Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Hangi Gerçeğin Peşindeyiz?


07 Ağustos 2009 00:02

Yorum Yapılmamış

‘İnsan paranın sahtesini yapar, para insanın sahtesini’ cümlesini severim. Bir yerde rant, bol kazanç hırsı ‘tohum’ olmuşsa; ondan ancak hormonlu, abartılı, dışı renkli içi kof meyvalar yeşerebiliyor.

Amerika bile bu abartılı köpüklü sanal rakamları absorbe edemedi, bedelini masumuyla, suçlusuyla dünyaya ödettiriyor.

Peki bizler, bu ülkede bir şekilde konuşlanmış; yaşıyor ve çalışıyor olan bizler; devran dönüyor ve biraz daha güvenilir koylardayız diye abartıların, sahteliklerin, yanlışlıkların gözboyamaların yarattığı fırtınayı görmeyecek miyiz ?

Karamsarsın, diyenlere kanıt rakamlar…

♦ Teğet geçti denilen krizde Türkiye yüzde 13,8 oranında küçülerek dünyada daralan üçüncü ülke oldu.

♦ İhracattaki daralma yüzde 40’a yaklaştı. 2008 sonu: 274 milyar TL olan iç borç stoğu 302 milyar TL’ye ulaştı.

♦ İşsizlik rakamı ise neredeyse ezberlerde. Hepsinden önemlisi genç işsizlik rakamlarına bakmak gerekir ki yüzde 30’larda.

♦ Hacizler çığ gibi artıyor. Evlerine, işyerlerine haciz gelenlerin, işyerini ve fabrikalarını kapatanların sayısı katlanarak artıyor. Kapanan işyeri ve fabrika sayısı 100 bini aştı.

♦ Çığ gibi artan; anasını, babasını, karısını kesenlerin, intihar edenlerin yarattığı sosyal faciaların yüzde 99’un altında ekonomik sıkıntı yatıyor.

Daha birçok rakam… 2008 öncesinde dile getirildiğinde “Türkiye dünyanın 17. büyük ekonomisi, biraz sarsılır ama atlatır” simidine sarılanların ancak bir kısmının canı yandı. Oysa bu daralmanın üzerine Türkiye bir kriz daha yaşarsa o zaman can simidi bulanların sayısı bugünle kıyaslanamayacak kadar az olur…

Elbette Ergenekon soruşturmaları da önemli, kürt açılımı da önemli, Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu’nda yaşananlar da. Özünde siyaset de ekonomide halka, hukuka, refaha ulaşan damarları temizlemek, genişletmek için yapılır.

Ancak bazı damarlar vardır ki; doğrudan kalbe gider.

Özetle kanmayalım, kandırmayalım, gerçekçi çözümlerin peşinde koşalım diyorum. Radikal önlemler isteyelim. Kapasite kullanımları yüzde 69’a kadar düşmüşken, yeni yatırımlara destek vermeyi teşvik diye algılatılmasına “hayır” diyebilmeliyiz…

Okunma Sayısı: 79
Kategori: Dilek GAPPİ
Etiketler: , ,

Yazarın Diğer Yazıları

Her Yer İzmir Olsa!

Bugün elde el yazması tek notası yok. 40’lı senelerde şapirograf tekniği ile basılmış notalarda da...

Lafı Bırak Sisteme Bak

Millet olarak heyecan duymayı seviyoruz. Seçim mitinglerine bakıyorum, çoğu dar gelirli, halinden belli ki zor...

10 Yılda 10 Seçim

Seçim rüzgarları sert esiyor. Evet heyecan var ama 2007 yılından bu yana 12 ayda bir...

Villa Fiyatına 1 Oda 1 Salon

Kentleri özel yapan, tarihleri, kültürleri ve bu kültürün içinde yer edinmiş korunan mimarileridir. Fransa yıllık...

Hakiki Demokrat

İzmir, 24 Haziran’da 28 milletvekili seçecek. Öteden beri, muhafazakarlığa mesafeli ancak sol algıya yakın bir...