne de kan…

Benim devrimimin adı aftır, af.

Af devrimine var mısınız?

Unutmayın: Gerçek ve kalıcı devrimi yapanlar öncelikle kalplerindeki devrimi başaranlardır.

Buyrun sizi kalplerinizdeki kin ve nefret saltanatını ve diktatürlüğünü yıkacak devrime davet ediyorum…

Var mısınız?

Benim gibi düşünenlerin kahır ekseriyet olduğuna inanıyorum.

Fakat neden diğerlerinin sesi fazla ve gür çıkıyor…

Bir toplum kötüye gidiyorsa, sorun: Kötülerin veya kötülüğün yaygınlaşması değil iyilerin kötüler kadar organize olamayışındandır..

Bu devrimin bir tek aracı vardır.

O da tüm inkilabların inşasında rol oynayan ve bir Yaratıcı’nın hediye olarak bize verdiği dildir…

Ve Allah konuştuğunda bizler ve bu kainat oldu. Böyle demiyor muyuz: Ol dedi, oldu alem. Madem öyle, bizler de sorunlarımızı konuşarak yani dili kullanarak çözebiliriz.

Neden olmasın?

Bu arada unutmadan: ANAyasa değişikliğinin düşünüldüğü bu dönemde, ANAları Yas’A düşürmeyecek değişikliklerin olması dileklerimle yazımın başlığına değinmek istiyorum: Soğuk. Ve benim sarılacak bir battaniyem var ya sizin?

Çünkü bu malum yerde yaşanan depremin mağdurlarını önümüzdeki günlerde bir de kar vuracak..

7.2 olarak belirlenen depremin yaşandığı Van’da, bir de mevsim gereği oluşacak olumsuz hava, sıcaklığı çok düşürecek…

Bölgede, çarşamba gününden itibaren karla karışık yağmur bekleniyor.

Gece ise hava sıcaklığı “0”ın altına düşüyor zaten.

Evet, sarılacak battaniyesi olmayan kardeşlerimize bizler de bir tane battaniye “evimizden” yollayalım…

Benim gönderecek bir battaniyem var, ya sizin!

Evet, iki gündür deprem Van’da…

Deprem demek can kaybı demek. Ve bundan dolayı acıdır deprem…

Ama deliye hergün bayram olduğu gibi asrımızda duyarlı bireylere de hergün deprem.

Ölenlere rahmet kalanlar da selamet diliyorum….

Okunma Sayısı: 106
Etiketler: , ,

Yazarın Diğer Yazıları

Ahlaksızlığın Göstergesi

Ahlak, bir kitabın cildine benzer. Nasıl ki: “Cilt bozulunca sayfalar dağılır”, ahlak da bozulunca: Ne...

İslam’ın En Büyük Hedefi

Günlerden haftalar, haftalardan aylar, aylardan yıllar ve yıllardan da hem tarih hem de insan ömrü...

Vermeyeceğini İlham Etmeyen Bir Rab

Madem beraatı ilham etti, demek ki af edecek… ‘Selam olsun size! Rabbiniz kendi üzerine rahmeti...

Emekçinin Elini Öpen Peygamber!

Allah Resulü (s.a.s), kendisini ve sahabeyi Tebük seferi dönüşünde karşılayan Sa’d bn. Muaz’ın ellerinin nasırlaştığını...

Korku ve Ümit Arasında Yaşamak

Bizler, umarken korkmayı, korkarken de umudu korumayı tavsiye edilen bir ümmetiz. Allah’ın azabından emin olmak...