Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Mürai Dinci


12 Şubat 2012 00:01

Yorum Yapılmamış

Yanlış bilgi nasıl doğar diye başlığı düşünürken yanlış bilginin doğal sonucu olan mürai dinci bana anlaşılabilmem için daha doğru geldi. Mürai kişi : ikiyüzlü, dalkavuk, riyakar, münafık  olarak açıklanmış sözlükte.

Mürai dinci düşünce temelini tamamen yanlış bilgi üzerine kurmuş kişidir. Dindar Mümin tanımının tam zıttı bir profildir bu mürai dinci.

Bilgi güçtür sözüne tamamen katılan birisiyim. Gücün negatif ve pozitif diye ikiye ayrılması gücü oluşturan bilginin doğru veya yanlış bilgi olmasıyla alakalıdır. Yanlış bilgi uygulamaları ortamdaki negatif gücün çoğalmasına sebep olur. Beynimiz beş duyudan gelen bilgileri toplayıp harmanlayarak çeşitli sentezler çıkarır ve negatif veya pozitif enerjinin hem ruhumuza aktarımını sağlar hem de çevresine enerji alanı olarak yayar. Beynimize doğru bilgi akışı o yüzden çok önemlidir. Çevremizde bu doğru bilgi akışını sağlayacak doğru insanların olması çok önemlidir. Bir toplumda pozitif enerji üreten beyinlerin çoğaltılabilmesi içinde doğru bilgi kaynakları ve eğitmen bilge kişilerin varlığı çok önemlidir. Bir bilge kişi sözleri, davranışları, kitaplarıyla binlerce kişinin eğitimine katkı sağlar. Eğitim bu yüzden kutsaldır. Eğitmek ve yönetmek bir bakıma nebilerin mesleğidir ve onların Varisleri Alimlerin.

Bilgi gücün kaynağı ve gerçeğin yansımasıdır. O yüzden gerçeğe kör olan iblis ve taifesi gerçeğin üzerini bin bir hile ve tuzakla örter doğru bilgiyi şekil ve içerik olarak bozmaya bulandırmaya uğraşırlar. Vehim, şüphe, evham bu taifenin en büyük silahıdır. Tıpkı sihirbazların göz bağcılığı gibi vehim şüphe oyunlarıyla bir çok bilgisiz cahil kişi onların kuklası oyuncağı olur çıkar. Evhamlı kişileri incelediğinizde söylediklerimin ne kadar doğru olduğunu hayretle göreceksiniz. Vehim, yoku var, varı yok sayma kuvvesidir. Kararsızlıkta kalma, olmadık şeyden şüpheler çoğaltma ve kendi kendisini şüpheler kuyusuna düşürme halidir. Evhamlı kişilerde önem sırası onların kuruntularına, korkularına, bedensel ihtiyaçlarına göre sıralanır. Dini konularla ilgili görünmeleri dahi çerez çekirdek babından ya da korkularından veya tahakküm etme zevklerinden olabilir. Algısal bilgi akışı beyinlerinde yanlış bilgi ağırlıklı olduğundan evham hali ağırlıklıdır. Doğru bilgiyi bir takım sentezlerle kendi beyinlerinde üretemezler. Teşbih ve tenzih güçleri beyinlerinde eşit ve sağlıklı değildir. Ya dini kıssaları masal zannederler ya da o anlatılan kıssadaki ana fikri çözemez anlayamazlar.

Gerçek doğru bir bilgiyle karşılaştıklarımda o bilgi kendi evham süzgecinden geçirdiklerinden sonuç hep yanlış çıkar. Mezarlıkta korkulacak bir şey olmadığını binlerce defa duymuş görmüş olmalarına rağmen mezarlık yolunda ıslık çalmaktan kendilerini alıkoyamazlar. Yanlış söz ve davranışların yanlış olduklarını bile bile onları tekrarlar dururlar. Doğruyu öğrenmeleri yanlışı bırakmalarından zordur. Yanlıştan vazgeçmeleri imkansız gibidir.Çünkü şartlandırılmış bir beyinleri vardır. Mesela çocukluk yıllarında polis ve asayiş konularında kötü anıları olan kişilerde üniformaya ve devlete karşı nasıl bir takıntı oluşmuşsa ve o takıntı yüzünden bir çok zanlara kapılıp hatalar yapıldığı gibi mürai dincilerin de dini konularda çocukluklarından gelme yanlış veritabanı olduğu muhakkaktır. Mürai dinciler şekilcidirler. Nebilere Rasullere tanınmamış hakların kendilerinde olduklarını zannederler ya da tapındıkları şeyhlerinin uçtuğunu, süper güçlerle donanmış Süpermen olduklarını zanneder ve kendi evhamları doğrultusunda da şeyhlerini imtihandan geçirmeden de duramazlar ve onlardan bir keramet ister dururlar. Kafir Cinlerin de bazı kabiliyetlerinin olduğu bilgisini bilmediklerinden üfürükçü cinci taifesinin oyuncağı oluverirler.  

Mürai dinciler tapınma halindedirler. Şekilci oldukları için karşılarında bir varlık mutlaka olmalıdır. İşi o kadar ilerletirler ki, nebilerde olmayan yetkilerle insanlara tahakküm ederler ya da etmek isterler. DİNDE ZORLAMA YOKTUR ayetini ve SEN SADECE BİR ÖĞÜTÇÜSÜN ayetini ALLAH DİLEMEDİKÇE SEN KİMSEYİ İMANLI EDEMEZSİN mealindeki ayetleri görmezler okumazlar anlamazlar.

11 Şubat 2012 Cumartesi

UĞUR ÖZALTIN

Okunma Sayısı: 106
Kategori: Uğur ÖZALTIN

Yazarın Diğer Yazıları

Kısa Kısa – Gereksiz

Zaman zaman… değil, yeteri zaman aralıklarında duyuyorum. Diyorlar ki “bilişim bölümleri gereksizdir.” Bunu öğretmen de...

Katillik Nerede Başlar

Günümüzün en çetrefil sorusu budur. İnsanı öldürmek nerede cinayettir, nerede haktır, nerede dine vicdana uygun...

Sor Soruyu

Sor soruyu al boruyu yarışmasına hoş geldiniz. Bugün ilk bölümümüzde üç yarışmacı birbirine soru soracak...

Üstün Dökmen Döktürdü

Prof. Dr. Üstün Dökmen bugün Star televizyonunda Melek adlı programda konuktu ve astroloji hakkındaki görüşlerini...

Para Zaafı

Para zaafı yani para için her şeyi yapabilirlik ya da menfaat köleliği günümüzün en çetrefil...