Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Otuz İki Kısım Tekmili Birden Sümer Ezgü


09 Temmuz 2020 00:01

Yorum Yapılmamış

1. 1 Eylül 1960 tarihinde Burdur’da dünyaya gelmiştir. Annesinin adı Şadiye, babasının adı Ahmet’tir. Babası Trabzonlu annesi Burdurludur. Anneannesi, Adapazarı’na göçen mübadil Selanikli bir Çerkez’dir. Ezgü’nün babası öğretmendir. Annesi, ev hanımı olmakla birlikte konu komşunun dikiş işlerini de yapan becerikli bir terzidir.

2. Bir Anadolu ilçesi olan Burdur Bucak sokaklarında, arkadaşlarıyla kah çamurlarda kah tepelerde misket, saklambaç ve diğer oyunları oynayıp, eylenerek mutlu geçen bir çocukluk yaşamıştır.

3. Çocukluk yıllarında mahalleli olarak minibüs tutulur, kırlara gidilir, piknikler yapılırmış. Hıdırellez şenlikleri olurmuş. Kar yağdığı zaman bütün mahalleli dışarı çıkar, kardan adam yapılır, kartopu oynanırmış. Kısacası Sümer Ezgü, sevginin yoğun olduğu bir ortamda yetişmiştir.

4. Öğretmen olan babasının görevi nedeniyle ilkokul yıllarında Yunanistan’ın Gümülcine şehrinde iki yıl yaşar. İlk çocukluk aşkı da kendisinden birkaç yaş küçük Yunanlı bir kızdır. Kendisi şimdi o kızın adını bile hatırlamamaktadır. Kapının önünden geçerken Sümer Ezgü kıza, kız da ona bakarmış. Tabii bu platonik bir aşktır.

5. Burdur Lisesini bitirmiştir. Spora olan ilgisi nedeniyle Gazi Üniversitesi Spor Akademisi’ ni bitirmiştir. Spor konusunda bir hayli başarılı olan Ezgü, lise yıllarında Burdur Spor’un Futbol, basketbol ve voleybol takımlarında oynamıştır.

6. Babası, kazandıkları paranın kıymetini bilsinler diye kardeşi Taner ile birlikte küçük yaşta onları yazları çeşitli işe vermiştir. Dondurma ve su satmışlar, dağlarda salyangoz toplamışlar, Tommiks Teksas okutmuşlar, mobilyacıda çalışmışlar, amelelik yapmışlar… Kısacası birçok işte çalışmışlardır.

7. Sümer Ezgü, müziğe melodika ile başlamıştır. Bucak’ta melodika çalan tek kişidir. İlkokul yıllarında, Cumhuriyet Bayramlarında öğretmenler okulun önüne kendisini koyup tek başına melodika çaldırırlarmış. Bütün okullu arkasından gelirmiş. Kendisi o yıllarda nedense bundan çok utanırmış. Şimdi bunu aslında gurur duyulacak bir şey olduğunu düşünür. Çünkü müziğe adım atmıştır o şekilde. Gurur duymam gereken konudan ben utanmışım, demektedir.

8. Ezgü, profesyonel müzik hayatına 1981 yılında TRT’de başlamıştır. TRT’nin açmış olduğu sınava on bin kişi katılmıştır. Sümer Ezgü, bu on bin kişi içinde sınavı kazananlar listesine adını yazdırmayı başarmıştır. Bir yıl süren nota, halk müziğinde yöreler, makamlar, halk oyunları, halk edebiyatı, batı armonisi, şan, sahne estetiği, tiyatro gibi konularda verilen eğitimi birinci olarak tamamlamıştır. Kendisi TRT ile ilgili şunları söyler: Biz TRT’ye yetiştirilmek üzere alındık. TRT yetiştirdi bizi. Benim mayam halk ozanları ve mahalli sanatçılar, okulum da TRT’dir. Bizi yetiştiren hocalar, kendi alanlarında donanım sahibi, aynı zamanda da icraatın içinde birer ustaydılar. Yani sadece akademik bilgiye sahip olmak yetmez hayatta.

9. Tabii ki Sümer Ezgü olmak o kadar kolay değil. Ezgü, hepsi birbirinden değerli hocalardan dersler alarak başarı merdivenlerini birer birer tırmanmıştır. Bu hocalar: Emin Alademir, Ferit Sıdal, Mehmet Özbek, Erkan Sürmen, Ertuğrul Bayraktar, Tamer Levent, Duygu Aykal, Yaşar Aydaş, Nejat Birdoğan, Çoşkun Güla, Mustafa Özgül,,.

10. Hareketli bir yapısı vardır. Hop oturup hop kalkar ve dinleyenler/izleyenler de onunla birlikte hop oturup hop kalkar. Kendisi, bu hareketlilikte hayata iyimser olarak bakmanın vermiş olduğu enerjinin büyük rolü olduğunu, söyler.

11. Ege türkülerini ondan dinlemek bir başkadır. Gaydırı Guppak Cemile’m, Yayla Yollarında Yürüyüp Gelir, Feraye, Hadi Gali Sen de Gel, Zühtü, Şeker Oğlan… söylediği güzel ve hareketli türkülerdir.

12. Sümer Ezün’ün her şeyi Anadolu doludur. Tamamen yerlidir. Dağda, kırda, bayırda Anadolu insanı ile koyun ile kuzu ile sanatını icra eden kıvrak bir zeybektir. Zaten bunu da türküsünde itiraf etmiştir:
Bozkırlardan, yaylalardan, kıyılardan, ovalardan,
Derelerden, tepelerden, Anadolu’dan geldik!
Yaylalarda yiğitlerin harman olduğu,
Güzellerin cilvelenip kısmet bulduğu,
Analarının yüreğinin yanık olduğu,
Anadolu’dan geldik! …

13. Çocukları unutmamış onlara bir albüm çıkarmıştır. Sümer Ezgü ve Süper Çocuklar albümünde dokuz yaşındaki oğlu Ozan ve on iki çocuk ile mikrofonun başına geçmiştir. Türküleri çocuklar için farklı kaydetmiştir.

14. Müziğin ve sanatın evrensel boyutuna inanan bir sanatçıdır. Alman rock sanatçısı Peter Bursch ile Almanya’da barış için Bizim Avrupa’mız konserleri vermiştir.

15. Kliplerinde Anadolu’nun bütün zenginliklerini görmek mümkündür. Tren, sipsi, cura, dağ taş, koyun, kuzu, sokak, gar, Anadolu insanı, börek, çörek, davul, zurna, halay…

16. Doğup büyüdüğü topraklar Nasrettin Hoca’nın memleketi Sivrihisar’a pek de uzak sayılmaz. Sümer Ezgü, bir klibinde eşeğe ters binerek Hoca Nasrettin’ e de dem vurmuştur.

17. Çok yakın bir zamanda dünyanın en hareketi sanatçısı olarak Guinness Rekorlar Kitabın’a girmesi muhtemel olan sanatçımızın, henüz hızını ölçebilecek bir alet icat edilmemiştir.

18. Dile getirdiği türkülerde bir incelik vardır. Kavun, karpuz üzüm derken sözü nasıl da şıp diye imamın küçük kızına usta bir şekilde getirmiştir:
Antalya’nın mor üzümü
Severler boyu uzunu aleylim
İmamın küçük kızını,
Sarsam ne zaman ne zaman
Sevsem ne zaman ne zaman…

19. Köylerinin kızları davulsuz gelin gitmediği için Sümer Ezgü de davul çalmayı öğrenmiş ve sahnelerde elinden davul hiç düşmemiştir.
Desti içinde pekmez
Bu pekmez bize yetmez
Bizim köyün kızları hey
Davulsuz gelin gitmez…

20. Ege şivesi ve yersel motiflerle süslü olan türküleri ile yurdun dört bir yanının beğenisini kazanmıştır. Hop diri dattiri dom ben yârimi seviyom/ Gaydırı gupak Cemile gibi anlamı çoğu kişiler tarafından bilinmeyen türküler, Sümer Ezgü’nün dilinden büyük bir ilgi ve dikkatle dinlenmiştir.

21. Sanatçımızın gönlü geniştir ve gönül kapıları sonuna kadar herkese açıktır. Ezgü’nün “Hadi gali sen de gel” türküsü, Mevlana’nın “Gel, gel ne olursan ol yine gel” sözlerini hatırlatmaktadır:
Koyun geldi kuzu geldi
Okucudan yazı geldi
Hacı Osman’ın kızı geldi
Hadi gali sen de gel…

22. Corana virüs döneminde, canlı yayına bağlandığı bir programda taburenin azizliğine uğramış ve sırtüstü yere düşmüştür. Sonrasında: Hah haaaaay bu çok komik, böyle bir kaza ilk defa oluyor, diyerek keyifle kendine gülmüştür. Üzülme Sümer Ağabey her şeyin bir ilki vardır. Hem kaygılanmana gerek yok biz görmedik(!). Sen yere düşen mikrofonu almak için eğilmiştin.

23. Atatürk’ün Bursa’da vals yapıp zeybek oynadığı 1938 yılındaki son balo, Sümer Ezgü’ nün projesi ve Bursa Büyükşehir Belediyesi sponsorluğunda “Son Balo Vals ve Zeybek” adıyla kısa film belgeseli çekilmiştir. Çekimlerin asıl olayın yaşandığı mekânda yapıldığı belgeselde Sümer Ezgü, Atatürk rolünü başarılı bir şekilde canlandırmıştır.
Sarı zeybek aman şu dağlara yaslanır.
Yağmur yağar, silahları efem ıslanır.
Bir gün olur aman deli gönül uslanır.
Eyvah olsun telli de doru efem şanına.
Eğil bir bak mor cepkenin efem kanına…

24. Sanatçı 2016 yılında Antalya’da kendi adını taşıyan Sümer Ezgü Akademisini kurmuştur. Bu akademide: konservatuar hazırlık, şan, keman, bağlama, gitar, piyano, kabak kemane, yan flüt, ney, kanun, ud, kaval, drama, halk dansı, tiyatro, diksiyon eğitimi, yaz okulları gibi birçok kurs ve çalışmalara yer verilmektedir. Akademinin kapısı yediden yetmişe herkese açıktır.

25. Çoğu insanın tanışmak istediği kişi ya da kişiler vardır. Ezgü de mesleğe başladığında iki kişi ile tanışmayı çok istemiştir. Bunların biri Neşet Ertaş, biri de Talip Özkan’dır. Neşet Ertaş’la tanışmış ve Ertaş kendisinin program konuğu da olmuştur. Talip Özkan’la telefonla görüşmüştür. Ama onun müziklerini gerçekten çok detaylı bir şekilde, etüt ederek dinlemiştir.

26. Çocukluğunda arkadaşları ile birlikte hoplayıp zıpladığı, koşup coştuğu, çember çevirdiği, misket ve diğer oyunları oynadığı memleketi Burdur’un Bucak ilçesindeki caddeye adı verilmiştir.

27. Sanatçı ilk albümü Esen Yeller’i 1991 yılında çıkarmıştır. İkinci albümü Yaban Gülü 1994 yılında müzik severlerle buluşmuştur. 1997 yılında Sümer Ezgü 97 albümünü çıkarmıştır. Sanatçı Cemile, Sevdan, Asmam Çardaktan gibi eserlerin bulunduğu Bir Sevdadır Türküler albümü ile 1999 yılında müzik severlerin karşısına çıkmıştır. 2004 yılında albümün de adı olan ve çok tutulan türkünün yer aldığı Anadolu’dan Geldik albümünü çıkarmıştır. 2007 yılında “Ege Toros Yörük Türkmen Türküleri” albümünü sevenleriyle buluşturmuştur. Aşka Dair, Bir Sevdadır Türküler, Hakiki Angara Havaları gibi albümler de sanatçının son yıllarda çıkarmış olduğu albümlerdir.

28. Sanatçı birçok program yapmıştır. Sümer Ezgü’yle Nazar Değmesin, Halkalı Şeker, Ankara Rüzgârı, Sümer Ezgü İle Anadolu’dan Geldik, Sümer Ezgü’yle Ramazan Geceleri, Sümer Ezgü’yle Her Pazar, Sümer Ezgü ile Nazar Değmesin… TRT ve diğer özel kanallara yapmış olduğu programlardan bazılarıdır.

29. Sanatçı, Ankara havaları öyle söylenmez böyle söylenir dercesine 2015 yılında Hakiki Angara Havaları adlı albümünü çıkarmıştır. Albümde bulunan “Hüdayda” isimli türkünün klibi Hamamönü’nde çekilmiş ve Ezgü’ye klip çekiminde Ankara Seymenleri eşlik etmiştir. Ayrıca aynı albümdeki Su Gelir Güldür Güldür türküsünün klibini de kurumakta olan Burdur Gölü’ nde çekmiştir.

30. Müziğin evrenselliğine ve dünya barışına katkısına inanan Sümer Ezgü, uluslararası konserler vermiştir. Bu konserleri verdiği ülkelerin bazıları: ABD, Almanya, Arnavutluk, Avusturya, Avustralya, Belçika, Bulgaristan, Eski Yugoslavya, Fransa, Güney Kore, Hollanda, İngiltere, İsveç, İsviçre, İtalya, Kazakistan, Kırgızistan, Malta, Norveç, Özbekistan, Yunanistan…

31. Elbette bu kadar başarılar ödülsüz kalmaz. Sanatçı birçok alanda ödül almıştır. Hepsini buraya sığdıramayız ama birkaçına değinelim: 1990 senesinde “İlvanlım” türküsüyle “Yılın Derlemesi” ödülünü kazanmıştır. İsveç’te 1995 yılında yapılan “Sevgi” konulu yarışmada “Yunus” isimli bestesi ile “Jüri Özel Kompozisyon” ödülünü kazanmıştır. Motif Dergisi’nin 1998 yılında verdiği “Halk Müziği Teşvik” ödülünü kazanmıştır. İstanbul Milli Eğitim Vakfı’ndan, 1999 yılında hazırlayıp sunduğu “Nazar Değmesin” adlı program ile 1999 yılı “Program Ödülü” nü kazanmıştır. 2005 yılında Polis Akademisi tarafından kendisine “Yılın Halk Müziği Sanatçısı” ödülü verilmiştir…

32. Bu kadar marifetleri olan Sümer ağabeyimize ne diyelim 41 kere maşallah, maşallah…
Güm güm gümlesin
Davulu da gelin dinlesin
Pek vara yoğa gülmesin
Sümer Ağabeyimiz’ e nazar değmesin…

Okunma Sayısı: 500
Kategori: Ahmet DURAN

Yazarın Diğer Yazıları

Bir Şiirin Peşinde

Halk şairimiz Dursun Ali Akinet, 1970 ya da 1980’lı yıllarda Milliyet gazetesinde Hasan Pulur’un Olaylar...

Yeni Yılın İlk Yazısı: Ilgaz

Ilgaz Anadolu’nun Sen yüce bir dağısın Baharda yer yüzünde O cennetin bağısın … Sanırım bu...

Limonlu Yazı

Durup dururken bu limon yazısı da nerden çıktı? Ağzımız sulandı, demeyin! Oldum olası limonu şekli,...

Bizimkiler

Merhbalar Kıymetli Dostlar, Uzun zamandır köşemde yazı yazamadım. Bundan sonra imkânlar ölçüsünde yazmayı biraz sıklaştırmak...

Otuz İki Kısım Tekmili Birden: Dursun Ali Akınet

1. Uzun boylu, normal kiloludur. Halil İbrahim şiirinde yazdığı gibi saçları kıvırcıktır ancak saçlarının ucuna...