Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Nereye Gidiyoruz?

Ömer SARDONAT

28 Aralık 2010 00:03

2 Yorum

Her nedense bazı insanlar kendilerini çok yükseklerde görürler. Sanki kendilerinde büyük bir meziyet varmış gibi havalara girerler. Yalan dünyanın sahte görünümlerine aldanıp sanki hiç ölmeyecekmiş gibi bir hırs peşinde koşarlar.

Kazandıklarına ya da elde etiklerine bakınca çoğu zaman kendilerini avuttuklarını hatta kandırdıklarını görürüz. Bu tür insanlar toplum vicdanından uzak, kendinden başkasına faydası olmayan sadece kendi egolarını tatmin etmek uğruna hayat sürdürenlerdir. Başkalarına zarar vermekten zevk alırlar sanki.

Toplum içinde her bireyin bir yeri vardır, herkes mensubu olduğu ülkenin vatandaşıdır. Aynı haklara sahiptir ve kanunlarımız önünde eşit muamele görürler.

Bazıları vardır başları dara girdiğinde zavallı ve mazlum rolü oynar, dardan kurtuldukları zaman da aslan kesilirler.

Hiç düşünmezler ki neyim, nereye gidiyorum, nerde olmalıyım? Biz buna haddini bilmek diyoruz. Kim ne kadar haddini biliyor bu da ayrı bir konudur. Her şeyin bir hesabı olduğunu, üzdükleri kadar da üzüleceklerini bilmezler.

Toplum kurallarına uymanın bir görev olduğunu unutan bu insanlar hem kendilerine hem de çevrelerine verdikleri zararın hesabını da yapamazlar. Sonunda pişmanlık duyduklarını söylerler ama fayda vermez.

Devlet malını deniz sayanlardan tutun da vatan haini olana kadar hepsi insandır bunların.

Ne inançlarına ne de milliyetlerine saygısı vardır bunların. Utanma duyguları da körelmiştir iyice.

Herkesin yaşamında acı, çile, sefa vardır. Ne lüks yaşam ne de çekilen çile sona kadar değildir ikisinin bir sonu vardır mutlaka, önemli olanda bu sonun nasıl olduğudur.

Ahlaki ve toplum değerlerine önem verip kendisine yaşam felsefesi oluşturanlar sonuçtan daima memnun olmuşlardır. Fakat kendilerini yükseklerde görüp haram helal bilmeyen, ahlaki değerlere önem vermeyen, onların tabiri ile günü gün etmek için yaşayan insanlar ise sonun hüsran olduğunu görürler. Artık bir eyvah demek kalır geriye.

Anne ve babanın çocuklarına bırakabileceği en büyük miras güzel bir ahlak ve terbiye birde iyi bir eğitimdir. Bırakılan katların, yatların ya da milyarların pek fayda sağlamadığını çok görmüşüzdür. Çocuklarımızın geleceği için çok dikkatli olmak gerekir.

Acaba toplumun bunlardan hangisine ihtiyacı var? Elbette çalışkan dürüst, milli manevi değerlerine bağlı, devlet malını korumasını bilen, üretken insanlara ihtiyacı vardır. Diğer guruptaki insanlar kendilerini memnun edemedikleri gibi içinde yaşadıkları toplumu da memnun edememişleredir. Ama sonuçta ikisi de insandır.

Kardeşin kardeşi öldürebildiği, yalanın iftiranın doğrulardan geçerli sayıldığı, milli servetimizin bilinçsiz bir şekilde talan edildiği bir düzen de yaşıyoruz.

Öyle bir duruma gelmişiz ki kendine ait olmayan bir şeyi yalan yere yemin vererek benim diyebilen, hırsızlığı arsızlığı, her şeyin üstünde sayan, emeğin alın terinin kutsallığını bırakıp onun bunun sırtından geçinen bir kimliğe bürünmüşüz.

Bunlardan daha da acısı korkaklığını, bir hiç olduğunu bildiği halde başkalarının gölgesinde kahraman kesilerek tehditler savuran insanlar türemiştir.

Bizim millet olarak değerlerini satmayan, doğrudan ayrılmayan, kurallara uyan, toplum vicdanını incitmeyen, hakkına rıza gösteren ve saygın kişilere ihtiyacımız vardır. Bu unutulmamalıdır.

İşte o zaman Mustafa Kemal ATATÜRK’ÜN dediği gibi muhasır medeniyetler seviyesine ulaşabilecek bir kimlik kazanırız. Ülkemiz de huzur ve refahı sağlamış oluruz. Eğer bu ülkede yaşıyorsak nerden geldiğimizi, nereye gideceğimizi iyi bilmeliyiz.

Okunma Sayısı: 114
Kategori: Ömer SARDONAT
Etiketler:

Yazarın Diğer Yazıları

Hayat Bu İşte

Dün varız bu gün yokuz. Acısıyla tatlısıyla yaşadığımız ömür gün geliyor bitiyor. Daha dün aramızda...

Bitmeyen Umutlar

Yüreğimin en derin yerinden amansız fırtınalar kopuyor bazen. Daha çok düşünüyorum geçmişi, yüzümde oluşan kırışıklarda...

Sen Yine Gülümse Hayata

Doğruların geçerli olmadığı yalanların ve yalancıların arasında ve adına yalan dünya dediğimiz bir ortamda yaşıyoruz....

Her Şeyi Çok Sevdik KendimiziTeselli Etmek İçin

Hayat hepimiz için aynı aslında farklı olan kişilerin büründüğü rollerdir. Hepimiz için yabancı olanlar gün...

Bir Umuttur Beklediğimiz

Gecenin sabah olmasını beklerken zifiri karanlıkta, doğacak güneşin yeni bir umut olmasını düşünürsün. Sığındığın kader...

Yazıya Yapılan Yorumlar

  1. Fazilet AKTAŞ BOZDOĞAN dedi ki:

    Sevgili hocam,
    Ne guzel insan karakterlerinden ornekler vermissiniz.ellerinize saglik.

    Dibin aci elma,dorugunu kim asladi?,
    Armut dibine duser,
    Dusene bir tekme de sen at,
    Uzumune ye, bagini sorma,
    Devletin mali deniz,yemeyen keriz,
    Kopruden gecene kadar ayi ya dayi de. vb. gibi…

    Babadan ogula miras atasozleri oldugu surece ne beklenebilir?

    Benim memurum, koylum, vatandasim akillidir diyen bir basbakan hangi adresi gosteriyor?
    Kisacasi baligin bastan koktugu ulkemizde insanlarimiz nereye gider?

    Ankara’dan selamlar…

  2. Murat Serdar Arslantürk dedi ki:

    İnsan neyle yaşar diye sormuştu yazar.
    İnsan ahlakla yaşar,
    noksanımız budur.
    Kaleminize sağlık.