Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Cumartesi, Ocak 31, 2026
  • Giriş Yap
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Anasayfa Eğitim & Kültür Genel Eğitim

Maviler ve Yeşiller

Yakup HALICI Yazar Yakup HALICI
29 Nisan 2025
Genel Eğitim, Siyaset & Politika, Tarih, Yakup HALICI
0
Maviler ve Yeşiller
401
Paylaşma
5k
Görüntülenme
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

MAVİLER VE YEŞİLLER!..(işler sarpa sardı)

 

Tarih kitapları anlatır… Bizans’ın son zamanlarında hayat (varsa yoksa) hipodromdaki at yarışlarına odaklanmış. Halkın bütün derdi Yeşiller ile Maviler takımları arasındaki mücadelelermiş. Sonuç malum.

 

Fransız İhtilalinden önce, hâkim güç-bunlar monarşilerdi- kendilerini meşru tabana dayandırmak ve hakimiyetini sürdürebilmek için mutlaka devlet dini ya da mezhebine dayandırırlardı.

 

Mesela İngiltere krallığı otoritesini sağlamlaştırmak için Anglikan Kilisesini ihdas etmişti. Yine Şah İsmail otoritesini Şia inancına dayandırmış, Osmanlı da buna karşılık Suniliği seçmişti. Fransız İhtilalinden sonra sanayileşme devrinin başlaması ve ideolojilerin dünya gündemine gelmesiyle devletler otoriterini etnik ve ideolojiler üzerinden sağlamak istemişlerdir. Etnik tebaanın milletleşmesi ve akabinde ideolojinin devreye girmesine en güzel örnek Sovyetler Birliğidir.

 

1917 devriminden sonra kurulan Komünist rejim tüm acımasızlığı ile Rus tebaası üzerine çökmüş, var olan sosyal ve kültürel düzen değiştirilirmiştir. Sınıfsız düzen iddiası sosyal ve ekonomik sınıfları tasfiye etmiş yerine kendi ideolojik anlayışlarına göre ‘sınıfsız sınıflar(?)’ ihdas etmiştir. Bu zorla düzenleme mayası Sovyet toplumunda ancak yetmiş yıl sürdürülebilmiştir. Sonunda 91’de yıkılan Sovyet imparatorluğu geriye kültürel düzenin tarumar edildiği, sosyal ve ekonomik sınıfların olmadığı bir enkaz bırakmıştır.

 

Malum olduğu üzere, Rus federal devletinin ilk burjuvası oligarklar olmuştur. Halbuki toplumda burjuvanın toplum içerisindeki anlamı çok daha başka ve derindir. Ayrıca toplum ara sınıflarından mahrum olduğu için sınıf geçişleri sağlanamamıştır. Sonunda, Rusya da siyasal ve sosyal yapı göz önündedir.

 

Kısaca, yüzyıllardır yavaş ve etkili dönüşümlerini sağlayan toplumlar, on dokuzuncu yüzyılın sonlarından itibaren yirminci yüzyılın sonuna kadar birdenbire kısa zamanda cebri dönüşümlere uğratılmışlardır. Yirminci yüzyılın sonlarından itibaren de ideolojiler tasviye edilirken de aynı travmalar yaşanmaktadır ve daha çok yaşanacağa benzemektedir. Şimdi de ideolojiler tasviye edilirken de travmalar yaşamışlar, halen de yaşıyorlar. Bu travmanın ne kadar süreceği belli değildir. Ülkemiz de dünyanın bu gidişatından nasibini almış, yüzyıllık devletimiz halen bu travmaları yaşamaktadır.

 

Çeşitli ideolojik – çağdaş, insan hakları, özgürlük vs. adlar altında- sunulan bu sunumlar aslında sisteme hâkim olma mücadelesinin görünen yüzüdür. Bu kavramlardan öte, sisteme hâkim olmak, ülkenin gelir kaynaklarına hâkim olmak demektir. (Günümüzün modası) İnsan hakları, özgürlük, demokrasi toplumlara hoş gelen kavramlardır. İnsan dolayısıyla toplumlar için aynı zamanda gereklidir de… Çünkü iktidarlar toplumu hoşnut ettiği sürece ayakta kalabilir, iktidarını sürdürebilir. Kısaca bu karşılıklı menfaatleşmekdir.

 

Adını zikrettiğimiz kavramlar hâkim gücün toplumu disipline etmenin argümanlarıdır. Ama bir anlamda da tolumu galeyana getirmenin de yöntemidir.

 

Ülke kaynakları toplumun ihtiyaçlarına göre dağıtılıp, insanların geleceklerinden emin olduğunda, yaşam için asgari ihtiyaçları karşılandığında, adı geçen kavramlar toplum tarafından çok da kale alınmaz.

 

Bunu sağlayan sistem, alternatif düşünce ve akımları kendi kontrollerinde manipüle ederler. Toplum da ülkede özgürlüğün, insan haklarının olduğu inancı içerisinde huzur içerisinde günlük yaşamını sürdürür.

 

Ülkemiz özelinde;

 

Yıkılan imparatorlunun enkazı üzerinde fukaralığın gırtlağa dayandığı, burjuva dahil sosyal sınıflarının olmadığı, milletleşmesini tamamlayamamış, çeşitli fikri akımların siyasal düzene hâkim olmak hevesi olan bir devletten söz ediyoruz. Böyle bir ortamda şüphesiz birtakım kırılıp, dökülmeler olacaktı. Olmuştur da!..

 

Ancak,

 

Her devrim, ana fikir itibarıyla halk adına halk için yapılır. Devrimin başarılı olması, halkın kabullenme derecesi ile doğru orantılıdır. Yoksa devrim baskı ve otoriteye dönüşür ki, sonuç hüsrandır.

 

Tarihi süreç içerisinde elbette toplumun dönüştürülmesi, uygarlığı yakalama, daha medeni bir toplum yaratma adına birtakım kararlar alınır. Bunlar doğaldır. Ama “ben yaptım oldu, ya da doğrusu budur” dayatmaları (toplum razı olmuş gibi görünse de/ gözükse de) sonunda ters teper. Sovyet örneğinde olduğu gibi tarihte bunun örnekleri çoktur.

 

Ülkemiz kronolojik olarak hangi yollardan geçti? Bunu konunun uzmanlarına bırakalım. İki bin iki de gelinen nokta;

 

Sisteme hâkim, (tüm devlet kurumları, ekonomisi ile) meşruiyetini halkından değil, kurucusundan alan, toplumun yarıya yakını köylerde yaşayan, çeşitli siyasal söylemlerle (siyasal partiler, sivil toplum örgütleri, seçim vs. ile özgür gözükse de) baskı altında tutulan ve hâkim gücün ulufelerine muhtaç bir toplum… Kendi medeniyetini geliştirememiş, tüm yaşamını “kurucuna göre” çağdaş yaşam adı altında şekillendiren bir yaşam anlayışı ile diretilmesi.

 

İki bin ikiden sonra (ne oldu ise) toplumun stabil yaşamının ters yüz edilmesi, köylerin boşaltılması, çeşitli adlar altında şekillenmiş (baş örtüsü yasağı gibi) yasakların kaldırılması… Anlıyoruz ki, ülkemiz artık yeni bir sisteme ve şekillenmeye doğru yol alıyor. Bunların hep bildik hak, hukuk, özgürlük adına yapıldığıdır. Ama gerçekten öyle mi? (Devam edecek)

Paylaş
Etiketler: Fransız ihtilaliingiltere krallığımavilertarih kitaplarıyeşiller
Önceki Yazı

Kartpostallarım

Sonraki Yazı

Kararlı Olmak

Yakup HALICI

Yakup HALICI

İlişkili Yazılar

Suskun Ve Sessiz
Radyo Televizyon

Kürsüde Az Ses, Çok Mana

30 Ocak 2026
5k
Vatandaşın Alım Gücü Azaldı
Kültür

Türkiye Yüzyılı

30 Ocak 2026
5k
Bu Ülke!
Ekonomi

Bu Ülke!

30 Ocak 2026
5k
Genelleme
Genel Eğitim

Genelleme

29 Ocak 2026
5k
Sonraki Yazı
Göz Gördü Gönül Katlanmadı

Kararlı Olmak

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Trendler
  • Yorumlar
  • En son
Aşık Veysel ve Kara Toprak Türküsü Hikayesi

Aşık Veysel ve Kara Toprak Türküsü Hikayesi

22 Mart 2019
Ayak Tabanına Veya Göğüse Vicks Sürmenin Faydası Yok

Ayak Tabanına Veya Göğüse Vicks Sürmenin Faydası Yok

24 Ocak 2016

Yok Saymak

28 Mart 2020

Yıldızname Baktırmak Günah mı…Günah…

09 Haziran 2022

Keltepen’in Taşları /Şu Akkuşun Gürgenleri

18 Nisan 2020

Düz Dara Yâr Düz Dara

23 Mayıs 2020

Tüketicilerin Süt Tozu Dilekçeleri!

97

Fethullah Gülen’e 19 Soru

72

Ayasofya Açılsın Zincirler Kırılsın

70

İslâm Dışı Bir Uygulama: Çocuk Sünneti…

45

Gıda Mühendislerinin Petek Ataman’a Çağrısı

40

Şarkı Sözü Alan Var mı?

39
Suskun Ve Sessiz

Kürsüde Az Ses, Çok Mana

30 Ocak 2026
Toplumsal Cinsel Problem

Toplumsal Cinsel Problem

30 Ocak 2026
Vatandaşın Alım Gücü Azaldı

Türkiye Yüzyılı

30 Ocak 2026
Ailenin Dönüşümü

Ailenin Dönüşümü

30 Ocak 2026
Gece Aforizmaları (l)

İstanbul Üçlemesi Dolmabahçe Sarayında

30 Ocak 2026
Gurbete Arzuhâl

Gurbete Arzuhâl

30 Ocak 2026

Köşe Yazarları

Türkiye Deprem Haritası

 

Ayın Sözü

Lütfen Duyarlı Olalım!

de, da vb. bağlaçlar ayrı yazılır.

Cümle bitişinde noktalama yapılır. Boşluk bırakılır, yeni cümleye büyük harfle başlanır.

Dilimiz kadar, edebiyatımıza da özen gösterelim.

Arşiv

Sosyal Medya’da Biz

  • Facebook
  • İnstagram
  • Twitter

Entelektüel Künyemiz!

Online Bilgi İletişim, Sanat ve Medya Hizmetleri, (ICAM | Information, Communication, Art and Media Network) Bilgiağı Yayın Grubu bileşeni YAZAR PORTAL, her gün yenilenen güncel yayınıyla birbirinden değerli köşe yazarlarının özgün makalelerini Türk ve dünya kültür mirasına sunmaktan gurur duyar.

Yazar Portal, günlük, çevrimiçi (interaktif) Köşe Yazarı Gazetesi, basın meslek ilkelerini ve genel yayın etik ilkelerini kabul eder.

Yayın Kurulu

Kent Akademisi Dergisi

Kent Akademisi | Kent Kültürü ve Yönetimi Dergisi
Urban Academy | Journal of Urban Culture and Management

Ayın Kitabı

Yazarımız, Sedayi ALTUN’dan,

“Bir Eğitim Yolcusu” adlı güzel bir eser. Yazarımızın eseri, yine bir yazarımız ve Karadeniz Şairler ve Yazarlar Derneği yönetim kurulu üyemizin sahibi olduğu Ateş Yayınlarından çıkmıştır. Kendilerini kutluyoruz.

Gazetemiz TİGAD Üyesidir

YAZAR PORTAL

JENAS

Journal of Environmental and Natural Search

Yayın Referans Lisansı

Creative Commons License
This work is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.

Bilim & Teknoloji

Eğitim & Kültür

Genel Eğitim

Kişisel Gelişim

Çocuk Gelişimi

Anı & Günce

Spor

Kitap İncelemesi

Film & Sinema Eleştirisi

Gezi Yazısı

Öykü Tefrikaları

Roman Tefrikaları

Röportaj

Medya

Edebiyat & Sanat

Sağlık & Beslenme

Ekonomi & Finans

Siyaset & Politika

Genç Kalemler

Magazin

Şiir

Künye

Köşe Yazarları

Yazar Müracatı

Yazar Girişi

Yazar Olma Dilekçesi

Yayın İlkeleri

Yayın Grubumuz

Misyon

Logo

Reklam Tarifesi

Gizlilik Politikası

İletişim

E-Posta

Üye Ol

BİLGİ, İLETİŞİM, SANAT ve MEDYA HİZMETLERİ YAYIN GRUBU

 INFORMATION, COMMUNICATION, ART and MEDIA PUBLISHING GROUP

© ICAM Publishing

Gazetemiz www.yazarportal.com, (Yazarportal) basın meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir.
Yazıların tüm hukuksal hakları yazarlarına aittir. Yazarlarımızın izni olmaksızın, yazılar, hiç bir yerde kaynak gösterilmeksizin kısmen veya tamamen alıntı yapılamaz.

Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta

© 2008 - 2021 Yazar Portal | Türkiye Interaktif Köşe Yazarı Gazetesi

Yeniden Hoşgeldin

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Şifrenimi unuttun?

Parolanızı alın

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap