Kum tanecikleri tek tek dökülüyordu. Zaman mı sonlandı, yoksa bir hiçlikten çıkıp sonsuzluğa mı giriyorduk. İncecikten bir yoldan, diğer bölüme yaşanmışlığa mı sürükleniyorduk. Yaşadığıma ait günler diyordum.
Yaşanan günleri aktarıyordu, haznesine sessizce, kum saati. Kaygısızdı zamanı harcamada. İyi ve kötü günleri yaşanmışlığa yazıyordu. Yazılan günler, yaşantının geçidinden sıyrılıyordu.
Kum saatini laboratuvarda gördüğümde, hareketli taneciklere siz de benim gibi yerinizde durmuyorsunuz, dedim. Zamana aldırış ettikleri yoktu. Geçmiş ve gelecek zamanı uyduruyordum. Geçitteki kum tanecikleri aynı heyecanla yürüyordu.
Tanecikler kimseye aldırış etmiyordu. Bu arada neyi ve nasıl ölçüyor, anlayamadım.
Arkadaş kum sakin akıyor biz de bakıyoruz, dedi. Halbuki akmasını sağlayan da bizleriz. Onun için gelecekle bağı kuranız. Saat ise tanecikler sayesinde, zamanı bizlere yorumluyordu. Bir ara yorumu bırakıp saat ile ilgili başlarına gelen olayı anlattı.
Laboratuvarda cam kabı ısıtıyorduk. Fazla ısınmış olacak ki birden patladı. Masanın üzerindeki kum saati düştü ve kırıldı. Beklemediğimiz olayda kum tanecikleri dağıldı. Arkadaş, tanecikleri geçmiş ve gelecek olarak ayıralım, dedi.
Taneciklerin bir kısmını yan tarafa topladık. Sonra da güldük. Ayırdıklarımız yaşanmışlığa aitti.
Kum tanelerini cam kapta topladık. Zamanla ilgili hiçbir şey göstermiyordu. İki gün sonra saati yeniledik. Dolaba kaldırdık. Sarsıntıyı hissetmemesi gerekiyordu. Dar geçitten geçenler geçmişi kabul etmiyorlardı. Geleceklerinin çok parlak olduğunu söylüyorlardı.
Saat kumun hareketinin göstergesiymiş. Dar geçitten geçtikten sonra, gelecekle ilgili bilgi veremiyordu. Kum saatini döndürmekle, zamanı değiştirmiş mi oluyoruz. Zamanın geçmişi geçmiştir. Onu kimse değiştiremez.
Değişmezlik renkli, sevecen ve zevkli ise anılarımız değerli olarak saatini laboratuvarda kalacaktır. Değerli kalmak, geleceğin tayin edeceği bir olgudur. Bu yönüyle geleceğe değer katacaktır.
Kum saatini laboratuvarda, tanıdık ve orada bıraktık. Geçmişi ve geleceği nasıl tayin ettiğini sorgulamadık. Kırıldığında taneciklerin üzgün bakmasına ve savrulmasına, üzüldük. Fakat taneciklerinin umurunda değildi. Yalnız zamanın durumu da kafalarımız gibi karışıktı. Yenilenme zamanı olarak seçilen geleceğe dair kum tanecikleri, tek tek dökülmeye başlamıştı.
Kum saati, hangi zamanı gösteriyor, okuyamadık. Anılar defterine yazacağımız olayı da belirleyemedik. Yalnız kum saatini patlama zamanını göstermesini anılarıma yazdım. Bu gidişle patlamayı unutmayacağım.
Kum saati gelecek günleri göstermesine semboldü. Anılarıma çok da heyecan yaratmamıştır.
Hasan TANRIVERDİ























