Orman hayatın gerçeğidir. Tek kelimeyle hayattır da diyebiliriz. Yaşananlara sağladığı katkı inkâr edilemez. Damın çatısına vuran damla gibi gücünü her an hisseder ve ağaçların doğaya uyumunu algılarsın.
Doğal anlayışla, gönlünü eğlendirdiğin bir sonuçtur orman.
Ormandan geriye kalan; gönülleri daraltan, üzüntüye sevk eden bir kavram. Ormanın sütun gibi bakmaya kıyamadığın ağaçların toprağa uzanması. Yayla ormanları, kesilmesi adeta ihanet olan çam ağaçları. Her adımda “ağacım” diye işaretlediğin, bulutlara ulaşmak için yarışan ağaçlar.
Kesilmiş ve toprağa uzanmışlar, Çanakkale şehitleri gibi.
Ormanın canlılığı, tüm yeşil örtüsüyle, korunması gerekir. Bunun için gereken yapılmalıdır. Bir ağacın dalına dahi zarar gelmemelidir. Doğal olaylara karşı da önlem alınmalıdır. Ormanın bakımı yapılmalı ve güçlü bir şekilde beslenmelidir. Ayıklanmış güçlü bir orman, doğal olaylara daha dayanıklı olacaktır.
Bakımı yapılmamış orman bir de sevilmemişse, sıcak ve soğuktan kuruyabilir. Kış soğuğuna dayanamayabilir. Böylece kırılır ve kurur. Ayrıca odun, yapısal ihtiyaçlar için kaçak kesimler ve yangınlar ormandan geriye ayakta yanmış çok az ağaç bırakır.
Böylece ormandan geriye, kuru bir gövde ve dallar kalır. Bunlarda odun ihtiyacı için alınır. Kış soğuğundan korunmak, oduna bakmaktadır. Orman ile gerçek hayat hikâyesiyle üzüntünün büyüğü yaşanır. Çünkü yerine yeni fidanlar değil gelecek olan, beton kafaların, beton anlayışlarıdır. Bu anlayışa göre, saraylar ve konutlar sıralanır. Rantçı ve paralı el aleme.
Ormandan geriye; beton yapılaşma kaldı, denmiş olsa kim ne kadar inanır. Bu boşluktan yararlanıp Ülkenin doğal yapısını bozan zihniyet, acaba düşüncesiz midir? Yoksa kalpler mi kararmıştır.
Değerli yaşantı ve hayaller, acımasız bir ruhun, zalim isteğine kurban mı gitmiştir. Gönüllerde taht kuran ve ferman dinlemeyen orman, yerini yazlığa mı bırakmıştır.
Açıklamaya göre, ormandan geriye tatlı anılar yerine, çürümeye yüz tutmuş ağaçlar kalır. Yeşilin gözlerden uzaklaştığı, duygusal körlüğün yaşandığı sahalar. Bu sahalarda maden veya taş ocaklarının kurulması.
Ormanın yenilenmesiyle ilgili ağaçlandırma çalışmalarına koşan köylü ve yöre insanı. Fidanlar büyüyecek ve yeşilliği gözler önüne serecektir. Çocuğuna yeşil sahalar bırakmak isteyen anlayıştaki bir neslin kalıntıları olmak.
Bakımlı ormanlarla birlikte olmamız dileğiyle…
Hasan TANRIVERDİ





















