Bayram; küskünlerin barıştığı dost ve akrabaların buluştuğu üzüntü ve kederin yerini mutluluk ve sevince bıraktığı kutsal bir gün.
Acısıyla, tatlısıyla, hayırlısıyla bir Ramazan ayını daha bitirip, Mübarek Ramazan Bayramını şu günlerde yaşıyoruz. Hepimiz çocuklar gibi, bizden büyüklerin ellerini öperek saygımızı ve düşüncemizi gösterdik. Bizden küçük olanlarsa, bizlere sevgilerini gösterdiler. Dolayısıyla teknoloji geliştikçe sınırların ortadan kalktığı sanal yakınlaşmanın en üst düzeye çıktığı ancak tersine eski sıcak ilişkilerinde ortadan kalktığı bir dönemde yaşıyoruz.
Şimdikilerin ne kadar güzel olsa da belli bir kuşaktan sonra herkesin zihninde mutlaka eski bayram günleri vardır. Pek çoğumuz mutlaka “Nerede o eski bayram günleri” diye şöyle bir iç geçirmişizdir. Eskiden derken, bundan 3-4 yıl öncesinde bayramları daha sevinçli daha coşkulu bir şekilde geçirirdik. Şimdilerde ise kimse birbirini tanımaz hale geldi. Akraba, dost, arkadaş maalesef birbirlerine düşman olmaya yönelmiş durumda. Aslında bayramlar hep aynı bayram, değişen biziz. İnsanın sorumluluk ve hayattan beklentileri arttığı sürece mutlu olması da bir o kadar zorlaşıyor. Yoksa zaman akıp gitse de değişen bir şey yok. Bayram aynı bayram. Çocukluğumuzda bizim mutlu olduğumuz gibi şimdinin çocukları da tıpkı bizim yaşadığımız gibi bayramdan o hazzı alıyor; günler öncesinden hazırlıklara başlıyor, o heyecanı yaşıyor. Kendisine alınan bayramlık giysilerin, verilen harçlıkların sevincini aynen bizim yaşadığımız gibi yaşıyor.
Yalnız şöyle bir sorun var ki alarm burada: Zaman geçtikçe birbirimize yabancılaşıyoruz. Eskiden mahallenin bir ucundan öteki ucuna kadar ev ev dolaşıp şeker, harçlık toplayan çocuklar yok ortada. Onun yerine, yakın akraba ve aileden gelecek harçlıkları sanal yollardan bekleyen, bayramı sanal alemde kutlayan bir nesil var. Çünkü iş-güç ayağına eş-dost akraba ziyaretlerini keserek, bayramları yatıp dinlenme ve tatile çıkma dönemi olarak görmeye başlayan biz büyükler, çocukların bayramı bayram gibi yaşamasına da engel olmaya başladık. Gelin bu bayramdan sonraki bayramlarımızda tersini yapalım, ne kadar akraba ve dostumuz varsa, onların gelmesini beklemeden evlerine kadar gidip bayramlarını kutlayalım. Öyle telefon, sms ile değil yüz yüze muhabbet edelim. Bakın o zaman bayram nasıl da “BAYRAM” oluyor.
Tüm İslam aleminin Ramazan Bayramını kutlar, hayırlara vesile olmasını dilerim.
İyi bayramlar…
Mehmet GÖKSELLİ






















