Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

İstanbul Bronşiti ya da Çocukların Sık Tekrarlayan ve Uzun Süren Öksürükleri

HERŞEYİN BAŞI SAĞLIK
Prof.Dr. A. Rasim KÜÇÜKUSTA

10 Ocak 2008 00:05

Yorum Yapılmamış

’Hocam, benim 3 yaşlarında bir oğlum var. Bir yaşından beri sık sık bronşit oluyor ve öksürüyor. Hele bu sene yuvaya başladıktan sonra şikayetleri daha da arttı. Çocuğun genel durumu, aktivitesi, her şeyi yerinde. Ateşi de yok. Tek şikayeti bitmez tükenmez öksürükler. Gece olmasın diye dua ediyoruz, çünkü çocuk sabaha kadar öksürüyor ve en sonunda ya kusuyor ya baygın düşüp uyuyor. İnanın evde huzurumuz kalmadı; eşimin de benim de sinirlerim iyice bozuldu. Oysa çocuğumuzun sağlığına çok özen gösteriyoruz. Evimizde sigara içilmiyor, odasındaki tüylü oyuncakları, halıları kaldırdık.

Yatağı, yorganı, yastığı yün idi değiştirdik. Beslenmesine özen gösteriyoruz. Hatta kısıtlı bütçemizden fedakarlık edip o pahalı elektrik süpürgelerinden de aldık, ama maalesef değişen hiçbir şey olmadı.

Bugün önce, çocuğunun rahatsızlığından hayli dertli bir okurumun mektubunu özetleyerek vermek istiyorum. Bu mektubu yayınlamamın sebebi, çok sık buna benzer mektuplar almam ve muayenehanemde neredeyse her gün bu tür hastalar görmem:

‘’Hocam, benim 3 yaşlarında bir oğlum var. Bir yaşından beri sık sık bronşit oluyor ve öksürüyor. Hele bu sene yuvaya başladıktan sonra şikayetleri daha da arttı. Çocuğun genel durumu, aktivitesi, her şeyi yerinde. Ateşi de yok. Tek şikayeti bitmez tükenmez öksürükler. Gece olmasın diye dua ediyoruz, çünkü çocuk sabaha kadar öksürüyor ve en sonunda ya kusuyor ya baygın düşüp uyuyor. İnanın evde huzurumuz kalmadı; eşimin de benim de sinirlerim iyice bozuldu. Oysa çocuğumuzun sağlığına çok özen gösteriyoruz. Evimizde sigara içilmiyor, odasındaki tüylü oyuncakları, halıları kaldırdık.

Yatağı, yorganı, yastığı yün idi değiştirdik. Beslenmesine özen gösteriyoruz. Hatta kısıtlı bütçemizden fedakarlık edip o pahalı elektrik süpürgelerinden de aldık, ama maalesef değişen hiçbir şey olmadı.

İki seneden beri gitmediğimiz doktor kullanmadığımız öksürük şurubu, antibiyotik kalmadı, inanın. Bir sürü akciğer filmi çekildi, tomografi bile çektirdik. Alerji testi, ter testi, kanda IgE testi… aklınıza ne gelirse her denilen şeyi de yaptırdık, ama daha çocuğumuza doğru dürüst bir teşhis bile konmadı. Kimi bronşit, kimi astım, kimi sinüzit, kimi yalancı krup, kimi zatürree dedi. Verem bile dediler. Bir doktor reflüden şüphe etti. Biri geniz etini aldırın bir şey kalmaz dedi. Anlayacağınız her doktor başka teşhis koyup başka ilaçlar veriyor.

Şaşırmış durumdayız. Lütfen bize yardım edin, bir yol gösterin.’’

İSTANBUL BRONŞİTİ

Çocuklarda böyle sık tekrarlayan, uzun süre devam eden ve her türlü tedaviye direnç gösteren öksürüğe neden olabilecek hastalıkların başında, benim ‘’İstanbul Bronşiti’’ ismini verdiğim bir hastalık geliyor.

İstanbul Bronşiti terimi ilk defa benim tarafımdan kullanıldı, medyada benim adımla yer aldı. Bu ismi, birçok hastamdan duyduğum ‘’Doktor bey, bizim çocuğun öksürüğü memleketimize gittiğimizde tamamen kesiliyor, İstanbul’ a döndüğümüzün ertesi günü tekrar başlıyor…’’ benzeri sözlerden esinlenerek koydum.

İstanbul Bronşiti, en önemli belirtisi inatçı, kuru öksürük olan bir solunum yolları hastalığıdır. Bu hastalık İngilizce literatürde ‘cough variant asthma’ Türkçe literatürde ‘öksürükle seyreden astım’ isimleriyle biliniyor, ancak bu tanımlamalar hem yanlış hem yanıltıcıdır. Çünkü, bu hastalarda hırıltı, nefes darlığı, alerji… gibi astımın karakteristik özelliklerinden hiçbiri yoktur. Üstelik geçici bir hastalık olan İstanbul Bronşiti’ne ömür boyu kalıcı bir hastalık olan astım isminin verilmesi birçok hastanın gereksiz yere ve çok uzun süre astım ilaçları kullanmasına da neden olmaktadır.

İstanbul Bronşiti’ ne sadece bronşit demek de doğru değildir. Çünkü, ne akut bronşit gibi bir haftada geçen bir hastalıktır ve ne de kronik bronşitlilerde olduğu gibi ömür boyu devam eden öksürük ve balgam çıkarma şikayetleri vardır.

İstanbul Bronşiti, bazen haftalarca, bazen aylarca sürebilen, zaman zaman tekrarlayabilen, klasik bronşit tedavisine ve standart antibiyotiklere cevap vermeyen, ama ‘uygun tedavi’ ile zaman içinde geçen bir özel bronşit türüdür.

İstanbul Bronşitinin özellikleri nelerdir, astımdan ve bronşitten ne gibi farkları vardır?

İstanbul Bronşiti’ nin esas belirtisi kuru öksürüktür. Bu, özellikle geceleri artan, ‘küçük çocuklarda öğürtü ve kusmaya’, hanımlarda ise ‘idrar kaçırmaya’ neden olabilen kuru bir öksürüktür.

Öksürük,  nöbetler şeklinde ortaya çıkar ve genellikle geceleri daha fazladır. Bir çok hasta gece ya da sabaha karşı öksürükle uykusundan uyanır.

Gülme, hatta konuşma öksürük krizlerinin başlamasına neden olabilir. Telefonla konuşurken ortaya çıkan öksürük nöbetleri İstanbul Bronşiti’ nin tipik bir özelliğidir. Sigara dumanı, çeşitli boya, cila kokuları, hava kirliliği… de öksürüğün başlamasına neden olan faktörlerdir.

Şiddetli öksürük çocuklarda karın ağrılarına, erişkinlerde ise sırt ve göğüs ağrılarına yol açabilir. Küçük çocuklardaki İstanbul Bronşiti’ nin ilginç bulgularından biri de geceleri, saç dipleri ve boynun terlemesidir. Bunlarda geceleri diş gıcırdatmaya da sık rastlanır.

Hastaların çoğunda bu şiddetli öksürüğe karşılık hiç balgam yoktur, ama bazılarında, az miktarda zor çıkan, yapışkan nitelikte balgam olabilir. Bu hastalar, bu küçücük balgamı çıkarmakla çok rahatladıklarını söylerler.

İstanbul Bronşitinin astımdan en önemli farkı, hırıltı ve nefes darlığı şikayetlerinin olmamasıdır. Bu hastaların akciğer röntgenleri, solunum fonksiyon testleri ve allerjik deri testlerinde de her hangi bir bulgu yoktur.

İstanbul Bronşiti olan hastalarda, bakteri ve virüslerin neden olduğu diğer bronşitlerde olduğu gibi ateş, balgam, halsizlik, iştahsızlık… gibi belirtilere de rastlanmaz.

İstanbul Bronşitinin nedeni biliniyor mu? Bu hastalık başka şehirlerde görülmez mi?

İstanbul Bronşiti’ nin nedeni, bronşların aşırı duyarlı olması, yani bronş hiperreaktivitesidir. Bronşlardaki bu aşırı duyarlılığın nedeni kesin olarak belli değildir, fakat büyük şehirlerimizdeki yoğun trafik ve şehirleşmeden kaynaklanan dış hava kirliliğinin ve ev, okul ve iş yerlerindeki iç ortam hava kirliliğinin ve katkı maddesi içeren hazır gıdaların tüketilmesinin önemli rolleri olduğunu düşünüyorum.

İstanbul Bronşiti’ nin daha çok dış ve iç ortam hava kirliliklerinin daha yoğun olduğu kış aylarında ortaya çıkması, hastaların yazın ve İstanbul’dan uzaklaştıklarında şikayetlerinin tümünün kısa sürede kaybolması bu görüşü desteklemektedir.

İstanbul Bronşiti, Ankara, İzmir… başta olmak üzere hava kirliliği, yaşama stili bakımından İstanbul’a benzeyen başka şehirlerde de görülebilir, ancak böyle bir hastalık tablosuna köylerde ve kırsal alanda rastlamak pek mümkün değildir.

Öksürük krizlerinin tekrarlamasında viral ve bazı bakteriyel enfeksiyonların da önemli etkisi vardır. Hastalık bu tür enfeksiyonların daha sık görüldüğü, havaların değişken olduğu sonbahar ve ilkbahar aylarında daha çok belirti vermektedir.

İstanbul Bronşiti nedir, kimlerde görülür ?

Hastalık, en çok çocuklarda görülmekle beraber her yaştan insanda saptanabilir. Erişkin yaşta, kadınlarda daha sık rastlanır; buna karşılık erkeklerde çok seyrektir. Çocuklarda görülen İstanbul bronşiti genellikle 6-7 yaşlarından itibaren tamamen geçmektedir.

Sigara ve alerji ile ilgisi var mı bu hastalığın?

Hayır hiç yok. Hatta, İstanbul Bronşiti’ nin sigara içmeyenlerde ve alerjik olanlarda daha az görüldüğünü bile söyleyebilirim. Ama, sigara dumanına maruz kalmanın öksürük krizlerini tetikleyen çok önemli bir faktör olduğunu unutmamak lazım.

İstanbul Bronşitinin tanısı nasıl konur?

İstanbul Bronşiti’ nin tanısı aslında zor değildir. Çoğu zaman,

hastanın şikayetlerinin dikkatle dinlenmesi ve fizik muayene bile tanı için yeterlidir. Önemli olan hekimler tarafından bu yeni hastalık tablosunun ve özelliklerinin iyi bilinmesidir.

Ancak, bu hastalara gittikleri her doktor tarafından, üst solunum yolları enfeksiyonu, sinüzit, farenjit, geniz eti, reflü, bronşit, astım, zatürree, hatta tüberküloz… gibi çok değişik tanılar konup, envai çeşit öksürük şurubu, balgam söktürücü ve nefes açıcı ilaçlar, türlü türlü antibiyotikler veriliyor.

Hastalar ellerinde en az birkaç akciğer röntgeni, akciğer tomografisi, alerji testleri, çeşitli kan incelemeleri… ile öksürüğü hiç düzelmemiş şekilde doktor doktor dolaşıyorlar. İçlerinde bronkoskopi yapılmış olanlar bile çıkabiliyor.

İstanbul Bronşiti kalıcı bir hastalık mıdır?

İstanbul Bronşiti astım gibi kalıcı bir hastalık değildir. Hastaların çoğu uygun tedavi ile kısa sürede şikayetlerinden kurtulurlar.

İstanbul Bronşiti, bazı kişilerde bir kerelik tedavi ile tamamen geçerken, bazı hastalarda ileriki aylar ya da yıllar içinde belirtiler tekrarlayabilir. Sprey şeklindeki kortizon tedavisinin yeterli süre kullanılmadığı durumda hastalığın tekrarlama ihtimali daha fazladır.

İstanbul Bronşiti, astım gibi kalıtsal bir hastalık değildir ve ailesel özelliği de yoktur.

Okunma Sayısı: 80

Yazarın Diğer Yazıları

Birbirine Sarılamayan İnsanlar Çareyi İneklere Sarılmada Buldu

Hollanda’ da yeni bir sağlık hayat trendi hızla yayılıyormuş: İnek kucaklamak! İnsanlar çiftlikleri ziyaret ederek...

Doktorculuk Oynatıyorlar Bize

Bir taraftan politikacılar bir taraftan ilaç endüstrisi bir taraftan devletlerden daha güçlü adamlar tıbba musallat...

Bazı Aşı Adaylarının AİDS Riskini Artırma Tehlikesi Var

İndependent Türkçe‘ nin haberi: Bir grup araştırmacı, geliştirilmekte olan bazı koronavirüs aşı adaylarının HIV riskini...

Yeşil Çay ve Kahve Birbirinin Etkisini Artırıyor

Tip 2 diyabeti olan 4.923 hastanın medyan 5.3 sene takip edildiği çalışmada fazla miktarda yeşil...

KOVİD Etkisinin S Proteini Diğer Koronavirüslerin Değil İnsan ve Fareninkine Benziyor

SARS-CoV-2 ve memeli türleri arasındaki peptit paylaşımının karşılaştırmalı olarak analiz edildiği önemli bir araştırma yayınlandı....