Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Cuma, Ocak 30, 2026
  • Giriş Yap
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Anasayfa Yazarlar Kemal ÖZER

Kirli İtifak, Beyaz Perdeden Saldırdı: ‘Erdoğan mı5 Ajanı!’

Kemal ÖZER Yazar Kemal ÖZER
12 Mart 2014
Kemal ÖZER
0
400
Paylaşma
5k
Görüntülenme
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş
Erdoğan’ın Londra’da asrın davasında yargılandığından haberiniz var mıydı? Ya öncesinde Berlin’de eroinle yakalandığından…
Erdoğan’ın yargılandığı davada savunma avukatı ise Gül’müş…
Londra’daki asrın katliamına ait delilleri; avukat, savcı, yargıç ve içişleri bakanlığı temsilcisi dışında, aralarında sanık Erdoğan’da dâhil hiç kimse göremeyecekmiş.
 
Dava ile ilgili olsun olmasın aralarında avukatlar, yargıçlar dâhil herkes dinleniyormuş…
Erdoğan’ın tüm geliri gayri meşru,özellikle de uyuşturucudan…
Yöneltilen suçlardan biri de içkili araba kullanmak…
Savcıya göre, Erdoğan her koşulda çuvallamış…
Erdoğan’ın muhbiri ise oğlu…
Oğlu aynı zamanda gizli tanık…
Eldeki en önemli delil ise USB bellek…
O halde “Erdoğan’ı neden öldürmüyorlar?” diye soruyor avukat, Amerikalı gazeteciye…
Gazeteci ise, “o zaman yargılama olmaz” diye cevap veriyor.
Başsavcı, Avukat Gül (Rose)’e: “Seni seçmemizin en önemli nedeni zaaflarındır!” diyor.
Suç makinesi Erdoğan, bu suçları İstanbul, Pakistan, Berlin, Londra yani hemen her yerde işlemiş…
“Bu işte öyle güçler rol oynuyor ki, onu ne sen, ne ben, ne de …kurtarabilir” diyor; başsavcı, avukata…
Avukat, Erdoğan’ın MI5 ajanı olduğunu ortaya çıkarınca, öldürülüyor.
Sonra da kendini asmış süsü veriliyor. Bu nedenle de dava düşüyor.
Bunun üzerine başsavcı, “davanın düşmesi, adli sistemimizin ne kadar güçlü olduğunu gösterememiş olmamıza neden olduğu için bizi üzüyor” diyor.
Bu sözler üzerine, derin devlet adına çalışan başsavcıya;
“Erdoğan davasının düşmesi ve örtbas edilmesi konusunda çıkan haberler için başsavcı bir şey söyleyecek mi?
Hâlâ yargı sistemimizin adil ve güçlü olduğuna dair ne söyleyeceksiniz?” diye sorular yöneltildiği sırada; “İstifa edin! İstifa edin! İstifa edin!” sloganları yükseliyor!
Şaka gibi değil mi?
Ama öyle değil, hepsi gerçek(!)
Bütün bu olay ve sözler, “Closed Circuit” adlı İngiliz ve Amerikan ortak yapımı filmde geçiyor.
Film yapım yılı 2013’ün ilk ayları. Vizyona giriş tarihi ise gezi olayları süreci…
Sinema tekniğinin geldiği aşama açısından, hızlı çekilmiş oldukça basit bir yapım.
Ne tesadüf ki, filmin yönetmeni “John Crowley”
Crowley soyadı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yılları açısından son derece ilginç bir isim.
Bu hususta İnternet’e girip “Aleister Crowley” ve oğlu “Ataturk Crowley”i sorgulamak yeterli. Oğul Crowley için “öldü” iddiaları görürseniz, inanmayın. Şimdilik bu kadarını yazmakla yetinelim.
Filmin hızlı çekilmesi, zamanlaması, hızla Türkçeleştirilmesi, sitelerde tam sürümünün ücretsiz olarak yer alması tesadüf mü?
Ya sözde davanın ‘asrın davası’ olarak adlandırılması, başrollerden birinin adının soyadının “Erdoğan,” avukatının soyadının ise “Gül” olması, yönetmenin “Crowley” olması da mı tesadüf?
Ya Türk vatandaşı, Irak sınırında bir yerden evli olması, İstanbul, ölüm, adil yargılama, savcılar, başroldekilerin yanı sıra hemen herkesin ajan olması, üstelik İngiliz ajanı, uyuşturucu serveti, terörist yaftası, davanın düşmesi ve örtbas edilmesi, istifa sloganları, vs, sahi hepsi birden mi tesadüf?
Birileri bilinçaltımızı iğfal etmeye yönelik, açık ve gizlenmiş supliminal mesajlarla aptal muamelesi çekiyor bize.
Gezi kalkışması, MİT ve Halkbank operasyonu, darbe girişimi, beddua seansları, dinlemeler, montajlar kısacası hepsi bu millete yönelik şeytanî tuzaklardan başka bir şey değil.
Tuzaklar, kuranların sonunu getirecek lakin farkında değiller.
facebook.com/kemalozercom twitter.com/cankemalozer

Erdoğan’ın Londra’da asrın davasında yargılandığından haberiniz var mıydı? Ya öncesinde Berlin’de eroinle yakalandığından…
Erdoğan’ın yargılandığı davada savunma avukatı ise Gül’müş…
Londra’daki asrın katliamına ait delilleri; avukat, savcı, yargıç ve içişleri bakanlığı temsilcisi dışında, aralarında sanık Erdoğan’da dâhil hiç kimse göremeyecekmiş.
 
Dava ile ilgili olsun olmasın aralarında avukatlar, yargıçlar dâhil herkes dinleniyormuş…
Erdoğan’ın tüm geliri gayri meşru,özellikle de uyuşturucudan…
Yöneltilen suçlardan biri de içkili araba kullanmak…
Savcıya göre, Erdoğan her koşulda çuvallamış…
Erdoğan’ın muhbiri ise oğlu…
Oğlu aynı zamanda gizli tanık…
Eldeki en önemli delil ise USB bellek…
O halde “Erdoğan’ı neden öldürmüyorlar?” diye soruyor avukat, Amerikalı gazeteciye…
Gazeteci ise, “o zaman yargılama olmaz” diye cevap veriyor.
Başsavcı, Avukat Gül (Rose)’e: “Seni seçmemizin en önemli nedeni zaaflarındır!” diyor.
Suç makinesi Erdoğan, bu suçları İstanbul, Pakistan, Berlin, Londra yani hemen her yerde işlemiş…
“Bu işte öyle güçler rol oynuyor ki, onu ne sen, ne ben, ne de …kurtarabilir” diyor; başsavcı, avukata…
Avukat, Erdoğan’ın MI5 ajanı olduğunu ortaya çıkarınca, öldürülüyor.
Sonra da kendini asmış süsü veriliyor. Bu nedenle de dava düşüyor.
Bunun üzerine başsavcı, “davanın düşmesi, adli sistemimizin ne kadar güçlü olduğunu gösterememiş olmamıza neden olduğu için bizi üzüyor” diyor.
Bu sözler üzerine, derin devlet adına çalışan başsavcıya;
“Erdoğan davasının düşmesi ve örtbas edilmesi konusunda çıkan haberler için başsavcı bir şey söyleyecek mi?
Hâlâ yargı sistemimizin adil ve güçlü olduğuna dair ne söyleyeceksiniz?” diye sorular yöneltildiği sırada; “İstifa edin! İstifa edin! İstifa edin!” sloganları yükseliyor!
Şaka gibi değil mi?
Ama öyle değil, hepsi gerçek(!)
Bütün bu olay ve sözler, “Closed Circuit” adlı İngiliz ve Amerikan ortak yapımı filmde geçiyor.
Film yapım yılı 2013’ün ilk ayları. Vizyona giriş tarihi ise gezi olayları süreci…
Sinema tekniğinin geldiği aşama açısından, hızlı çekilmiş oldukça basit bir yapım.
Ne tesadüf ki, filmin yönetmeni “John Crowley”
Crowley soyadı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yılları açısından son derece ilginç bir isim.
Bu hususta İnternet’e girip “Aleister Crowley” ve oğlu “Ataturk Crowley”i sorgulamak yeterli. Oğul Crowley için “öldü” iddiaları görürseniz, inanmayın. Şimdilik bu kadarını yazmakla yetinelim.
Filmin hızlı çekilmesi, zamanlaması, hızla Türkçeleştirilmesi, sitelerde tam sürümünün ücretsiz olarak yer alması tesadüf mü?
Ya sözde davanın ‘asrın davası’ olarak adlandırılması, başrollerden birinin adının soyadının “Erdoğan,” avukatının soyadının ise “Gül” olması, yönetmenin “Crowley” olması da mı tesadüf?
Ya Türk vatandaşı, Irak sınırında bir yerden evli olması, İstanbul, ölüm, adil yargılama, savcılar, başroldekilerin yanı sıra hemen herkesin ajan olması, üstelik İngiliz ajanı, uyuşturucu serveti, terörist yaftası, davanın düşmesi ve örtbas edilmesi, istifa sloganları, vs, sahi hepsi birden mi tesadüf?
Birileri bilinçaltımızı iğfal etmeye yönelik, açık ve gizlenmiş supliminal mesajlarla aptal muamelesi çekiyor bize.
Gezi kalkışması, MİT ve Halkbank operasyonu, darbe girişimi, beddua seansları, dinlemeler, montajlar kısacası hepsi bu millete yönelik şeytanî tuzaklardan başka bir şey değil.
Tuzaklar, kuranların sonunu getirecek lakin farkında değiller.
facebook.com/kemalozercom twitter.com/cankemalozer

Erdoğan’ın Londra’da asrın davasında yargılandığından haberiniz var mıydı? Ya öncesinde Berlin’de eroinle yakalandığından…
Erdoğan’ın yargılandığı davada savunma avukatı ise Gül’müş…
Londra’daki asrın katliamına ait delilleri; avukat, savcı, yargıç ve içişleri bakanlığı temsilcisi dışında, aralarında sanık Erdoğan’da dâhil hiç kimse göremeyecekmiş.
 
Dava ile ilgili olsun olmasın aralarında avukatlar, yargıçlar dâhil herkes dinleniyormuş…
Erdoğan’ın tüm geliri gayri meşru,özellikle de uyuşturucudan…
Yöneltilen suçlardan biri de içkili araba kullanmak…
Savcıya göre, Erdoğan her koşulda çuvallamış…
Erdoğan’ın muhbiri ise oğlu…
Oğlu aynı zamanda gizli tanık…
Eldeki en önemli delil ise USB bellek…
O halde “Erdoğan’ı neden öldürmüyorlar?” diye soruyor avukat, Amerikalı gazeteciye…
Gazeteci ise, “o zaman yargılama olmaz” diye cevap veriyor.
Başsavcı, Avukat Gül (Rose)’e: “Seni seçmemizin en önemli nedeni zaaflarındır!” diyor.
Suç makinesi Erdoğan, bu suçları İstanbul, Pakistan, Berlin, Londra yani hemen her yerde işlemiş…
“Bu işte öyle güçler rol oynuyor ki, onu ne sen, ne ben, ne de …kurtarabilir” diyor; başsavcı, avukata…
Avukat, Erdoğan’ın MI5 ajanı olduğunu ortaya çıkarınca, öldürülüyor.
Sonra da kendini asmış süsü veriliyor. Bu nedenle de dava düşüyor.
Bunun üzerine başsavcı, “davanın düşmesi, adli sistemimizin ne kadar güçlü olduğunu gösterememiş olmamıza neden olduğu için bizi üzüyor” diyor.
Bu sözler üzerine, derin devlet adına çalışan başsavcıya;
“Erdoğan davasının düşmesi ve örtbas edilmesi konusunda çıkan haberler için başsavcı bir şey söyleyecek mi?
Hâlâ yargı sistemimizin adil ve güçlü olduğuna dair ne söyleyeceksiniz?” diye sorular yöneltildiği sırada; “İstifa edin! İstifa edin! İstifa edin!” sloganları yükseliyor!
Şaka gibi değil mi?
Ama öyle değil, hepsi gerçek(!)
Bütün bu olay ve sözler, “Closed Circuit” adlı İngiliz ve Amerikan ortak yapımı filmde geçiyor.
Film yapım yılı 2013’ün ilk ayları. Vizyona giriş tarihi ise gezi olayları süreci…
Sinema tekniğinin geldiği aşama açısından, hızlı çekilmiş oldukça basit bir yapım.
Ne tesadüf ki, filmin yönetmeni “John Crowley”
Crowley soyadı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yılları açısından son derece ilginç bir isim.
Bu hususta İnternet’e girip “Aleister Crowley” ve oğlu “Ataturk Crowley”i sorgulamak yeterli. Oğul Crowley için “öldü” iddiaları görürseniz, inanmayın. Şimdilik bu kadarını yazmakla yetinelim.
Filmin hızlı çekilmesi, zamanlaması, hızla Türkçeleştirilmesi, sitelerde tam sürümünün ücretsiz olarak yer alması tesadüf mü?
Ya sözde davanın ‘asrın davası’ olarak adlandırılması, başrollerden birinin adının soyadının “Erdoğan,” avukatının soyadının ise “Gül” olması, yönetmenin “Crowley” olması da mı tesadüf?
Ya Türk vatandaşı, Irak sınırında bir yerden evli olması, İstanbul, ölüm, adil yargılama, savcılar, başroldekilerin yanı sıra hemen herkesin ajan olması, üstelik İngiliz ajanı, uyuşturucu serveti, terörist yaftası, davanın düşmesi ve örtbas edilmesi, istifa sloganları, vs, sahi hepsi birden mi tesadüf?
Birileri bilinçaltımızı iğfal etmeye yönelik, açık ve gizlenmiş supliminal mesajlarla aptal muamelesi çekiyor bize.
Gezi kalkışması, MİT ve Halkbank operasyonu, darbe girişimi, beddua seansları, dinlemeler, montajlar kısacası hepsi bu millete yönelik şeytanî tuzaklardan başka bir şey değil.
Tuzaklar, kuranların sonunu getirecek lakin farkında değiller.
facebook.com/kemalozercom twitter.com/cankemalozer

Erdoğan’ın Londra’da asrın davasında yargılandığından haberiniz var mıydı? Ya öncesinde Berlin’de eroinle yakalandığından…
Erdoğan’ın yargılandığı davada savunma avukatı ise Gül’müş…
Londra’daki asrın katliamına ait delilleri; avukat, savcı, yargıç ve içişleri bakanlığı temsilcisi dışında, aralarında sanık Erdoğan’da dâhil hiç kimse göremeyecekmiş.
 
Dava ile ilgili olsun olmasın aralarında avukatlar, yargıçlar dâhil herkes dinleniyormuş…
Erdoğan’ın tüm geliri gayri meşru,özellikle de uyuşturucudan…
Yöneltilen suçlardan biri de içkili araba kullanmak…
Savcıya göre, Erdoğan her koşulda çuvallamış…
Erdoğan’ın muhbiri ise oğlu…
Oğlu aynı zamanda gizli tanık…
Eldeki en önemli delil ise USB bellek…
O halde “Erdoğan’ı neden öldürmüyorlar?” diye soruyor avukat, Amerikalı gazeteciye…
Gazeteci ise, “o zaman yargılama olmaz” diye cevap veriyor.
Başsavcı, Avukat Gül (Rose)’e: “Seni seçmemizin en önemli nedeni zaaflarındır!” diyor.
Suç makinesi Erdoğan, bu suçları İstanbul, Pakistan, Berlin, Londra yani hemen her yerde işlemiş…
“Bu işte öyle güçler rol oynuyor ki, onu ne sen, ne ben, ne de …kurtarabilir” diyor; başsavcı, avukata…
Avukat, Erdoğan’ın MI5 ajanı olduğunu ortaya çıkarınca, öldürülüyor.
Sonra da kendini asmış süsü veriliyor. Bu nedenle de dava düşüyor.
Bunun üzerine başsavcı, “davanın düşmesi, adli sistemimizin ne kadar güçlü olduğunu gösterememiş olmamıza neden olduğu için bizi üzüyor” diyor.
Bu sözler üzerine, derin devlet adına çalışan başsavcıya;
“Erdoğan davasının düşmesi ve örtbas edilmesi konusunda çıkan haberler için başsavcı bir şey söyleyecek mi?
Hâlâ yargı sistemimizin adil ve güçlü olduğuna dair ne söyleyeceksiniz?” diye sorular yöneltildiği sırada; “İstifa edin! İstifa edin! İstifa edin!” sloganları yükseliyor!
Şaka gibi değil mi?
Ama öyle değil, hepsi gerçek(!)
Bütün bu olay ve sözler, “Closed Circuit” adlı İngiliz ve Amerikan ortak yapımı filmde geçiyor.
Film yapım yılı 2013’ün ilk ayları. Vizyona giriş tarihi ise gezi olayları süreci…
Sinema tekniğinin geldiği aşama açısından, hızlı çekilmiş oldukça basit bir yapım.
Ne tesadüf ki, filmin yönetmeni “John Crowley”
Crowley soyadı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yılları açısından son derece ilginç bir isim.
Bu hususta İnternet’e girip “Aleister Crowley” ve oğlu “Ataturk Crowley”i sorgulamak yeterli. Oğul Crowley için “öldü” iddiaları görürseniz, inanmayın. Şimdilik bu kadarını yazmakla yetinelim.
Filmin hızlı çekilmesi, zamanlaması, hızla Türkçeleştirilmesi, sitelerde tam sürümünün ücretsiz olarak yer alması tesadüf mü?
Ya sözde davanın ‘asrın davası’ olarak adlandırılması, başrollerden birinin adının soyadının “Erdoğan,” avukatının soyadının ise “Gül” olması, yönetmenin “Crowley” olması da mı tesadüf?
Ya Türk vatandaşı, Irak sınırında bir yerden evli olması, İstanbul, ölüm, adil yargılama, savcılar, başroldekilerin yanı sıra hemen herkesin ajan olması, üstelik İngiliz ajanı, uyuşturucu serveti, terörist yaftası, davanın düşmesi ve örtbas edilmesi, istifa sloganları, vs, sahi hepsi birden mi tesadüf?
Birileri bilinçaltımızı iğfal etmeye yönelik, açık ve gizlenmiş supliminal mesajlarla aptal muamelesi çekiyor bize.
Gezi kalkışması, MİT ve Halkbank operasyonu, darbe girişimi, beddua seansları, dinlemeler, montajlar kısacası hepsi bu millete yönelik şeytanî tuzaklardan başka bir şey değil.
Tuzaklar, kuranların sonunu getirecek lakin farkında değiller.
facebook.com/kemalozercom twitter.com/cankemalozer

Paylaş
Etiketler: 'Erdoğan MI5 Ajanı!'Kirli İtifak
Önceki Yazı

Döndüm İstanbul’a, Dönmek İçin İstanbul’dan

Sonraki Yazı

Değirmenci, Seçimlerde Tarafsız Olacak

Kemal ÖZER

Kemal ÖZER

İlişkili Yazılar

Kemal ÖZER

Hoşça kalın, Allah’a Ismarladık

02 Şubat 2021
5k
Kemal ÖZER

Ya Şimdi Yahut Bir Asır Daha Esarete Devam

17 Ağustos 2020
5k
Kemal ÖZER

‘İlaç’ Savaş ve Suç Ürünüdür

14 Mayıs 2020
5k
Kemal ÖZER

Kemalizm: Türkiye’nin Çıkmaz Sokağı

05 Mayıs 2020
5k
Sonraki Yazı

Değirmenci, Seçimlerde Tarafsız Olacak

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Trendler
  • Yorumlar
  • En son
Aşık Veysel ve Kara Toprak Türküsü Hikayesi

Aşık Veysel ve Kara Toprak Türküsü Hikayesi

22 Mart 2019
Ayak Tabanına Veya Göğüse Vicks Sürmenin Faydası Yok

Ayak Tabanına Veya Göğüse Vicks Sürmenin Faydası Yok

24 Ocak 2016

Yok Saymak

28 Mart 2020

Yıldızname Baktırmak Günah mı…Günah…

09 Haziran 2022

Keltepen’in Taşları /Şu Akkuşun Gürgenleri

18 Nisan 2020

Düz Dara Yâr Düz Dara

23 Mayıs 2020

Tüketicilerin Süt Tozu Dilekçeleri!

97

Fethullah Gülen’e 19 Soru

72

Ayasofya Açılsın Zincirler Kırılsın

70

İslâm Dışı Bir Uygulama: Çocuk Sünneti…

45

Gıda Mühendislerinin Petek Ataman’a Çağrısı

40

Şarkı Sözü Alan Var mı?

39
Suskun Ve Sessiz

Kürsüde Az Ses, Çok Mana

30 Ocak 2026
Toplumsal Cinsel Problem

Toplumsal Cinsel Problem

30 Ocak 2026
Vatandaşın Alım Gücü Azaldı

Türkiye Yüzyılı

30 Ocak 2026
Ailenin Dönüşümü

Ailenin Dönüşümü

30 Ocak 2026
Gece Aforizmaları (l)

İstanbul Üçlemesi Dolmabahçe Sarayında

30 Ocak 2026
Gurbete Arzuhâl

Gurbete Arzuhâl

30 Ocak 2026

Köşe Yazarları

Türkiye Deprem Haritası

 

Ayın Sözü

Lütfen Duyarlı Olalım!

de, da vb. bağlaçlar ayrı yazılır.

Cümle bitişinde noktalama yapılır. Boşluk bırakılır, yeni cümleye büyük harfle başlanır.

Dilimiz kadar, edebiyatımıza da özen gösterelim.

Arşiv

Sosyal Medya’da Biz

  • Facebook
  • İnstagram
  • Twitter

Entelektüel Künyemiz!

Online Bilgi İletişim, Sanat ve Medya Hizmetleri, (ICAM | Information, Communication, Art and Media Network) Bilgiağı Yayın Grubu bileşeni YAZAR PORTAL, her gün yenilenen güncel yayınıyla birbirinden değerli köşe yazarlarının özgün makalelerini Türk ve dünya kültür mirasına sunmaktan gurur duyar.

Yazar Portal, günlük, çevrimiçi (interaktif) Köşe Yazarı Gazetesi, basın meslek ilkelerini ve genel yayın etik ilkelerini kabul eder.

Yayın Kurulu

Kent Akademisi Dergisi

Kent Akademisi | Kent Kültürü ve Yönetimi Dergisi
Urban Academy | Journal of Urban Culture and Management

Ayın Kitabı

Yazarımız, Sedayi ALTUN’dan,

“Bir Eğitim Yolcusu” adlı güzel bir eser. Yazarımızın eseri, yine bir yazarımız ve Karadeniz Şairler ve Yazarlar Derneği yönetim kurulu üyemizin sahibi olduğu Ateş Yayınlarından çıkmıştır. Kendilerini kutluyoruz.

Gazetemiz TİGAD Üyesidir

YAZAR PORTAL

JENAS

Journal of Environmental and Natural Search

Yayın Referans Lisansı

Creative Commons License
This work is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.

Bilim & Teknoloji

Eğitim & Kültür

Genel Eğitim

Kişisel Gelişim

Çocuk Gelişimi

Anı & Günce

Spor

Kitap İncelemesi

Film & Sinema Eleştirisi

Gezi Yazısı

Öykü Tefrikaları

Roman Tefrikaları

Röportaj

Medya

Edebiyat & Sanat

Sağlık & Beslenme

Ekonomi & Finans

Siyaset & Politika

Genç Kalemler

Magazin

Şiir

Künye

Köşe Yazarları

Yazar Müracatı

Yazar Girişi

Yazar Olma Dilekçesi

Yayın İlkeleri

Yayın Grubumuz

Misyon

Logo

Reklam Tarifesi

Gizlilik Politikası

İletişim

E-Posta

Üye Ol

BİLGİ, İLETİŞİM, SANAT ve MEDYA HİZMETLERİ YAYIN GRUBU

 INFORMATION, COMMUNICATION, ART and MEDIA PUBLISHING GROUP

© ICAM Publishing

Gazetemiz www.yazarportal.com, (Yazarportal) basın meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir.
Yazıların tüm hukuksal hakları yazarlarına aittir. Yazarlarımızın izni olmaksızın, yazılar, hiç bir yerde kaynak gösterilmeksizin kısmen veya tamamen alıntı yapılamaz.

Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta

© 2008 - 2021 Yazar Portal | Türkiye Interaktif Köşe Yazarı Gazetesi

Yeniden Hoşgeldin

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Şifrenimi unuttun?

Parolanızı alın

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap