Kitap artık hazır.
Şimdi yayıncı da sıra…
Bakalım o kim?
…
“… İnsan, günahı ahlâkla değil; cesaretiyle ölçer.
Kendi yapamadığını “ayıp” ilan eder,
kendi korkusunu başkasının suçu gibi taşlar.
En yüksek yargıçlar, en temiz olmayan ellerden çıkar.”
E. P
Bu kitap, tek bir günahın değil;
günahın nesiller boyu taşınan yankısının hikâyesidir.
Zalim Arap Şükrü’nün işlediği günahlar, onunla birlikte ölmez.
Toprağa değil, kana karışır.
Soy dağılır, isimler değişir, coğrafyalar uzaklaşır; ama günah, biyogenetik bir miras gibi
aynı ailede, farklı bedenlerde yeniden filizlenir.
Bu anlatı, geçmişle bugünün arasına çekilmiş görünmez bir çizgiyi izler.
Arınmayan her vicdan, aynı karmayı tekrar eder.
Çünkü yüzleşilmeyen suç, kader sanılır.
Ve insan, temizlenmeden özgürleşemez.
Günahın Felsefesi, etik değerlerin korkuyla çürüdüğü bir çağda gerçeği aklına sığdıramayanların onu kalplerinde günaha dönüştürmesini anlatır.
Bu kitap; romanların, öykülerin, şiirlerin ve anıların içinden süzülen tek bir sorunun etrafında döner:
İnsan, hangi günahı kendine miras bırakır?
Emine Pişiren























