Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Nerde O Eski(meyesi) Ramazanlar!

ACISIYLA-TATLISIYLA
Emine Dönüş ÖZATAR

22 Ağustos 2009 00:01

1 Yorum

Benim  çocukluluğumda bir başka olurdu ramazanlar. Ramazan gelmeden önce ev temizliği yapılırdı ve erzaklar alınırdı. Dolaplar doldurulurdu. İçimizi bir heyecan sarardı. Ramazan toplarıyla başlardı iftar.

Erkekler ve kadınlar herkes bir heyecanla namaza giderdi. Kadınlar caminin kadınlara ayrılan bölümünde kılarlardı. (Yer yer imam efendi çok gürültü yapan kadınları uyarırdı)) Namazdan sonra komşular ve akrabalar bizim eve çay içmeye gelirlerdi. Güle oynaya sahura kadar oturulurdu. Babalarımız pek katılmazlardı. Erkenden yatarlardı ve sahur yemeği  hazır  olunca kadar uyurlardı. Sahura neler hazırlanmazdı ki pilavlar, börekler, çörekler,  hoşaflar… ve kahvaltı hazırlanırdı. Sevinçle ve içimizde iman dolu duygularla sahur sofrasına kurulurduk aile boyu.

sahurların bir özeliği de davullardı ve uyuyanlarda uyanırdı. Davul veya zurna çalanlara bahşiş verilirdi.

Evlerin önünde uzun uzun  çalarlardı. Sahurdan sonrada sabah ezani okunurdu. Namaz kılınırdı ardından derin bir uykuya dalardık. İlk iftara hazırlıklar başlardı her akşam bir ya da iki aile davet edilirdi ve çevredeki fakir fukaralara da yemekler verilirdi. Ud ya da kanun çalmasını bilen eş dost şarkılarla çoştururdu bizleri. Babam hadi kızım söyle Yunus Emre’nin ‘Sordum Sarı Çiçeğe’ ilahisini derdi.

Gözlerimi kapatıp söylerdim o güzel ilahiyi bir Maraş’lı ruhuyla. Böylelikle iftar sofralarımız çok renkli geçerdi. Yapılan yemeklerde bir de bereketli olurdu yersin yersin bitmezdi. Sokakta, mahalle aralarında arkadaşlarımızla elele tutuşup boş bir teneke kutusu ve değneği davul olarak kullarak Hep bir ağzından ramazan geldi hoş geldi diye bağırır dururduk. Bence eski ramazanlar çok güzeldi günümüzde yok artık bu ramazanlar modern yaşamın koşuşturması içinde o güzelim eski ramazanları yaşamak artık mümkün değil.

Şimdi evlerde değil lüks restorantarda, otellerde oruçlar açılıyor. İftarlar oruç açımı veya paylaşımdan ziyade reklam ve gösteriş amaçlı. Davulun sesini dahi duyamıyoruz. Nerede o Davulcu Hüsnü Amca beyaz gömleği üstüne yeleği, şalvarı, yumurta topuklu ayakkabıları ve de o tombul yanakları hele ki o davul büyüklüğündeki göbeği. Dikkat ediyorum da davulcular şimdi motorsikletle davullarını çalıyorlar. En önemlisi insanlarımız oruçlarını artık ya iş yerinde ya da yolda açıyorlar günümüzde. Maalesef evinde iftarını açamıyor. Geriye dönmekte mümkün değil ama biz o eski ramazanları özlemle anıyoruz. Her şeye rağmen ramazan geldi hoş geldi diyerek hayırlı ramazanlar diliyorum.

Okunma Sayısı: 103
Etiketler: , ,

Yazarın Diğer Yazıları

Gözümde Gönlümde Sevgi Çiçeği

“Sevgi, doğanın ikinci güneşidir.” Chapman “Bir insanı sevmekle başlar her şey…” Sait Faik Abasıyanık Pembe...

Mustafa Ceylan ve Bir Şiiri Üstüne

Şair-yazar Mustafa Ceylan, Ankara Devlet Mühendislik Mimarlık Akademisi (1975) mezunu. Çeşitli iş yerlerinde mühendis, gazeteci...

Sokak Lambaları

“Bu suskun, durgun sokak lambalarına bakıp gülümsüyordum ve günbatımında, ışıklandığım anda kendimin de bir sokak...

DKM Kitap Fuarına Yoğun İlgi

Adana’da ilk kez Dörtler Kültür Merkezi tarafından düzenlenen kitap fuarına 65 şair ve yazar, yüzden...

Yazarımız Çapar Kanat’ı Kaybettik

Çapar Kanat, Hocamız, bugün hayatını kaybetti. Acımız büyüktür. Şiir gibi bir insandı Kanat kanat çırpan...

Yazıya Yapılan Yorumlar

  1. feza dedi ki:

    Cok yalin ve icten bir dille anlatmissiniz eski Ramazanlari. Keske degerlerimize sahip cikabilsek, en azindan daha birlige girmeden benzemeye calsitigimiz Avrupa gibi.Kaleminize saglik.