Gönüllü bakıcı, süs bitkilerinin toprağını, suyunu ve gübresini kontrol ederdi. “Emekliliğim parkta geçiyor,” derdi. Parkta gezenler, gönüllü amcayı seviyordu. Yalnız parka gelen yabancılar da gönüllü amcanın hareketlerini takdir ediyordu.
Bitkilerle konuşur ve ihtiyaçlarını giderirdi. Amca park olmazsa yaşayamam, diyordu. Mutluluğunu, tomurcuklanıp çiçeklerin açması olayına bağlardı. Pembe güllerini kontrol etmiş ve suyunu vermişti. Ayrılırken yaklaşan iki kişi, amcayı tekmeleyip elindeki aletleri alıyor ve güllerin tomurcuklarını kesip torbalarına dolduruyorlar.
Amca, çiçeklerim deyip el kol hareketi yapınca, düşürüyorlar ve bayılıyor. Kameradan olayı gören güvenlikçiler, koşuyorlar. İki kişi parkı terk ediyorlar. Güvenlikçiler amcayı sağlık ocağına getirip tedavisini yaptırıyorlar.
Sabah erkenden görevi başına koşan amca, çiçeklerin kırıldığını görüyor. Elinden geldiğince düzenliyor ve eve dönüyor.
Parkın bitkilerine akşamları biraz daha su verilmeliydi. Bundan sonra sulama işini de görev bilecekti.
Bu sabah üzgündü. İçinde parkına, zarar veriliyor hissi doğmuştu. İçeri girdiğinde, gördüğü manzara karşısında, çok üzüldü ve güvenliğe koştu. Güvenliğe seslendi, güvenlikçi dışarı çıkıp amcayı tersledi.
Bu kadar çiçeği kopardılar hiç mi kameraya bakmadın, dedi. Ortanca, sardunya, limon çiçekleri ve begonyalar gitti, uyuyor olsan yine duyardın, dedi. Göz göre göre park soyuluyor, sen de uyuyorsun. Çiçekleri yok edenleri kendisi de yok olsun, buraya adım atamasın, dedi.
Parkın korunması ciddiyet istiyordu. Gerekli yerlere baş vurmadan, olayları yakından izlemeye başladı. Bitkilerin koparılıp götürülmesini bildik kişiler yapıyordu. Çünkü o kadar bitki koparılmış ses çıkaran veya gören çıkmamıştı.
Görevlinin yan çizdiği belli oluyordu. Kendini savunması sonuç vermeyecekti. Aradan bir hafta geçti, amca, yeğeniyle gece kimseye görünmeden parkın ağaçlarının altına gizlendiler.
Soyguncular bitkileri koparmaya başlayınca, köpeğinin bağını çözdü ve iki kişiye saldırdı. Onlar da kaçmak isterken, ayakları takıldı ve betona çarpan kafaları, hareketsiz kalmalarına neden oldu.
Amca ve yeğeni gürültü üzerine düşenlerin yanlarına gittiler. Düştükleri yerden ırganamıyorlardı. Felçli gibiydiler. Yanlarına gelmek için koşan güvenlikçi de yuvarlandı ve bacağı kırıldı. Amca üç yatalağı sağlık merkezine haber verdi ve kaldırılmasına neden oldu.
Amca bitkileri kuruttunuz, şimdi de siz kuruyacaksınız ve bir daha yeşermeyeceksiniz, dedi.
Amca yeğenine, bitkiler de üzülür ve sevinir. Yaşamlarının manasını bilirler. Kendilerini kurutanlara göz yaşı dökerek bir şeyler dilemişlerdir, dedi.
Bitkileri kesmek veya koparmak ne işinize yarıyor. Onlar doğanın güzelleri, onlardan ne istiyorsunuz? Diye sordu.
Bitkilere kıyanın canı yanacaktır, dedi.
Hasan TANRIVERDİ























