Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Cuma, Ocak 30, 2026
  • Giriş Yap
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Anasayfa Yazarlar Zeki ORDU

Hoş Sada

Zeki ORDU Yazar Zeki ORDU
26 Şubat 2011
Zeki ORDU
0
400
Paylaşma
5k
Görüntülenme
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Zamanın insan üzerindeki tesiri nedir bilmiyorum. Çocukluğumuzda öyle şeyler yaşadık ki, çocuklarımıza anlattığımızda onlara masal gibi geliyor. Yani tabiri caizse “uyduruyor” sanıyorlar. İnanılmıyor yani.

Aslına bakarsanız inanılacak gibi de değil. Ben yaşadıklarımı anlatırken “hey gidi günler hey!” diye içimden geçirirken dinleyenler de “ama saçma veya komik şey” diye düşünebiliyor.

Karadeniz’in bir sahil köyünde gözlerimi yaklaşık yarım asır önce dünyaya açtıktan kısa zaman sonra; çocukluk dönemim başladı. En yakın şehir merkezine 20 km uzaklıkta olan bu köy Perşembe ile Fatsa’nı tam ortasında bulunuyordu. O günün şartlarında yapılmış Ordu- Samsun karayolu üzerinde deniz kenarında, suları evlere akmayan, elektriği olmayan ve karayolundan günde üç- beş tane arabanın geçtiği asûde bir köydü. Yazları deniz kenarında; diğer zamanlarda tarla ve bahçelerde ve dahi mahalle aralarında akranlarımızla geçen günler. Her çocuk gibi kendimize has oyunlar, kavgalar, itişip kakışmalar ve akıp giden zaman

Oyuncaklarımızı kendimiz yapar, bozulunca tamir eder, olmazsa yenisi yapardık. Hayatımızda suni şeyler yoktu. Çoğu zaman koşmaktan bitap düşer, her yanımız yara bere içinde kaldığı da olurdu.

Elektrik olmadığı için akşamları bütün aile bir arada oturulurdu. Televizyon ülkede de yoktu ve yaklaşık 20 sene sonra gelecekti. Radyo her evde bulunmazdı. Biz çocuklalar çok mutlu idik. Tahsil çağına gelince okulun yolunu tuttuk diğer akranlarımızla birlikte. Okula gitmek için devlet sahil yolundan yürümeye mecburduk. Yani bu günkü Samsun- Ordu yolu üzerinde en az 200 metre yolumuz vardı. Çünkü okul, deniz kenarında ve yol ile denizin arasında idi.

Günlerin art arda geçmesi hem bizim büyümemiz, hem de tahsilimizin artması demekti. Çok şeyler öğreniyorduk. Her şey bir kamyondan dışarı atılan tarihi geçmiş bir gazeteyle rengini değiştirdi. Şoför hangi maksatla attı gazeteyi bilemem ama o gün ilk gazeteyle tanışmış oldum. Üzerinde bir sürü fotoğraf ve yazının bulunduğu kâğıtlarda anlamadığımız çok şeyler yazıyordu. Ama oldukça faklı geldi bize.

Zaman ilerledikçe biz mahallenin gençleri tatil günlerinde yol kenarında oyun oynarken nadir de olsa yoldan geçen bir araba gördükleri zaman, hemen tek sıra halinde yola dizilir hep bir ağızdan koro halinde “ gaste, gaste” diye bağırırdık. Az da olsa bu talebimizi yerine getiren şoförler de olmaz değildi hani. Tam yanımızdan geçerken pencereden atılmış olan gazetenin peşine koşar ilk varıp alanın olurdu. Artık yoldan geçen taşıtların şoförleri de alışmıştı bu işe ve bizlere muayyen zamanlarda gazete atarlardı. Olsun; tarihleri eski idi ama biz okuyorduk yine.

Bir gün öğretmen gazeteden bahsetti derste. O günden sonra belki bir oyun olarak gördüğümüz gazete isteme işini daha şuurlu yapmaya başlamıştık. Ülkede olup bitenlerden haberler öğreniyorduk. Zamanı geçmiş olsa dahi. En azından hiç gazete görmemiş olanlara karşı az da olsa bir farkımız vardı. Daha sonra her sabah gazete taşıyan bir arabanın varlığından da haberdar olduk. Öyle ya her gün yeni gazete taşınmalıydı. Haberler de daha yeni olmalıydı. Bu sefer bütün okul öğrencileri yol kenarında gazete taşıyan arabayı beklemeye başladık. Araba uzaktan görününce yolun kenarına tek sıra diziliyor, çok sesli bir koro gibi o bilinen isteğimizi yüksek perdeden tekrarlıyorduk. “Gaste, gaste, gasteeee!” Bu isteğimiz ekseriyetle karşılanıyordu. Biz de her gün gazete arabasını geçeceği saatte; şayet teneffüste isek yol kenarına diziliyor, atılan gazeteyi onlarca öğrenci arasından, kapmak için mücadele ediyorduk. Bazen gazetenin yırtıldığı da oluyordu.

Biz kaptığımız gazeteyi doğruca öğretmene götürüyor ve o da bize bazı bölümleri seslice okuyor ara sıra bize de okutturuyordu. O günden beri gazete ve okumaya olan alakamız artmış oldu. Ben hiç atılan gazeteye ulaşamadım. O kadar kişi arasından bir gazeteye ulaşmak kolay değildi elbet. Bu durumun farkında olan bir bakkal sahibi ilk iş olarak gazete bayiliği aldı. Ben o zamanlar her gün harçlığımdan artırdığım paraları bir gazete alacak oluncaya kadar biriktirip, sonra bayie gidip bir gazete alır; yıllarca arabadan atıldığı halde hiç alamadığım gazeteye bu şekilde ulaşmış oluyordum. Şimdi amatörce gazete ve dergilerde yazılar yazarken bunun altyapısının yıllar önce arabalardan atılan gazeteler olduğunun idraki içindeyim.

Bu okuma merakı beni, şimdilik altıncı sayısına ulaşmış olan bir derginin neşredilmesinde katkısı oldu. Ne demişler: “Söz uçar yazı kalır.”
Her yazı bir dünyadır. Her insan başka bir dünya. Bütün mesele iki dünyayı bir araya getirebilmek.

Çeyrek asrı epeyce geride bırakan bir eğitimci olarak, gençlerimiz okumaya yazamaya yönlendirmeye çalıştım. Ama neylersin şartlar formül kavratmaktan arta kalan zamanlarda yapmaya mecbur etti bütün bu işleri. Her şeye rağmen yazıdan ve öz kültürümüzden kopmadan bu günlere gelmeye çalıştık. Geriye faydalı ve güzel şeyler bırakmak niyeti ile yaptık bütün bunları. Ne demiş Bakî : “ Bakî kalan kubbede hoş bir sada imiş”             Mesele hoş bir sada bırakmak… 

Paylaş
Etiketler: günceinsantoplumyaşam
Önceki Yazı

Derdin Devasızı

Sonraki Yazı

Tren Ölmeden Kaçmaz!

Zeki ORDU

Zeki ORDU

İlişkili Yazılar

Gönül ile Tatlandırılan Çay veya Oba Mukimleri
Anı / Günce

Gönül ile Tatlandırılan Çay veya Oba Mukimleri

16 Ağustos 2023
5k
Siyah-Beyaz Televizyon
Öykü Tefrikaları

Siyah-Beyaz Televizyon

13 Ağustos 2023
5.3k
Seben
Kültür

Seben

07 Ağustos 2023
5k
Serendi
Öykü Tefrikaları

Serendi

31 Temmuz 2023
5k
Sonraki Yazı

Gelecekleşecek

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Trendler
  • Yorumlar
  • En son
Aşık Veysel ve Kara Toprak Türküsü Hikayesi

Aşık Veysel ve Kara Toprak Türküsü Hikayesi

22 Mart 2019
Ayak Tabanına Veya Göğüse Vicks Sürmenin Faydası Yok

Ayak Tabanına Veya Göğüse Vicks Sürmenin Faydası Yok

24 Ocak 2016

Yok Saymak

28 Mart 2020

Yıldızname Baktırmak Günah mı…Günah…

09 Haziran 2022

Keltepen’in Taşları /Şu Akkuşun Gürgenleri

18 Nisan 2020

Düz Dara Yâr Düz Dara

23 Mayıs 2020

Tüketicilerin Süt Tozu Dilekçeleri!

97

Fethullah Gülen’e 19 Soru

72

Ayasofya Açılsın Zincirler Kırılsın

70

İslâm Dışı Bir Uygulama: Çocuk Sünneti…

45

Gıda Mühendislerinin Petek Ataman’a Çağrısı

40

Şarkı Sözü Alan Var mı?

39
Suskun Ve Sessiz

Kürsüde Az Ses, Çok Mana

30 Ocak 2026
Toplumsal Cinsel Problem

Toplumsal Cinsel Problem

30 Ocak 2026
Vatandaşın Alım Gücü Azaldı

Türkiye Yüzyılı

30 Ocak 2026
Ailenin Dönüşümü

Ailenin Dönüşümü

30 Ocak 2026
Gece Aforizmaları (l)

İstanbul Üçlemesi Dolmabahçe Sarayında

30 Ocak 2026
Gurbete Arzuhâl

Gurbete Arzuhâl

30 Ocak 2026

Köşe Yazarları

Türkiye Deprem Haritası

 

Ayın Sözü

Lütfen Duyarlı Olalım!

de, da vb. bağlaçlar ayrı yazılır.

Cümle bitişinde noktalama yapılır. Boşluk bırakılır, yeni cümleye büyük harfle başlanır.

Dilimiz kadar, edebiyatımıza da özen gösterelim.

Arşiv

Sosyal Medya’da Biz

  • Facebook
  • İnstagram
  • Twitter

Entelektüel Künyemiz!

Online Bilgi İletişim, Sanat ve Medya Hizmetleri, (ICAM | Information, Communication, Art and Media Network) Bilgiağı Yayın Grubu bileşeni YAZAR PORTAL, her gün yenilenen güncel yayınıyla birbirinden değerli köşe yazarlarının özgün makalelerini Türk ve dünya kültür mirasına sunmaktan gurur duyar.

Yazar Portal, günlük, çevrimiçi (interaktif) Köşe Yazarı Gazetesi, basın meslek ilkelerini ve genel yayın etik ilkelerini kabul eder.

Yayın Kurulu

Kent Akademisi Dergisi

Kent Akademisi | Kent Kültürü ve Yönetimi Dergisi
Urban Academy | Journal of Urban Culture and Management

Ayın Kitabı

Yazarımız, Sedayi ALTUN’dan,

“Bir Eğitim Yolcusu” adlı güzel bir eser. Yazarımızın eseri, yine bir yazarımız ve Karadeniz Şairler ve Yazarlar Derneği yönetim kurulu üyemizin sahibi olduğu Ateş Yayınlarından çıkmıştır. Kendilerini kutluyoruz.

Gazetemiz TİGAD Üyesidir

YAZAR PORTAL

JENAS

Journal of Environmental and Natural Search

Yayın Referans Lisansı

Creative Commons License
This work is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.

Bilim & Teknoloji

Eğitim & Kültür

Genel Eğitim

Kişisel Gelişim

Çocuk Gelişimi

Anı & Günce

Spor

Kitap İncelemesi

Film & Sinema Eleştirisi

Gezi Yazısı

Öykü Tefrikaları

Roman Tefrikaları

Röportaj

Medya

Edebiyat & Sanat

Sağlık & Beslenme

Ekonomi & Finans

Siyaset & Politika

Genç Kalemler

Magazin

Şiir

Künye

Köşe Yazarları

Yazar Müracatı

Yazar Girişi

Yazar Olma Dilekçesi

Yayın İlkeleri

Yayın Grubumuz

Misyon

Logo

Reklam Tarifesi

Gizlilik Politikası

İletişim

E-Posta

Üye Ol

BİLGİ, İLETİŞİM, SANAT ve MEDYA HİZMETLERİ YAYIN GRUBU

 INFORMATION, COMMUNICATION, ART and MEDIA PUBLISHING GROUP

© ICAM Publishing

Gazetemiz www.yazarportal.com, (Yazarportal) basın meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir.
Yazıların tüm hukuksal hakları yazarlarına aittir. Yazarlarımızın izni olmaksızın, yazılar, hiç bir yerde kaynak gösterilmeksizin kısmen veya tamamen alıntı yapılamaz.

Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta

© 2008 - 2021 Yazar Portal | Türkiye Interaktif Köşe Yazarı Gazetesi

Yeniden Hoşgeldin

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Şifrenimi unuttun?

Parolanızı alın

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap