Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Sesimi Duyan Var mı?

ÇIKRIK
Nezahat GÖÇMEN

01 Kasım 2020 00:02

Yorum Yapılmamış

Cevabı meçhul, çaresiz sesleniş.

Kulaklarımı tırmalayan, tüylerimi ürperten çığlık. Kör bir karanlıkta, yaşamın dipsiz kuyularında umutsuzca sesleniş.

Yeniden duymak istemediğimiz “Sesimizi duyan var mı?  nakaratı bir daha söylenmesin. Her seferinde acıya gömülüyoruz. Ülkemizin kaderi bu olmamalı. Depremin siyasetle, ideoloji, ırk, din, statü ile ilgisi yoktur.

Depremin sebeplerini farklı zihniyetlere bağlayan zihniyetler  “silkelenin”

Bu millet en zor günlerde kenetlenmenin, dayanışmanın en güzel örneğini gösterir.

  1. Yüzyıldayız. Yapılması gerekenler neyse bir an önce yapılmalı. İnsanlar deprem korkusu ile yaşamamalı… Hayatımızı “Sesimi duyan var mı?” cümlesini söylemek veya duymak için yaşamak çok ağır. Ekipler o sesin nereden geldiğini bulmaya çalışıyor. Saatlerce süren esaretin ardından bir bir çıkarılan insanlar alkışlarla, önlerindeki kocaman hayata dönüyor. Göçük altında sessizliğe gömülenlerin sayısı da  hiç az değil. Bireysel olarak kimse bunun büyüklüğüne hazırlıklı değildi, tedbirli davrandılar ama yeterli olmadı ve insanlar hayatını kaybetti.

Uykusuz çalışanlar, kurtarmaya çalışırken yüreklerini ortaya koyarak ağlayarak can arayanlar, ruhları zedelenmiş insanlar ve ortalık mahşer görünümü.

“Deprem öldürmez, bina öldürür.” deniliyorsa, yanındaki binalar sağlam kalmasına rağmen, bu binaları kim planlamışsa suça ortaktır.

Sorumsuzlukla yapılan işlerin sonucu bu olsa gerek. Afet doğal olsa da yıkılanların altında can verenlere sebep insan işi.

Doğal afetler kaçınılmaz. Deprem, dünyaya gücünü hatırlatan bir doğa eylemidir.

İzlediğim belgeseller, her zaman ufkumu genişletir.

9.0 şiddetindeki Japonya depreminde, deprem sırasında, insanlar hayatlarının bir parçası gibi davranıyor. Hiç kimse dışarı kaçmıyor.  Kafamıza bir cisim çarpmasın diye masaların altına giriyor. Okullarda eğitim en üst düzeyde.  Öğrenciler ders anında hemen sıranın altına giriyor.  Panik yok. Çünkü biliyorlar ki deprem onların misafirleri ara sıra saniyeler de olsa ziyarete geliyor. Depremler zaman zaman dakikalar sürüyor. Japonlar 1940’lı yıllardan beri araştırmalar ve geliştirmelerle yapı teknikleri sonucunda dünyaya ışık tutmuşlar.

Temel ilkeleri bilim – araştırma ve geliştirme.

Bilinçli ve hazırlıklı bir toplum olarak deprem karşısında ne yapması gerektiğini çok iyi biliyor.

Üstün mühendislikle yapılmış müthiş dayanıklı binalar içinde, sarsıntılarda kahvelerini yudumlamaya  devam ediyorlar.

Dünyanın neresinde olursa olsun, bu olayın ve bu konunun dokunduğu tüm insanlar için çok üzülüyor, ölen tüm insanların saygısıyla hayata farklı gözlerle bakıyorum.

Geceler gündüze dönmesin.

Hikayeler yarım kalmasın.

Okunma Sayısı: 423

Yazarın Diğer Yazıları

Sol Ayağını Vatana Armağan Eden Güneydoğu Gazisi Şampiyon Ekrem Taşkın

O, Paratriathlon Türkiye Şampiyonu Ve kuşlar kadar özgür  Yurt içinde ve yurt dışında katılmış olduğu...

Ağrı Bileziği

Bizim nesil bilmese de anne ve büyükanneler zamanında kola takılan ağrı bileziği vardır. Eskiden kadınların...

Siyah Beyaz Film Tadında

Her gün doğumu yeni bir hayattır.  Dünyanın içindeki tüm canlılara enerji veren sabah saatinde, hayatımın...

Beyaz Cennette Renkli Kapılarla Yusuf Tarım

Türkiye’nin etnik mozaiğinde en renkli parçası Hemşin’e dayanan aslına değinmeden doğduğu ve büyüdüğü yer Havza’ya...

Tarihi Hitabe Nutuk

Atatürk’ün yazdığı bu eser, 1927 yılında 15-20 Ekim tarihleri arasında yine Atatürk tarafından Cumhuriyet Halk...