Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Köylerimzideki Göç Akını

Ömer SARDONAT

26 Aralık 2010 00:02

Yorum Yapılmamış

Köylerimizde ki Göç Akını

Bundan birkaç yıl önce köylerimizde yaşayan insanlarımız gelenek göreneklerine bağlı, dayanışma içinde yaşarlardı. Akrabalık bağlarına değer verilir herkes bir birini gözetirdi.

Topraklarımız ekilip biçilirdi. Bu insanlar kendi geçimlerini sağladıkları gibi hem de üretime katkı sağlıyorlardı. Böylece ülkemiz ekonomisine de katkıda bulunuyorlardı.

İki binli yıllardan sonra köylerimizden şehirlere bir göç akını başladı. Toraklarımızda ekilmez oldu, üreticilikten çıkıp tüketici durumuna düştük. Toprağımızdan niye koptuk insanımızı göçe zorlayan sebep nedir, niçin köylerini terk ederler.

Neden bu insanlar bu duruma geldiler ona bakmak gerekir. Köylerimiz de yaşayanlar önceden de büyük şehirlere gider, kendi meslek guruplarına göre iş bulur çalışırlardı. Hasat mevsimi herkes köyüne döner mahsulünü işlerdi. Köyde eş ve çocukları kendi güçlerine göre az da olsa hayvan besler ailenin geçimine katkıda bulunurlardı.

 Aile bütünlüğü bozulmadan saygı sevgi içinde geleneklerine bağlı olarak yaşamlarına devam ederlerdi. Aralarında senlik benlik gibi bir kavga da olmazdı.

Sonraki yıllarda köyü birer birer terk etmeye başladılar. Büyük şehirlere yerleştiler.

Orda ne iş yaptıklarına baktığımız zaman çarpıcı bir tablo çıkıyor karşımıza. Evin reisi iş bulursa çalışıyor, çünkü bu insanların çoğunluğu kalifiye eleman değil yapabildikleri ara işlerinde iş bulup çalışmaktır. Eşleri ve çocukları da çalışmak zorunda kalmış pek çoğunun.

Şehirlerdeki yaşam şartlarına ayak uydurmaya çalışıyor fakat buna gücü yok, köyüne geri dönmeyi kendine gurur sayıp dönemiyor. Yaşadıkları çevreye özenti gösteriyor beceremiyorlar. Şehirde yaşayan insanların kültür düzeyi ile bunlarınki çok farklı. Sanki gördükleri insanların karşısında eziliyormuş gibi görüyor çoğu kendini. Pek çoğu da aldırmıyor hayat nasıl olsa devam ediyor diye avutuyor kendini.

Bu insanlarımız özde kaybettiklerinin hiç farkında bile olamıyorlar, tek düşünceleri günü kurtarmak, onlar için. Onur haysiyet ikinci plana bırakılmış, örf adetler unutulmuş geçim derdine düşmüşler.

Neden gidiyorsunuz köyden diye sorarım karşılaştıklarıma verdikleri cevap o kadar basit ve aciz ki insanın gülesi geliyor.

Bu insanları köylerinden koparan Devletin verdiği yardımlardır. Onlarda açıkça söyleyebiliyor bunu. Yakacağımız veriliyor, fonlardan yiyecek veriliyor, biz de ara sıra çalışıp kirayı ödüyoruz geçinip gidiyoruz. Ne uğraşırım toprakla diyebiliyor. Sonuç şuna geliyor insanlarımız hazıra alıştırılmış üretici toplum iken tüketici bir duruma getirilmiş daha da kötüsü tembelleştirilmiş. Gittikleri yerde eğitim, kültür seviyeleri yaşadıkları çevreye uymadıklarından pek çoğu sahte kimlikler altına girmektedir. Bunun acısını da ailenin her ferdi birlikte çekmektedir.

Bu insanlarımıza özellikle seçim zamanlarında oy uğruna tavizler verilmiş kendine ait olmayan topraklar üzerine elinde avucunda ne varsa harcayıp gecekondular kurmuşlar ve ev sahibi olduk diye ümitlenmişlerdir. Aradan geçen zaman içinde yaptıkları bu yapıların yıkılma kararı alındığında canlarını ortaya koyup ne duruma düştüklerini biliyoruz.

Hâlbuki bu insanlara böyle hazırların sunulması yerine onları yaşadıkları yerde destekleyerek üretim de payı olan bir kitle haline getirmek zor değil. Neden bu yol tercih edilmiyor. Devlet fonlarından ezilerek yardım istemek yerine emeğin karşılığını almak daha kutsal değil mi. Hükümetlerin alacağı oy hatırına insanlarımızın yaşam tarzları bozulmuş, aile yapıları bozulmuş her geçen gün daha da bozulmaktadır. Akrabalık ilişkiler bile bitmiş durumda. Hepsi bankalara borçlanmış ödeyemedikleri içinde meşru olmayan durumlarla karşı karşıya gelmişlerdir.

Başkalarına özenti yüzünden çocuklarının ahlak yapısı değişmiş köyde kalan büyüklerini tanımaz olmuşlar.

Köylerini terk edip giden insanlarımıza seslenmek istiyorum. Dönün kardeşim köyünüze toprağınızın size vereceği daha kutsaldır. Belki adın köylü olacak ama zaten sen Köylü idin. Bu milletinde efendisi idin, bozma efendiliğini. Sana vaat edilenlere aldanma bunların hepsi geçici bir memnuniyet içindir. Bir anlık hoş görünmedir. Sen bu milletin en şerefli evladısın. Alın teri ve emek her şeyin üstündedir. Varsın ellerin yeniden nasır tutsun, varsın sana yine köylü desinler.

Bunu kendine gurur meselesi yapma dön köyüne onurunla yaşa. Unutma O köy bizim köyümüzdür.

Okunma Sayısı: 72
Kategori: Ömer SARDONAT
Etiketler: , , ,

Yazarın Diğer Yazıları

Hayat Bu İşte

Dün varız bu gün yokuz. Acısıyla tatlısıyla yaşadığımız ömür gün geliyor bitiyor. Daha dün aramızda...

Bitmeyen Umutlar

Yüreğimin en derin yerinden amansız fırtınalar kopuyor bazen. Daha çok düşünüyorum geçmişi, yüzümde oluşan kırışıklarda...

Sen Yine Gülümse Hayata

Doğruların geçerli olmadığı yalanların ve yalancıların arasında ve adına yalan dünya dediğimiz bir ortamda yaşıyoruz....

Her Şeyi Çok Sevdik KendimiziTeselli Etmek İçin

Hayat hepimiz için aynı aslında farklı olan kişilerin büründüğü rollerdir. Hepimiz için yabancı olanlar gün...

Bir Umuttur Beklediğimiz

Gecenin sabah olmasını beklerken zifiri karanlıkta, doğacak güneşin yeni bir umut olmasını düşünürsün. Sığındığın kader...