Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

İyi Hekim Olmanın Kriteri Nedir?

HERŞEYİN BAŞI SAĞLIK
Prof.Dr. A. Rasim KÜÇÜKUSTA

14 Şubat 2011 00:02

Yorum Yapılmamış

Sağlık Bakanlığı tarafından yaptırılan Hasta Memnuniyet Anketinde halkın yüzde 80’ inin birinci basamak sağlık hizmetlerinden memnun oldukları ortaya çıktı. Birileri çıkıp da “Hastaların yüzde 80’ i sağlık hizmetlerinden memnun” diye öğünmesin. Bu oran ne tıp eğitiminin ne de o ülkenin sağlık sisteminin başarılı olduğunun bir göstergesi değildir. Çünkü herhangi bir doktora giden kişilerin yüzde 80’ inin memnun olması zaten beklenen bir orandır. Bu oran, aynı zamanda bir sağlık ocağı veya bir genel hastane polikliniğine başvuran ama önemli bir sağlık sorunu olmayan kişilerin de oranıdır. Bunların bir kısmı ilaç yazdırmak için, bir kısmı önemli olmayan gelip geçici bir takım şikâyetler (soğuk algınlığı, boğaz ağrısı, kabızlık, hazımsızlık, hâlsizlik…) için, bir kısmı tansiyon ölçtürmek için, bir kısmı muayene ücretsiz olduğu için, hatta bir kısmı canı sıkıldığı için sağlık kuruluşuna başvurur. Bu yüzde 80’ lik kısmın sorunlarını iyi bir eğitim almış veya almamış olsun her birinci basamak hekimi rahatlıkla halleder. Örnek vermeye bile gerek yok; bu kişilere üç aşağı beş yukarı hep aynı reçeteler yazılır. Hatta aile hekimi ve pratisyen meslektaşlarım bana kızmasınlar ama bu yüzde 80’ lik kısmı “aklı başında bir sağlık memuru” bile memnun edebilir.

Sağlık Bakanlığı tarafından yaptırılan Hasta Memnuniyet Anketinde halkın yüzde 80’ inin birinci basamak sağlık hizmetlerinden memnun oldukları ortaya çıktı.

Birileri çıkıp da “Hastaların yüzde 80’ i sağlık hizmetlerinden memnun” diye öğünmesin. Bu oran ne tıp eğitiminin ne de o ülkenin sağlık sisteminin başarılı olduğunun bir göstergesi değildir.

Çünkü herhangi bir doktora giden kişilerin yüzde 80’ inin memnun olması zaten beklenen bir orandır. Bu oran, aynı zamanda bir sağlık ocağı veya bir genel hastane polikliniğine başvuran ama önemli bir sağlık sorunu olmayan kişilerin de oranıdır.

Bunların bir kısmı ilaç yazdırmak için, bir kısmı önemli olmayan gelip geçici bir takım şikâyetler (soğuk algınlığı, boğaz ağrısı, kabızlık, hazımsızlık, hâlsizlik…) için, bir kısmı tansiyon ölçtürmek için, bir kısmı muayene ücretsiz olduğu için, hatta bir kısmı canı sıkıldığı için sağlık kuruluşuna başvurur.

Bu yüzde 80’ lik kısmın sorunlarını iyi bir eğitim almış veya almamış olsun her birinci basamak hekimi rahatlıkla halleder. Örnek vermeye bile gerek yok; bu kişilere üç aşağı beş yukarı hep aynı reçeteler yazılır.

Hatta aile hekimi ve pratisyen meslektaşlarım bana kızmasınlar ama bu yüzde 80’ lik kısmı “aklı başında bir sağlık memuru” bile memnun edebilir.

Gerçek hasta oranı yüzde 20 kadardır

Elimde bu konuda yapılmış bir araştırma yok ama gerçek manada doktor muayenesi ve tıbbi tedaviye ihtiyaçları olanlar birinci basamak hekimlere başvuranların ancak yüzde 20’ si kadarı olabilir.

Asıl hasta memnuniyetini ve dolayısıyla da hekim başarısını bu yüzde 20’ lik “gerçek hastalar” belirler.

İyi yetişmiş birinci basamak hekimler, bu gerçek hastaların yarısına onları çok iyi dinleyerek, ayrıntılı olarak sorgulayarak; titizlikle muayene ederek ve bazılarında kan sayımı, akciğer röntgeni, idrar tahlili gibi basit tetkikler yaptırarak teşhis koyar ve tedavi de edebilirler.

Yüzde 20’ nin yarısının ise bir uzman (kardiyolog, nörolog, dermatolog vb) tarafından görülüp değerlendirilmesi gerekir. Dolayısıyla gerçek hastanın doğru uzman hekime zamanında yönlendirilmesi de çok önemlidir.

Gelelim neticeye

Hekimlik asla ve kat’a hata kabul etmeyen bir meslektir. 100 hastanın sadece 1’ inde bir yanlışlık yapmanız bile başarısız sayılmanıza yol açar.

Kimse “Bu hekim 99 kişiyi başarı ile tedavi etmişti, bir hastada da yanlış yapabilir” demez.

Başarılı olmak için gerçek hasta memnuniyetinin yüzde 100 olması gerekir. Yüzde 99’ luk başarı bile başarı değildir.

Unutmayalım ki mimarın hatasını mermer, aşçının hatasını mayonez, doktorun hatasını ise toprak örter.

Okunma Sayısı: 108

Yazarın Diğer Yazıları

Koronavirüs Karşı Burun Spreyi

Koronavirüs salgınına karşı ağız, burun ve boğaz yapılacak uygulamaların da çok işe yarayabileceğini gösteren çalışmalara...

Astım ve Alerjiler Ağır KOVİD Riskini Artırmıyor

Pandeminin ilk döneminde alerji ve astımı olanlarda KOVİD riskinin yüksek olduğu ileri sürülüyordu ama bu...

Koronavirüs Aşısını Pazarlamak İçin İzin Başvurusu Yapıldı

EK 1 (2.12.2020): Covid-19 aşı protokollerinin aşı denemelerinin başarılı olmak için tasarlandığını gösteriyor. *** BBC’ deki...

Yoğun Bakımlar Eskiden Çok Daha Yoğundu

Ülkemizde bugünlerde en çok konuşulan mevzuların başında “yoğun bakım yataklarının doluluğu” geliyor. Sağlık Bakanlığı’nın açıklamasına...

TRUMP’ın Tarihi Dönüm Noktası Diye Duyurduğu Plazma Tedavisinin Faydasız Olduğu Gösterildi

Başkan Trump’ un “tarihi bir dönüm noktası” diye açıkladığı plazma tedavisi için ABD Gıda ve...