Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Hayatımız, İniş (tesbih) ve Çıkış (Tekbir) Günlerinden İbarettir.


28 Şubat 2017 00:02

Yorum Yapılmamış

Hayatımız imtihanımız.

Yollar, inişli, çıkışlı.

Alışmak yok.

Kanıksamak yok.

Otomatiğe bağlayıp, yaslanıp gevşemek yok.

İniş, çıkış, viraj, tümsek.

Abdullah b. Ömer,

“Nebî (asm) ile askerleri tepelere çıktıklarında Allahü ekber derler, düzlüklere indiklerinde de sübhânellah diye tesbih ederlerdi.” (Ebû Dâvûd, Cihâd 72) demiştir.

Ne kadar muhteşem bir uygulama.

Nebi’nin bu uygulamasının sosyal hayatımıza bakan yüzlerce hikmeti var.

İmtihan yeri olan bu dünyada hepimizin hayatında var iniş, çıkış.

Yükselirken, zenginlerken, akademik kariyer basamaklarını çıkarken, makam ve mevkilere kavuşurken, mal ve evlat sahibi olurken ; kısaca yeryüzünde insanın gururunu okşayan ne kadar yükseklik vasıtası varsa onlara sahip olunca sünneti seniyye gereği tekbir getireceksin.

Yani bu dünya imkanlarına sahip olduğunda nefsine bir gurur ve kibir gelmemesi için ;

“Allah en büyük” diyeceksin.

”Allah her şeyden daha büyük”.

Çünkü nefs ve şeytan koalisyonu insanı birkaç dünya nimetine , özellikle arka arkaya sahip olunca “küçük dağları ben yarattım” havasına sürükleyebiliyor.

Bu gün toplumda örneklerini görüyoruz.

Daha dün beraber olduğumuz insanlar dünyanın kısacık makam, mevki ,şan, şöhret ,para,araba v.b. süslerine sahip olduklarında değişiyorlar.

Uçuyorlar.

Oysa uçmak kolay ,inmek zordur.

Halbuki dünyada bize verilen her imkan bir deneme aracıdır.

Bir test vasıtasıdır.

Bu testleri çoğu zaman insanlar kaybediyorlar.

İnerken de yani sahip olduğumuz imkanları ,makamı, mevkiyi, parayı, şöhreti v.b. kaybederken de Allah’ı tesbih etmek.

Yani mal, mülk, dost, şöhret bunları kaybetsen de “Rabbin seninle beraber unutma, onu tesbih ettiğin sürece” , her şey seni terk etse de tesbih ettiğin sürece Rabbin seni terk etmeyecek.

Bu uygulama ibadetlerin fihristesi, özeti namazda da kendini gösterir.

En yüksekte kıyamda olduğumuzda tekbir getiririz, rüku ve secdelere tesbihle ineriz ve rabbimize en yakın olduğumuz anı, secdeyi tesbihle geçiririz.

Buradan hareket edersek iniş çıkıştan bizi rabbimize daha fazla yaklaştırır.

Daha güzeli ,en güzeli kendimizi bir yolcu , dünyayı çok kısa içinde yaşacağımız bir han olarak görebilmek.

İnişin çıkıştan hiçbir farkının olmadığını tekbir ve tesbihin aynı zata olduğunu ; hatta belki de tesbihin tekbirden o zatı daha fazla memnun ettiğini bilebilmek.

Bu hakikat kainattaki tüm ibadetleri içerisinde bulunduran namazda da kendini gösterir. Kıyamda ,yukarıda, yüksekte iken tekbir getiren müslüman ,rüku ve secdeye giderken yani aşağıya inerken rabbini tesbih eder.

Ve secde kulun rabbine en yakın olduğu andır inişin sonundaki secde.

Rabbim hayatımızdaki iniş ve çıkışları hakkımızda hayırlı kılsın. Amin.

Okunma Sayısı: 108
Kategori: Cemil PASLI

Yazarın Diğer Yazıları

Sert ve Katı Kalpli Olursanız Etrafınız Boşalır…

İstinasız her insanın içeriğinde imtihanın gereği olarak “kin=gıll” yerleştirilmiştir. Bu “kin=gıl” herkese ve her şeye...

Allah “Örtün” Derken Biz ne Yapıyoruz?

Dünyada imtihan tamam anlamıyla bireyseldir, kişiye özeldir. Yüce Allah olayı bütün netliğiyle hidayet kaynağı kitabı...

Teenni (Hayatın Eni ve Boyu) Rahman’dan, Acele (Hayatın Sadece Boyu) Şeytandandır.

Osmanlı’nın zirve döneminin liderleri Yavuz ve Kanuni’nin veziriazamı Lütfi Paşa’nın yönetim felsefesinin ana meselesi teennidir....

Mebde(kundak) ile Müntehayı(kefen) Birleştirmek en Önemli Sünnetlerdendir.

Mekke’de tek başına başladığı tevhid mücadelesindeki Hz. Muhammed(s.a.v.) ile 23 yıllık çabasından sonra Veda Haccında...

Hased-i Akran Belâsı, Fikrin Namusu ve Bedel Ödeme. (Molla Lütfi Örneği)

Asıl adı Lütfullah olup Molla (Sarı, Deli, Maktul) Lutfi diye tanınmıştır. 1446’da Tokat’ta doğdu. İlköğrenimini zamanın âlimlerinden...