Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Gül’ü Anlayan Var mı?


07 Mayıs 2017 00:03

Yorum Yapılmamış

İslam’ın ülkede görünür olmasında ve Müslüman bir neslin yetişmesinde büyük emeği olan merhum Erbakan hocanın milletvekili seçiminde hatalar yaptığını düşünenlerdenim.

Mesela Gül ve Şener gibi akademisyenlerin siyasette yer almasını sağlayan rahmetli hocadır. Hocanın akademisyenlere karşı daha fazla ilgisi vardı.

AK Parti’de bu, hem avukat, hem de akademisyen şeklinde artarak devam etti.

Hiçbir mesleğe karşı peşin bir hükme elbette sahip değiliz. Aksine peşin hüküm sahibi olanlar siyasetçiler. Çünkü siyasette ve bürokraside belirli meslekleri öne çıkaran biz değil, onlar.

İhmal ettikleri husus siyasetin diploma değil, kabiliyet işi olduğu.

Bakan ve vali olmak diploma işi değil, yönetim becerisine sahip olmanın yanı sıra, basiretli olmayı da zaruri kılan bir vecibe.

Hoca sayesinde aktif siyasette yer alan Gül’ün Kraliçe’nin üniversitesinde okumaktan başka ne kerameti vardı, henüz milletçe görebilmiş değiliz.

Bu millet onu mebus, bakan, başbakan ve cumhurbaşkanı yaptı ama o henüz bunlarla tatmin olmuşa benzemiyor.

Sessizlikleri ve açıklamalarından anladığımız şey, saltanat isteği. Ölene dek, devleti tek başına yönetmek istiyor.

‘Bu hükme nereden vardınız?’ diyebilirsiniz.

Kime soranız, Gül’ü ‘hesap adamı’ olarak tarif ediyor. Samimi bulmuyor.

Dünkü cami çıkışında söylediklerine bakınca, ne dediğini anlamak güç değil.

‘Yokum’ demiyor ama ‘varım’ da demiyor.

Baykal’ın açıklamasını ciddiye almamış.

İnsan sormadan edemiyor. 16 Nisan’da millet ülkenin yönetim biçimini değiştirdi. Ama Gül’den ne rey vereceği hususunda tek kelime duymadık.

Ne verdiğini bilmiyoruz ama oğlunun rey verdiği sandıktan tek bir evet çıkmadığına göre, ne verdiği zannında bulunmak mümkün.

Dünkü konuşmasında Erdoğan’ın adından hiç söz etmedi.

Gül, Deniz Baykal’ın “Hayır cephesinin 2019 adayı olabilir” cümlesi için “bunları ciddiye almıyorum” açıklaması yaptı. İnsana sormazlar mı, bu cümleciği söylemek için bu kadar süre neyi beklediniz?

Hemşeriniz, AK Parti Grup Başkan Vekili Mustafa Elitaş çağrı yapana dek neden sustunuz?

Bu sorular veya gazetedeki haberimizde sorduğumuz sorulara Gül’den bir cevap bekliyor muyuz? Hayır! Çünkü vermez, istese de milleti ikna edici bir cevabı yok.

Ama en can alıcı soruyu bir kez daha soralım: Neden 16 Nisan referandumu hakkında bir açıklama yapmadınız, yoksa onu da mı ciddiye almadınız?

Gül’ün bilmesi gereken bir şey var, o şey, milletin içten pazarlıklı siyaseti asla tasvip edip ciddiye almadığı.

Ayrıca her yiğidin günlünde bir aslan yatarmış. Bu milletin gönlündeki aslanın Erdoğan olduğunu herkes biliyor, Gül’ün de öğrenmesi gerek…

Okunma Sayısı: 111
Kategori: Kemal ÖZER

Yazarın Diğer Yazıları

Ya Şimdi Yahut Bir Asır Daha Esarete Devam

Hilafet, Müslümanları Hz Peygamber (s.a.v.)’in sancağı altında toplama makamı. Onun varlığı Müslümanlar için umut, düşmanlarımız...

‘İlaç’ Savaş ve Suç Ürünüdür

Başlığımız bir ironi ihtiva etmez, aksine gerçeğin ta kendisidir. Şöyle ki, bugünkü ilaç endüstrisi yahut...

Kemalizm: Türkiye’nin Çıkmaz Sokağı

Mustafa Kemal’i ölüme götüren İnönü, 27 Mayısçılar, 12 Eylülcüler ve 28 Şubatçılar zulümlerini neye sığınarak...

Öldüren Işınlar

Bilim ve endüstri bizim neyimiz olur? Yahut şöyle soralım; bilim ve endüstri bizim dostumuz mu,...

İnsanlığı Virüsle Terbiye Yahut Virüslerle İnsanlık Arasında Harp

insanlık, mobil haberleşme teknolojisinin ilki olan 1G ile 1984’de tanışmıştı. Mâlum buradaki G ‘generation/nesil’ kelimesinin...