Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Cuma, Ocak 30, 2026
  • Giriş Yap
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Anasayfa Yazarlar Hüseyin ŞENGÜL

Neden Yazıyorum?

Hüseyin ŞENGÜL Yazar Hüseyin ŞENGÜL
01 Ocak 2018
Hüseyin ŞENGÜL
0
401
Paylaşma
5k
Görüntülenme
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Yazmak ‘sesli düşüncenin’ düzenlenmiş, disipline edilmiş, içeriği ve üslubuyla estetize edilmiş hali. Bunu yapabilmenin üç koşulu var; bilgi-duygu-dil!

Bir yıl daha bitiyor. Sanki adetten olmuştur, biten yılın son yazısı deyip yeni yıl için güzel dilekler dilemek. Hoş, bu iyidir de.

Türkiye’deki sistemin karakteristik özelliğini bir cümle ile ifade edin deseler, yurttaşına gün yüzü göstermemesidir derim. Vesayet rejimleri, darbeler, plebisiter diktaya gidiş… Bir yılı daha bitirdik, yeni bir yıla güneşsiz giriş.

Böyle bir ortamda yazıyorlar, yazıyorum.

Öncelikle bir edebiyat yazarıyla, bilimsel ve siyasal alanlarda kitaplar yazanlarla medya köşelerinde yazanların arasında bir yığın nitelik farklarının olduğunu belirtmeliyim. Bu anlamda ben kendimi diğer sözünü ettiğim yazarlarla eşit görmüyorum. Böyle bir eşitleme, bir orantısızlığı/hadsizliği ifade eder. Ancak yazar tanımını yazmak eylemi başlığı altında bir ortak payda olarak ele alırsak, bu anlamda ‘hepimiz yazarız’.

Yazımı, bu ayırımın ve ortak paydanın farkında olarak sunuyorum.

Neden yazıyorum?

Yazanların kendilerine sıkça sordukları başat bir sorudur bu. Belki de kimileri hiç sormazlar, yazarlar işte. Ancak bu soru önemlidir ve sorulmalıdır. Çünkü bu soru, yazarın kişiliği ile yazdıklarının özdeş olmamasından dolayı bir ölçüde yazarla ama esas olarak ürünüyle doğrudan bağlantılıdır.

Hasan Ali Toptaş’ın “Harfler ve Notalar” adlı deneme kitabının “Ayakta Yazmak” başlıklı bölümünden neşetle konuyu irdelemeye çalışacağım.

Yazmak bir ihtiyaç. Düşüncenin, duygunun kalem ile ifadesi; kâğıt ya da başka bir nesne üzerinde. Sonuçta bir kayıt bu; yazarın öznesinin ve nesnelere düştüğünün kaydı.

Yazmak ‘sesli düşüncenin’ düzenlenmiş, disipline edilmiş, içeriği ve üslubuyla estetize edilmiş hali. Bunu yapabilmenin üç koşulu var; bilgi-duygu-dil!

Önemli olan, hepimizde şu veya bu ölçüde var olan bu üç unsurun yazmaya yetip yetmediğidir. Kimilerinde yazma yeterliliği, düzeyi varken hiç yazmıyorlar. Kendilerini açığa çıkarmayan böylesine bir yığın cevherin olması kuvvetle muhtemel. Kimileri ise yetersizliğine rağmen yazıyor, yazdığını sanıyor. Böyle bir durumda ortaya tatsız tuzsuz bir yemek, insanı rahatsız eden bir koku vb. durumlar çıkıyor ki, şimdilerde bu hal, epeyi yaygın.

Okur için mi yazıyorsun, okura mı yazıyorsun veya kendin için mi yazıyorsun sorusuna verilen cevabı önemsiyorum. Okur için yazan bir yazar, okurun oyuncağı olur. Okurun nabzına göre şerbet vermeyi, okurdan alkış almayı amaçlamış bir yazarın kendine ait nitelikli bir edebi, ahlaki ve düzeyli bir siyasi yapısı olamaz. Olamaz çünkü okur için yazanlar, ayakta yazamadıkları için iktidarın havasını solurlar.

Toptaş, “…Okur için yazmak hem okura hem de edebiyata kötülük etmektir çünkü. Okura yazmak ile okur için yazmak arasında dağlar kadar fark vardır oysa” diyor.

Toptaş devam diyor: “Diyebilirim ki, edebiyat her türlü iktidarın uzağında, bir bakıma, eşim dostum ne der, arkadaşlarım ne düşünür, eleştirmenler nasıl bakar, editörler sever mi, yayıncılar olumlu yaklaşır mı, yasalara uygun mu, ahlaka aykırı mı gibi kaygıların ötesinde bir yerde yapılan çok özel bir uğraştır ve yazar bu yüzden hep ayakta yazar.” (Syf. 159)

Bir diğer deyişle, Hasan Ali Toptaş’ın Michel Tournier’den aktardığı gibi, “Ayakta yazmak gerekir, hiçbir zaman diz çökerek yazmamalıdır.” (Syf. 158) Ayakta yazmak bir tavır ve edebiyat anlayışıdır.

Yazı ile iktidar ilişkisi daha çok bizim gibi ülkelerde hep netameli oldu ve olmaya devam ediyor. Toptaş’ın yukarıda sözünü ettiği ayakta yazanlar sansür, ceza yasaları, yazarın bir yerde çalışıyorsa işsiz bırakılması, yaşam alanlarının daraltılması gibi iktidar kaynaklı bir yığın sorun yaşamaktalar. Böylesi yazarların bir kısmı da iktidarın ideolojisinin/siyasetinin sokaktaki karşılığı olan ‘makbul vatandaş’ tepkilerinin hedefi oldu. Örneğin 1993 Madımak katliamının hedeflerinden biri de Aziz Nesin’in şahsıydı. Nobel ödüllü yazarımız Orhan Pamuk, iktidar yanlısı medyanın da desteğiyle linç edilmeye çalışıldı. Mahkeme kapılarındaki saldırılar tarihe kayıt olarak düştü.

Yazmak, insanı boşaltıyor, boşalttıkça da dolduruyor. Sanki birbirini tetikleyen bir çevrimsel hareket, fasit bir daire. Bu gelgite kapılmak harika bir duygu. Çünkü yazmak üretmektir ve üretmek ise, insanı insan kılan temel eylemlerden biridir.

Düşün dünyasının renklerinden gökkuşağı yaratabilmek ve kâinatın seslerinden bir armonika çıkarabilmek… İnsana ait ne varsa, onları en iyi sözcüklerle bezemek ve varoluştaki çirkinliğin de güzelliğin de resmini dil vasıtasıyla yapabilmek… Yazmak bir kurgu, belki hayattan daha zengin… Yazmak, hayatın yeniden üretimi, insana ait ve insandan daha zengin? Yazmak, insanın en kalıcı yanı… Binlerce yıllık insan kemiklerinin karbon testi yoluyla yaşının tespiti gibi, yazı da binlerce yıllık insan aklının, duygusunun, sezgisinin kapsamlı ve doğrudan bir aracı. Yazar da bu malzemenin, bu kaydın yaratıcısı. Yazmak eylemi, tarihin bir materyali.

Yazmak bir sabır işi; bilginin sonsuzluğunda bıkmadan ilerleme, araştırma, öğrenme işi. Yazmak, çoğu kez iğneyle kuyu kazma işi.

Yazabilmenin koşullarına bir de yeteneği eklemek gerekir diye düşünüyorum. Elbette bu yeteneği, kimi ses sanatçılarının “Allah vergisi” biçimindeki açıklamaları anlamında kullanmıyorum. Fakat doğuştan gelen (genler, beyin hücreleri vs.) kimi verilerin olabileceğinin de güçlü bir ihtimal olduğunu düşünüyorum. Bilginin/öğrenmenin dışarıdan/çevreden edinimi süreci, herkeste eşit işlemez!  Bunlar hala açıklanmaya muhtaç konular olup bir gün doyurucu bilimsel cevaplar bulunabilir.

Yazmak, bütün bunlarla birlikte bir ahlak işidir. Metinlerini bilgi hırsızlığı, belge çarpıtma, intihal gibi yollardan oluşturan yazarların fikriyatlarından önce ahlaklarını sorgulamak gerekir. Postmodern denilen bu ortamın yazın dünyasında bu tür eylemlerden ötürü ahlaki çöküşün yaygınlaştığı da bir gerçek.

Octavia Paz: “Yazar, yazısını yazdıktan sonra bir kenara çekilir, tırnaklarını keser” der.

Yazabilirsem, yazıp ve tırnaklarımı keseceğim.

Bundan sonrası okuyucunun. Okur ya da okumaz, beğenir ya da beğenmez. Sever ya da sevmez, hatta tepki duyar.

Yazarın kendisi ve okuru ile ilişkisinin bir boyutu daha var: İsa, çarmıha gerildikten bir süre sonra, yüksek sesle bağırır: “Eloah, Eloah, lama sabaktani?”. (Allah’ım, Allah’ım niçin beni bıraktın?)

Okur için değil, okura yazabilmem için, ey aklım ve vicdanım terk etme bedenimi diye haykırıyorum.

İyi yıllar dileğiyle…

Paylaş
Önceki Yazı

Bakanlık Aşı Tartışmasına Sert Girdi! Sorumsuz Yapılan Açıklamalar…

Sonraki Yazı

Karapapaklar ve Öykülerim

Hüseyin ŞENGÜL

Hüseyin ŞENGÜL

İlişkili Yazılar

Yeni Bir Anayasa (mı?)
Hüseyin ŞENGÜL

Yeni Bir Anayasa (mı?)

17 Eylül 2023
5k
Çivisi Çıkmış Dünya
Hüseyin ŞENGÜL

Çivisi Çıkmış Dünya

09 Temmuz 2023
5k
Prens ve Hayal Kırıklıkları
Hüseyin ŞENGÜL

Prens ve Hayal Kırıklıkları

11 Haziran 2023
5k
28 Mayıs Seçimi Üzerine
Hüseyin ŞENGÜL

28 Mayıs Seçimi Üzerine

01 Haziran 2023
5k
Sonraki Yazı

Karapapaklar ve Öykülerim

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Trendler
  • Yorumlar
  • En son
Aşık Veysel ve Kara Toprak Türküsü Hikayesi

Aşık Veysel ve Kara Toprak Türküsü Hikayesi

22 Mart 2019
Ayak Tabanına Veya Göğüse Vicks Sürmenin Faydası Yok

Ayak Tabanına Veya Göğüse Vicks Sürmenin Faydası Yok

24 Ocak 2016

Yok Saymak

28 Mart 2020

Yıldızname Baktırmak Günah mı…Günah…

09 Haziran 2022

Keltepen’in Taşları /Şu Akkuşun Gürgenleri

18 Nisan 2020

Düz Dara Yâr Düz Dara

23 Mayıs 2020

Tüketicilerin Süt Tozu Dilekçeleri!

97

Fethullah Gülen’e 19 Soru

72

Ayasofya Açılsın Zincirler Kırılsın

70

İslâm Dışı Bir Uygulama: Çocuk Sünneti…

45

Gıda Mühendislerinin Petek Ataman’a Çağrısı

40

Şarkı Sözü Alan Var mı?

39
Suskun Ve Sessiz

Kürsüde Az Ses, Çok Mana

30 Ocak 2026
Toplumsal Cinsel Problem

Toplumsal Cinsel Problem

30 Ocak 2026
Vatandaşın Alım Gücü Azaldı

Türkiye Yüzyılı

30 Ocak 2026
Ailenin Dönüşümü

Ailenin Dönüşümü

30 Ocak 2026
Gece Aforizmaları (l)

İstanbul Üçlemesi Dolmabahçe Sarayında

30 Ocak 2026
Gurbete Arzuhâl

Gurbete Arzuhâl

30 Ocak 2026

Köşe Yazarları

Türkiye Deprem Haritası

 

Ayın Sözü

Lütfen Duyarlı Olalım!

de, da vb. bağlaçlar ayrı yazılır.

Cümle bitişinde noktalama yapılır. Boşluk bırakılır, yeni cümleye büyük harfle başlanır.

Dilimiz kadar, edebiyatımıza da özen gösterelim.

Arşiv

Sosyal Medya’da Biz

  • Facebook
  • İnstagram
  • Twitter

Entelektüel Künyemiz!

Online Bilgi İletişim, Sanat ve Medya Hizmetleri, (ICAM | Information, Communication, Art and Media Network) Bilgiağı Yayın Grubu bileşeni YAZAR PORTAL, her gün yenilenen güncel yayınıyla birbirinden değerli köşe yazarlarının özgün makalelerini Türk ve dünya kültür mirasına sunmaktan gurur duyar.

Yazar Portal, günlük, çevrimiçi (interaktif) Köşe Yazarı Gazetesi, basın meslek ilkelerini ve genel yayın etik ilkelerini kabul eder.

Yayın Kurulu

Kent Akademisi Dergisi

Kent Akademisi | Kent Kültürü ve Yönetimi Dergisi
Urban Academy | Journal of Urban Culture and Management

Ayın Kitabı

Yazarımız, Sedayi ALTUN’dan,

“Bir Eğitim Yolcusu” adlı güzel bir eser. Yazarımızın eseri, yine bir yazarımız ve Karadeniz Şairler ve Yazarlar Derneği yönetim kurulu üyemizin sahibi olduğu Ateş Yayınlarından çıkmıştır. Kendilerini kutluyoruz.

Gazetemiz TİGAD Üyesidir

YAZAR PORTAL

JENAS

Journal of Environmental and Natural Search

Yayın Referans Lisansı

Creative Commons License
This work is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.

Bilim & Teknoloji

Eğitim & Kültür

Genel Eğitim

Kişisel Gelişim

Çocuk Gelişimi

Anı & Günce

Spor

Kitap İncelemesi

Film & Sinema Eleştirisi

Gezi Yazısı

Öykü Tefrikaları

Roman Tefrikaları

Röportaj

Medya

Edebiyat & Sanat

Sağlık & Beslenme

Ekonomi & Finans

Siyaset & Politika

Genç Kalemler

Magazin

Şiir

Künye

Köşe Yazarları

Yazar Müracatı

Yazar Girişi

Yazar Olma Dilekçesi

Yayın İlkeleri

Yayın Grubumuz

Misyon

Logo

Reklam Tarifesi

Gizlilik Politikası

İletişim

E-Posta

Üye Ol

BİLGİ, İLETİŞİM, SANAT ve MEDYA HİZMETLERİ YAYIN GRUBU

 INFORMATION, COMMUNICATION, ART and MEDIA PUBLISHING GROUP

© ICAM Publishing

Gazetemiz www.yazarportal.com, (Yazarportal) basın meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir.
Yazıların tüm hukuksal hakları yazarlarına aittir. Yazarlarımızın izni olmaksızın, yazılar, hiç bir yerde kaynak gösterilmeksizin kısmen veya tamamen alıntı yapılamaz.

Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta

© 2008 - 2021 Yazar Portal | Türkiye Interaktif Köşe Yazarı Gazetesi

Yeniden Hoşgeldin

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Şifrenimi unuttun?

Parolanızı alın

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap