Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Milli Eğitim Nasıl Kurtulur


20 Aralık 2019 00:03

Yorum Yapılmamış

Güzel sözler söylüyor Sn Bakanımız…
Gönüllere hitap eden, ruhu okşayan…
Milli Eğitim Bakanlarının içinde öğretmeni anlayan, dinleyen ve en önemlisi öğretmenin kalbine dokunan bir bakanımız olduğu için şanslıyız.

Ancak bu acımasız vahşi kapitalist sistemde parasız aşk 5 dakika sürüyor ne yazık ki!

Öğretmeni memur ve haber sitelerinde linç nesnesi olmaktan kurtarmak bakanlığın ârı, kârı, şiarı olmalı…

VİZYON belgesinde başlıklar iyi ancak boşluklar doldurulmalı…

Ne mi yapılmalı?.. Buyrun…

* 3600 ek göstergenin bir an önce çıkartılması,

* Öğretmeni kuyumcudan, müteahhitten, işadamından daha zengin gösteren vergi dilimi adaletsizliğine bir an önce son verilmesi,

* Uzman öğretmenlik ve baş öğretmenlikteki adaletsizliğin acilen giderilmesi,

* Eşleri asker, polis, hakim, savcı olan öğretmenlerin sürekli eşlerinin görev yerine tayin istememesi, adaletli bir şekilde bazen de eşlerin öğretmenin görev yaptığı yere tayin istemesi,
* Bilimsel, ekonomik getirisi de olan kariyer sisteminin getirilmesi,

* Geliri öğretmenin çok çok üstünde olan ticaret erbabının çocukları burs alabilirken, öğretmen çocuklarının bursluluk sınavı önündeki engelinin (gelir limiti) kaldırılması,

* Öğretmene şiddete yasal düzenleme getirilmesi,

* Formalite değil, gerçek manada şiddete dayalı boşanmalarda öğretmene tayin hakkı verilmesi, bu durumu suistimal ederek gerçek mağdurları mağdur edenlere de ağır cezalar verilmesi,

* İkili eğitime son verilmesi,

* Yasal olarak mesai süresi 8 saattir ancak ikili eğitim yapan okulların yöneticileri 12 saat çalışmaktadır. İkili eğitim yapan okul yöneticilerine günlük 8 saati geçen her saat için mesai ücreti ödenmesi,

* Bakanlığın kamuoyuna ve velilerine doğru bilgi vererek tüm okulların ya her türlü ihtiyacını karşılaması ya da ödenek göndermesi,

* 40 – 50 kişilik sınıfların ideal seviyeye düşürülmesi,

* Okul diye dört duvardan oluşan, bahçesi dahi olmayan binalar değil, sosyal, sportif, kültürel, bilimsel imkanlara sahip okullar yapılması,

* Öğretmen yetiştirmek için gelişmiş ülke örneklerinde olduğu gibi ciddi yatırımlar yapılması ve kaynak ayrılması,

* Dünyadaki bilimsel gelişmeler yakından takip edilerek işlevini kaybetmiş öğretmenlik kadroları yerine yeni öğretmenlik kadroları tahsis edilmesi

* Bakanlığın popülizmden uzak gerçekçi atamalar yapması, örneğin engelli birinin beden eğitimi öğretmeni olarak atanmaması, uygun başka bir alanda değerlendirilmesi,

* Gerek psikolojik gerekse başka nedenlere bağlı olarak sağlığını, öğretmen yeterliliğini kaybeden, kuruma, öğrencilere zarar vermeye başlayan öğretmenlerin ya başka alanlarda istihdam edilmesi ya da bunlara emeklilik hakkı verilmesi,

*Dolar bazında sürekli eriyen öğretmen maaşının artırılması…

* Öğretmenlik meslek kanununun çıkarılması.

* Yöneticileri arafta bırakan inisiyatif almaktan vazgeçiren görevlendirme müdür, müdür yardımcılığı uygulamasına son verilmesi…

* Öğretmene 8 yılda bir mutlaka il içinde ya da ilçe içinde ROTASYON gelmesi…

Sayın Bakanın gönül borcunu , hükümet ve maliye bakanlığı öğretmene somut adımlar atarak ödemelidir.

Eğitmek fiilinin yüklem olduğu cümlelerde özne öğretmen olmalıdır.

Yoksa; ” Video meliora proboque deteriora sequor. ” * demeye devam ederiz.

Vesselam!

*İyi yolu görüyor ve takdir ediyorum, ama kötü yoldan gidiyorum.

Erhan Ziya SANCAR

Okunma Sayısı: 631

Yazarın Diğer Yazıları

İyi Öğretmenler Kalplerde İz Bırakır

Bir öğrenciye, onu okulda başarılı yapan şeyin ne olduğunu sorduğunuzda, size muhteşem yeni bir kitap...

Büyüyünce Mutlu Olacağım

Fast food.. Acele acele acele. Hız ve haz çağındayız. Doyumsuz, bıkkın ve mutsusuz. Evet, mutsuz,...

Mutlu musun? Hayır Tokatlıyım

Bu haftaki yazım mutluluğu ararken mutsuzluğun modern dehlizlerinde kaybolan biz zavallı bireyleri anlatıyor. Birey olalım...

Dostum Dostum

Sızlıyor be doktor. Aşk denince kalbim, dost denince sırtım. Bu devirde dosdoğru dost bulmak zor...

Sizin Hiç Babanız Öldü mü?

Bugün babalar günü. Haziran 3. hafta. 3. sıraya konmuş. 3. sınıf… Babalar günüymüş. Böyle günlerde...