Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Şimdi Nasıl Bildin

Şükrü TOPRAK

22 Ocak 2014 00:00

Yorum Yapılmamış

Vaktiyle iki adam, bir hâkimin huzuruna gelirler, biri diğerini göstererek; “Ben falan bostanda bir ağaç altında şu adama bir miktar emanet para verdim. Şimdi inkâr ediyor vermiyor, der. Hâkim davacıya:

 -Belki sen paranı başkasına vermişindir. Bostana git bir güzelce düşün deyip adamı bostana yollar ve dava edilen adamı da yanında oturtup başka işlerle meşgul olmaya başlar.  Bir aralık birden bire.

 -Acaba hasmın o ağacı altına varmışımıdır? Diye sorar, adam boş bulunup

 -Bostan epeyce uzaktır. Henüz varmamıştır deyince. “Bire sahtekâr” biraz evvel “Ne bostanı bilirim, ne de ağacı” diyordun. Şimdi uzak olduğunu nasıl biliyorsun diyerek adama parayı aldığını itirafa mecbur eder.

 KADININ SAFLIĞI

 Bir adam büyük bir suç işliyor. Mahkeme idamına hükmediyor. Evinde karısı ile görüşüp darağacına giderken karısı:

 -Herif, herif gelirken bana mes, kundura getirmeyi unutma ha.

 Diye arkasından bağırıyor. Adamın hiçbir şey söylemeyerek yoluna devam ediyor. Darağacının dibine gelince karısının bu sözü aklına geliyor. Ve başlıyor gülmeğe. Bu hali görenler hayretle sebebini soruyorlar. O da: “Ben ölüme geliyorum. Karım mes kundura istiyor. Zavallı benim kendisinden ebediyen ayrıldığımın farkında bile değil. Bu saflığı sinirime dokundu da güldüm.”

 Bu durumdan haberdar olan hükümet büyüğü derhal adamı affediyor. Ve karına bir

 Else, bir kundura al da götür diyor.

BABA DEDİĞİ YOK YA

 Yedi yıl askerlikten dönen bir adam, evine geldiğinde yoğurt yiyen bir çocuk görüyor. Ve karısına bu da kim diye soruyor. O da, oğlumuz cevabını veriyor. Adam, ben giderken böyle bir şey yoktu, nereden çıktı diyor. Kadın da, “onun da zaten sana baba dediği yok ya” diyor.

ANANIN FENALIĞI

 Büyük hırsızlıklar neticesi asılmasına hükmedilen bir adam, tam darağacının dibinde anasını istetiyor. Derhal getirilen anasına, “Artık ölüyorum. Şu dilini uzat da bir öpeyim” diyor. Kadın dilini uzatır uzatmaz, çocuk kuvvetle ısırarak koparıyor. Bunu görenler sebebini soruyorlar; o da:

 Beni bu ağacın dibine getiren anamdır. Eğer ilk çaldığım yumurtayı güler yüzle kabul edip, teşvikte bulunmasaydı, bugün bu duruma düşmeyecektim. Cevabını veriyor.

Okunma Sayısı: 173
Kategori: Şükrü TOPRAK
Etiketler:

Yazarın Diğer Yazıları

Neden Beğendiğinizi Alıkoymadınız

İkinci Murat bir gün ava giderken yolda Torlak adını taşıyan güruhtan birkaç derviş karşısına çıkıp:...

Ah Süleyman Sen Kendini Kurtarmışsın

Kanuni Sultan Süleyman:”Şu çekmecemi benimle birlikte mezara defnedin” diye vasiyette bulundu. Ölünce vasiyetinin yerine getirilmesi...

Yüzsuyu İle Değirmen Dönmez ya

Üçüncü Selim ricalinde hoca Neşet ihtiyaç sahiplerine yardım eder, büyüklere müracaat suretiyle de fakirlerin işlerini...

Kaynanamın Meğer Ben Kadrini Bilememişim

Eski şairlerden Abdi karısı ile bir türlü geçinemez boyuna kavga ederdi gene böyle bir gün...

Girmedinki Çıkasın

Sivas’ın büyük eserler bırakan eski valilerinden meşhur Reşit Akif Paşa Sivas’tan ayrılırken bütün halk ve...