Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Olanlara Buradan Bakmak Zorundayız


09 Eylül 2011 00:00

Yorum Yapılmamış

20 0cak 2009 da Gazze’de yaşananlarla alakalı yazdığım yazı da şöyle demiştim:’ 15 Şubat 2009 da 40 yaşında olacağım. Bütün ömrüm boyunca Filistin’deki Müslümanların acı haberleri hiç eksik olmadı. Filistin’e zaman zaman Afganistan, Doğu Türkistan, Bosna, Irak, Açe gibi farklı İslam coğrafyalarından gelen “acı” haberler eşlik etti.Gelen her haber bu coğrafya da yani Anadolu’da yaşayan insanların direk yüreklerini yaralıyor, kalplerini kanattı, kanatıyor. Çünkü yere düşen, acı çeken , zulme uğrayan dünyanın herhangi bir yerindeki Müslüman ilk olarak bu coğrafyada yaşayan Müslümanların, yani bizlerin gözlerine bakıyor ve bizden yardım bekliyorlar. İslam toplulukları zor durumda kaldıklarında yardımı, çareyi, kurtuluşu hep bizden, bu coğrafyadan beklediler.Bu belki bizler için bir babanın evlatlarıyla , eşiyle imtihan edilmesi gibi bir imtihandı.

Peki ne yapmamız gerekiyor dostlar ? Sorunun cevabı aslında içinde. İmtihan olan baba ise ve Yüce Yaratıcı onu musibet oklarıyla uyarıyorsa ,ikaz ediyorsa baba öncelikle kendine çeki-düzen vermelidir.Bana göre çözüm biz de, kendimizde, içimizde.Müslüman kimliğimizle iftihar eden bizlerin bu gibi ciğer ve yüreğimizi dağlayan olayların bitmesini istiyorsak , yeniden iman ederek ( Ey iman edenler, iman edin!” Nisa, 136), gerçek Müslüman olma çabamızı artırmalıyız.’http://www.cemilpasli.com/sosyal/filistin-bize-ne-anlatiyor-ey-ummet)
Bu gün Somali’de yaşananlar için de aynı şeyleri hissediyorum.Orada açlıktan ölen her insanın hesabı bizim önümüze gelebilir.İslam coğrafyasındaki her gelişme bizi direkt ilgilendiriyor ve kendimize çeki-düzen vermemizi işaret ediyor.
Köklü devlet tecrübesine sahip , bin yıldan fazla İslam’ın bayraktarlığını yapmış bu milletin çocukları daha fazla inisiyatif alma ve zulme karşı mazlumların yanında durabilmek için daha güçlü olmak zorundadır.Bunun en önemli adımı ise her müslümanın ramazan ayının manevi atmosferinin de yardımıyla kendine dönmesi , dinini hakiki anlamda yaşaması , İslam’a layık doğruluğu ya da doğru İslamiyet’i önce kendi nefsinde yaşamasıdır.

Hamdolsun bu konularda güzel gelişmeler var. Gelişen olaylar adeta Müslümanlarda bir kimlik inşası meydan getiriyor. Herkes kendi konumunu yeniden gözden geçiriyor. Müslümanların bir vücudun azaları gibi olduğu gerçeği daha derinden hissediliyor ve yaşanıyor.

‘Bu zamanın en büyük vazifesi ittihad-ı İslam’dır’ sözü Bediüzzaman’a ait. Yaşananlar alemi İslam’ı bu ideale adım adım yaklaştırıyor. Bediüzzaman bu gayenin zirvesini cemahir-i müttefika-i İslamiye (Birleşik İslam Devletleri) olarak tespit ediyor.

Şu an birçok okuyucuma bu uzak bir hayal gibi gelebilir. Ama ben uzak olmayan bir zamanda bu gayenin gerçekleşeceğine ve başkalarının cetvellerle çizdiği suni sınırları kaldırıp İslam kardeşliği potasında Müslüman ülkelerin ve halklarının buluşacağına tüm samimiyetimle inanıyorum.

Müslümanların bu duruşu derin bir krize girmiş ve daha da derinleşecek olan Batı için de bir kurtuluş reçetesi olacaktır. Batı gerçekten her açıdan giderek derinleşen bir krizin içerisindedir. Bunu Kasım 2008 de yazdığım ‘Batı’ya neler oluyor ?’ başlıklı makalemde öngörmüştüm. (http://www.belge.com.tr/arc/belgeci/mustafa.php?sayfa=yazi&yno=374) Güçlü bir yapıya kavuşmuş olan Müslümanlar Batı’nın zayıfları sömürme mantığıyla olaya yaklaşmayacak , ‘komşusu aç iken (komşunun Müslüman olma şartı yoktur) tok yatan bizden değildir’ emrinden dolayı Batı ülkelerinin halklarına da yardımcı olacaktır.

‘Kim var ? deyince sağına ve soluna bakmadan ben varım diyecek’ bir gençlik ve nesil var bu gün elhamdulillah. Bu nesil tarihinden aldığı ilham ve inancından aldığı güçle tekrar hakkın , adaletin , iyiliğin hakimiyeti için sınır tanımadan çalışacak , mücadelesini en geniş alemde sürdürecek , yeryüzünde kötülüğün minimum değerlere düşmesi için çalışacaktır.Tabii ki en büyük cihat olan kendi aleminde ki nefsiyle mücadelesini unutmadan.

Okunma Sayısı: 88
Kategori: Cemil PASLI
Etiketler: , ,

Yazarın Diğer Yazıları

Sert ve Katı Kalpli Olursanız Etrafınız Boşalır…

İstinasız her insanın içeriğinde imtihanın gereği olarak “kin=gıll” yerleştirilmiştir. Bu “kin=gıl” herkese ve her şeye...

Allah “Örtün” Derken Biz ne Yapıyoruz?

Dünyada imtihan tamam anlamıyla bireyseldir, kişiye özeldir. Yüce Allah olayı bütün netliğiyle hidayet kaynağı kitabı...

Teenni (Hayatın Eni ve Boyu) Rahman’dan, Acele (Hayatın Sadece Boyu) Şeytandandır.

Osmanlı’nın zirve döneminin liderleri Yavuz ve Kanuni’nin veziriazamı Lütfi Paşa’nın yönetim felsefesinin ana meselesi teennidir....

Mebde(kundak) ile Müntehayı(kefen) Birleştirmek en Önemli Sünnetlerdendir.

Mekke’de tek başına başladığı tevhid mücadelesindeki Hz. Muhammed(s.a.v.) ile 23 yıllık çabasından sonra Veda Haccında...

Hased-i Akran Belâsı, Fikrin Namusu ve Bedel Ödeme. (Molla Lütfi Örneği)

Asıl adı Lütfullah olup Molla (Sarı, Deli, Maktul) Lutfi diye tanınmıştır. 1446’da Tokat’ta doğdu. İlköğrenimini zamanın âlimlerinden...