Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Şair Ruhu İşte…


29 Kasım 2020 00:00

Yorum Yapılmamış

ŞAİR RUHU İŞTE…

Estikçe esiyor..!
“Biter ağustoslar, ay döner eylüle. Eylül akşamları sen kokar buram buram içimde.”
Asaf ve diğer şairlerin gönülleri güz mevsiminde hüzün sağıyor inceden inceye.
Tıpkı Edip Cansever’in yürek sızlatan yalnızlığında olduğu gibi:

“Hava soğudu. Kasımın son günleri. Kar yağacak. Bembeyaz olacak unutulmuşluğum.”

“Kimseyi sevemiyorum.
Çünkü sol yanımda hala sağsın.” Diyor içli içli Özdemir Asaf…

Şair ruhu işte, sol yanından iplik iplik hüzünlü sarıyor illa ki kalemine…

Cemal Süreya’da;
“Dedim ya eylüldü. Savruluşu bundandır kimsesizliğimin.” Diyerek eylülden kalma sessizliğini sürdürüyor kasım ayında…

Edip Cansever’in buruk sesini duyar, gibiyim. Tıpkı kalemi gibi bir o kadar da yalnızlık sinmiş ruhuna:

“Dedim ya, ben biraz ertesi gün gibiyim. Eksiğim, unutkanım, öyleyim.”

“Eylül toparlandı gitti işte,
Ekim falan da gider bu gidişle…” diyor Turgut Uyar.

Özdemır Asaf biraz daha duygusal takılıyor: Adeta güz yorgunu gönlü…

“Kasımın son mısralarındayız. Günlerden ne bilmiyorum.
Ama ben, bugün de seviyorum seni…”

Cahit Zarifoğlu sigarasından bir fırt çekiyor:

“Bitti o şiir. Başka mısra gerekmez.” Diyerek gönül mevsiminin penceresini kapatıp dizeleri kısa tutuyor. Nokta koyuyor şiire…

Gülten Akın da imzasını atıyor pencereden sızan aralık güneşine…
“Beni sorarsan kışım işte…” diye ses veriyor.

Cahit Zarifoğlu Camus, gönlünü frenliyor, besbelli ki;

“Hiç birşey hissetmemek, bazen huzur verir.” Diyor.

Diyor da gelin de bunu sol yanımıza anlatın; Hele ki, şu şairlerin meclisinde:

…Sanki iki mevsim arasında sıkışmış kalmış gibiyim.
Biri yakıyor, kavuruyor dışımı;
Diğeri ayaza kesiyor sol yanımı.
Bilmem, anlatabildim mi, içimdeki boşluğu?
İşte bu anlarımda kendimi,
Özdemir Asaf gibi hissediyorum:

“Tek kişilik miydi bu şehir? Sen gidince bomboş kaldı..!”

Ne demişti şair C. Zarifoğlu?

“İçimiz hep bir hoşçakal ülkesi.”

Ahmet Arif, masadaki tüm şair dostlarının yüzüne tek tek bakıyor:

“Giden gitmiş.
Hüznü ayaklandırmak boşuna!”

Dediği an heceler de susuyor.
Haklıydı o isimsiz şair:

“Nasıl sevdiyse öyle kalmalı insan.
Değişmek ancak mevsimlere yakışır.”

Emine Pişiren/ Kocaeli

Okunma Sayısı: 35

Yazarın Diğer Yazıları

Eski Çakmak

Köyün birine eski zamanda bir çakmak getirmişler. Çakmak o kadar kıymetli ki, sağı-solu yakmaması, yanlış...

Analar Öpülmesin Artık..!

Televizyonu açıyorum: Kanallarda safari yapıyor gözlerim. Ve hep: 18+ Şiddet, cinsellik, uyuşturucu bağımlılığı, korku, vs...

Hayal Satmışım

HAYAL SATMIŞIM… “Hayal kuran ölmez.” E. P Lisede okuduğum yıllardı. Herkesin sahillerde keyif çatıp, dinlendiği...

Benimle Evlenir misin? (III)

Gelin sizinle farklı bir finale imza atalım. Aslında bu hikayeyi 1999 senesinde yazmıştım. Finale çeyrek...

Benimle Evlenir misin? (II)

Bilgisayar mühendisi Tolga 25 yaşındaydı. Askerden dönüşünde iş bulmakta zorlanmamıştı. Daha önce hem stajını yaptığı,...