Yazar Portal | Turkiye'nin Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Siyah Cübbenin Altındaki…


15 Ocak 2020 00:02

Yorum Yapılmamış

Şah, Amerikalıların İran’da yargılanmasını engellemeye yönelik baskısı karşısında çaresizdi. Humeyni ise bunu Şah’a karşı saldırı malzemesi yaptı. Şah, 4 Kasım 1964’de Humeyni’yi Türkiye’ye sürgün etti. Peki, Türkiye neden kabul etti? Burası muamma! Bursa Çekirge’de başlayan sürgünün ilginç ziyaretçilerinden biri, o gün açısından sıradan bir imam veya vaiz zannedilen ve sadece 22 yaşındaki askerliğini yeni bitirmiş olan F. Gülen’di.

Aslına bakarsanız Gülen o günlerde bile sıradan bir Diyanet mensubu değildir. 1955’de Kurşunlu Medresesi müderrisi Sadi Efendi’yi, Mustafa Kemal’e hakaret etti yalanı ile jandarma karakoluna şikâyet ederek zamanın askerlerinin ilgisini çeken, yaşı tutmadığı ve ilkokul diploması bile olmadığı hâlde müftülük, vaiz ve imamlık imtihanlarına sokulan, 1957’de terzi Mehmet Şengül’ün dükkânında tabip Albay Esat Keşşafoğlu aracılığıyla Özel Harp Dairesi mensupluğuna münasip görülen, 1959’da imam tayin edilerek MİT Müsteşarı Fuat Doğu’nun elemanı Edirne Müftüsü Yaşar Tunagür’ün yanına gönderilen, 1961’de acemi birliği görevi Özel Harp Dairesi Elemanı Kurmay Başkanı Reşat Taylan’ın yanında yaptırılan, askerliği sırasında Halk Evleri Divanı üyeliğine getirilen, ardından 2. Ordu karargâhında, Orgeneral Cemal Tural’ın yanında telsizci istihbarat elemanı olarak konumlandırılan birinin, masonik bir Amerikan projesi olan Komünizmle Mücadele Derneği’nin Erzurum Şubesini kurup, ardından o günlerde pek de ehemmiyet arz etmeyen Humeyni’yi ziyaret etmesi ve onun da 22 yaşında bir genci kabul edip, özel görüşmesi sizce de sıradan bir buluşma mıdır?

Gülen, Humeyni’nin İran’a döndüğünün ertesinde yani 2 Şubat 1979 günü şu cümleleri kuracaktır: “İran İslam Devrimi, bir İslami harekettir, bu konuda çeşitli yorumlar yapanlar var. Bu hususta gayet temkinli ve tedbirli olmalıyız. Biz bunu İslami bir hareket olarak kabul ediyoruz, şahsi düşüncem Humeyni samimidir. Şiilerin Caferi kolundan olmakla birlikte arkasında son derece samimi ve dindar profesörler vardır. Devrim Konseyi’ni bunlardan teşekkül ettirecektir. Pakistan’daki liderler gibi hata yapmayacaktır.” Bu da mı tesadüf bir cümle?

‘KUR’AN TAHRİF EDİLDİ’ DİYOR

Balçıoğlu Kur’an’ı, Cemil Sait Kur’an’ı, Hacı Murat Kur’an’ı ve Necipoğlu Kur’an’ı diye dört sözde Kur’an-ı Kerim çalışması yaptırmakla tanınan mason İnönü ve 27 Mayıs darbecilerinin hüküm sürdüğü o günlerde, Kemalizm’le iyi ilişkileri olan İran Şah’ının düşmanı Humeyni Bursa’da kaleme aldığı ‘Taḥrîrü’l-vesîle’ adlı kitabının 1/152. Sayfasında Kur’an-ı Kerim’in “tahrif” edildiğini yazıyor. Ona göre Kur’an-ı Kerim 17 bin ayetmiş, sahabe hâşâ icabına bakmış.

Okunma Sayısı: 25
Kategori: Kemal ÖZER

Yazarın Diğer Yazıları

Ey Devlet ve Ebeveynler Engel Sizsiniz!

Fıtratı bozulmamış, rahatsızlık gibi meşru bir mazereti olmayan bir gencin evlenmemesi gayritabiî bir durum. Hele...

Bankanın Gölgesinde Durmanın Cezası

Bize hep şu nasihat edilirdi, “Bankalar gibi haram işlenen mekânlara girmeyin. Girmek zorunda kalırsanız, helaya...

CHP’lileri Düşman Ülkelere Noel Hediyesi Olarak Gönderelim

“El Sarac’a dersiniz ki, sen İhvan’dan vazgeç, Hafter’e dersiniz ki, sen de selefilerden. ‘Kardeş’lerden birine...

Çocuğunuz Organını Aldığınız Kişiden Olabilir

‘Organ nakli’ ve ‘beyin ölümü’ meselesi hakkında çok şey yazıp çizdik. Benzer pek çok tehlikeye...

Yeni Gerçek Hayat ve Hedeflerimiz

Türkiye gibi mâzisi, gelecek hayal ve hesapları, coğrafî konumu, mensup olduğu değerlere yönelik düşmanlığın bir...

Yorum Yazın

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

ÇÖZÜM ORTAKLARIMIZ

Yukarı