Kitap okumakla ilgili, öğrencimin nazik mektubunda sıraladığı cümleler için teşekkür ederim. Okuduğu hikâyemi beğenmesine ayrıca sevindim. Kitapları sevmesine onlarla haşır neşir olmasına çok memnun oldum.
Kitap en iyi arkadaş, tek kelimeyle “dosttur”.
Kitabın içeriğini soruyorsun. Kitabın iyisi veya kötüsü olmaz. Çünkü okurken, kitabın yanında kendimizi de okuyoruz. Onun için bir cümlesi bile “hayat doludur”. “Bizlere ışıktır”. Öyle aydınlatır ki dünyayı önüne getirir.
Kitap, düşünceleri aydınlatır. Onun için okurken, gösterdiğiniz tepki önemlidir. Hayata dair farklı görüşler ortaya atar, yeni fikirler sağanağına tutulursunuz. İşte şahsiyetin beslenmesini ve böylece olgunlaşması gerçekleşir.
Okumak duygu ve düşünceleri öne çıkararak, aktifleştirir. Bu durumda hediyeleşmeyi kitap üzerinden yapmalısınız. Örnek; “babalar gününün en değerli hediyesi kitap olmalıdır”. Bunu unutmayınız.
Kitabı her halükârda sevmelisiniz. Anlayarak okumalısınız. Okumuş olmak için ele almamalısınız. Görüşünüze ters kitap olsa da ondan yararlanır ve önünüze yeni fikirler açacaktır. Bundan dolayı en az iki defa okumalısınız.
Kitap okuyan kendini geliştirir. Çünkü beyni geliştiren okumaktır. Saatlerce okumak beyni yormaz. O halde okuyun ve düşünün yeni fikirler geliştirin. Beyin yorulmaz, maalesef yorulan duyu organlarınızdır. Yani gözler ve kulağınız yorulur. Siz beyin zannedersiniz.
Kitap öyle bir öğretmendir ki sizin davranışınıza kızmaz ve her şeyinizi hoş görülü karşılar. Sizinle karşılaştığından memnundur. Hiçbir şekilde pişmanlık duymayacaktır. Karşılık beklemeden yardımcı olur. Ayrıca sizinle olmaktan da mutluluk duyar. Kötü düşünceleri kabul etmez. Dostça davranır, uyanıktır. Gizlisi saklısı olmaz ve beyin denilen kapalı kutunuzu açar. Sizin ırmak gibi coşmanızı sağlar. Çağladıkça sizi alaya almaz.
Hiçbir davranışınıza gönül koymaz…
En yakınından dahi hediye almayacaksın. Senin için kitap ufka açılan kapıdır. Hediye aldığın kitabı okuduktan sonra okuyan birine, vereceksin ki o da okusun.
Hayret ettiğim ve kitabın başından, ayrılamamama neden olan düşüncemi size açıklamak istiyorum.
Yazar, romanını yazıyor ve bitiriyor. Çalışmasını altı yılda, hatta daha fazla sürede bitirdiğini söylüyor. Otuz yılda bitiren de var. Peki bizler niçin veya hangi hakla “on veya on beş saatte okumuyoruz”.
Kaçırdığımız nokta, irademizin zayıflığıdır. İrademize hâkim olmalıyız.” Okuyacağım, başaracağım,” diyebilecek iradeye sahip olmalıyız.
Okumayan düşünce ve bilgi olarak geridir. Aklını kullanamaz. Kafasında kavak yelleri eksik olmaz.
Kitap en iyi öğretmen olarak, zamanı en iyi değerlendirir.
Kitap sevgi demektir. Sevgi, hoşgörüyü güçlendirir ve gönlü açar. Kişiyi boş işlerle uğraştırmaz. En iyi bildiğin gıdalardan daha fazla vitamin sağlar. Vücudunu güçlü, dinç ve zinde tutar.
Kitapla birlikte olmak, büyük eğlencedir. Dünyayı önüne serer. Dünya avucunun içindedir. Kimin ne söylediğini neler saçmaladığını bilirsin. Dünyanın kaç köşesinin olduğuna karar verirsin.
İradeni kullan ve her gün beş sayfa kitap karıştır. Kendinde büyük değişmenin olduğunu bizzat göreceksin. İnsanın konuştukça sıkıldığını anlaması zor olmayacaktır.
Bilgiyle dolu insan okuyandır. Okuyan düşünendir.
İnsanının özü, doğru olan düşüncedir.























