Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

İktisadi İlişkilerin Sessiz Zorlaması


02 Mayıs 2017 00:03

Yorum Yapılmamış


Kültür endüstrisi dediğimiz kurumun dünyadaki imalatçıları, belli başlı küresel sermaye sahiplerinin olduğunu bilmek gerek.

Dünya medyasının, %96’sını denetleyen altı büyük medya kuruluşu vardır.

CNN İnternational, FOX, CNBC, ABC, Time Warner, CBS gibi çok uluslu şirketlerin medyası konumunda olduklarını biliyoruz.

CIA bu medya kuruluşlarının hepsini denetler, yönlendirir, haber imalatı yapmalarını ağlar. CIA Küresel Baronların güvenlik örgütüdür.

Bu altı medya kuruluşunun en etkin oldukları yerler, Amerika ve Avrupa halklarıdır. Çünkü CIA halen Avrupa’da en az ABD deki kadar etkilidir.

Kültür Endüstrisi bu altı büyük sermaye kuruluşunun imal ettiği kitle kültürünü ve popüler kültürü tüm dünyaya yaymakla görevlidir.

Kapitalizmde görünmez el dediğimiz; iktisadi ilişkilerin sesli veya sessiz zorlamsı medya yoluyla, bu altı kanaldan yayılır.

Siyasetin tunç kanununu yeniden ifade edelim. Ekonomi siyasetin yoğunlaşmış ifadesidir.

Çalışanlar kendi çıkarlarını çoğaltmak için ekonomiyi kendi tarafına yönelmesi için siyaset yaparlar. Sermaye kesimi de, çıkarların kendi tarafına yönelmesi ve servetlerin temellük edilmesi için siyaset yapar.

Bu sebepten toplumların içinde bir Sıçak akım bir de Soğuk akım vardır.

Büyük sermaye sahiplerinin kurallarını belirlediği emperyalist kapitalizmin yeni adı; küreselleşme olmuştur.

Piyasanın kurallarını ve medyanın üreteceği kültürün yönünü Küresel Baronlar belirlemiştir. Buna kültür endüstrisinin manipülatif gücü diyebiliriz.
Çok uluslu şirketlerin milli devletlerle amansız bir savaşı vardır. “Milli devletin modası geçti, Tarihin Sonu” gibi ifadeler, Küresel Baronların kültür endüstrisinin imal ettiği, sözde bilimsel ve rasyonel propagandalardandır.

Günümüzden bir örnekle devam edelim.

Fransa’da da, milli devletle küresel sermayenin kavgası halen sürmektedir. Mili devleti savunan yani çok uluslu şirketlerin çıkarlarını savunmayan yöneticilerin iş başına gelmemesi için kültür endüstrisi, kitleleri Le Pen aleyhinde kışkırtmaktadır.

Le Pen adı mutlaka aşırı sağcı sıfatıyla anılmaktadır.

Dikkat edin bizim televizyonların spikerleri de, Aşırı sağcı Le Pen diye cümleye başlamaktadır.

Rubert Murdoch’un televizyonları hangi sıfatı kullanıyorsa, bizdeki çoğu televizyonlarda aynı sıfatı kullanırlar.

Milli devleti savunanların sıfatı ya aşırı sağcı olur. Ya da aşırı solcu olur. Milli devlete karşı devşirilmişler de, aynı jargonu kullanırlar.

Amerika’da, Avrupa’da,  piyasa ekonomi sözcüleri ne diyorsa, bizim para programları da aynısını söyler.

Çok uluslu şirketlerin kültür endüstrisi ne diyorsa, bizdeki sözde milliyetçi televizyonlar bile onların söylediğini, anti emperyalist bilinç olmadığından, tekrar ederler.

Böylece sahte bir mutluluk üretirler. Sahte özgürlük türküleri söylerler.

İktisadi ilişkilerin sessiz zorlamsımıdır, yoksa açıktan zorlamsımıdır, artık siz karar verin.

Bir Mayıs Emek ve Vatan Bayramınız kutlu olsun.

Bülent Esinoğlu
ulusalkanal.com.tr

Okunma Sayısı: 105

Yazarın Diğer Yazıları

Tahakküm Olarak İktidar

Siyaset bilimciler, iktidar tanımı üzerinde hiçbir zaman anlaşamadılar. A’nın B’ye yapmak istemediğini yaptırması; bir kimsenin diğeri...

Kin ve Nefretin İdealize Edilmesi ve Şiddet

Toplumsal eşitsizliğin ürettiği, bir bedelin olduğunu hepimiz biliriz, ama yok sayarak hayat yaşarız. Oysa eşitsizlik,...

Ah Bir de Kendimiz Düşünebilsek…

Kapitalizmin egemen yönetim biçimi olarak bulunduğu tüm ülkelerde, insanlar, kapitalizmin kültürel, iktisadi ve hatta siyasal...

Kibarlaştırılan İki Sözcük; Popülist Lider ve Elit

Sözcükler de içinde yaşanılan kültürün, ideolojinin ve siyasetlerin etkisine girerler. Elbette, günlük pratik hayatın sözcüklerinden...

Kitle İmha Silahına Dönüşmüş, Ben Hala Ekonomi Bilmem Diyor!

Ekonomik işleyişi bilmek veya bilmemek neyi değiştirecek, dememeliyiz. İktisatçı olmasak da ekonomiyi derinlemesine bilmesek de...